Schadenfreude

Schadenfreude

Schadenfreude

28.08.2020 - Emre Bulur
Schadenfreude

10 Temmuz 2020 – Cuma

“Başkalarının talihsizlikleri baldan tatlıdır” diye Japonlara ait bir deyim varmış. Çok doğru bir çıkarım. Çünkü hayatlarımıza başarılardan çok yenilgiler hâkim. Ve bu yenilgilerin üzerimizdeki etkisini hafifletmek için başkalarının yenilgilerine şahit olmamız gerekiyor. Söylemesi insanı kötü hissettiriyor ama gerçek şu: Başkalarının yenilgileri üzerine kendi zaferlerimizi kuruyoruz. Zafer kuramasak dahi yenilgimizi normalleştiriyoruz. Kayıplar, kederler ve hayal kırıklıklarımızın acısını başkalarının yenilgileri ile azaltıyor ve böylece yaşama devam ediyoruz. Neresinden bakarsak bakalım insan son derece bencil bir varlık. Etrafımızdaki mutsuzluklardan çok rahat ve utanmadan mutluluk devşirebiliyoruz. Tüm insanlık böyle olduğu için gündem de olmuyor yaptığımız. Müthiş bir oyun içindeyiz açıkçası. Yaralarımızı sarmak adına susuyoruz. Birbirimizi görmezden geliyoruz. İyi hissetmek adına yapamayacağımız hiçbir şey yok. Eğer sadece siz yenilmişseniz bu bir trajedidir ama herkes yenilmişse sorun yoktur. Herkesin olduğun yerde trajediye oturacak koltuk bulunmaz çünkü.

***

Başarı, göründüğü kadar masum değildir. Her başarı mutluluk getirir, mutluluk ise akli yetilerin iptalini ve böylece de kişinin kendini olmadığı yerde görmesini sağlar. Kibrin arkasındaki saiklerden biri de başarıdır. Önce kendine güveni, sonra diğer insanları küçük görmeyi doğuran başarma arzusunun en altında ise insanın faniliğine karşı gizli bir isyan vardır. Çünkü başarı kişinin isminin duyulmasını, kendinin gidemediği yerlere adının-şanının gitmesini ve hatta başarı derecesine göre öldükten sonra da anılmasını sağlar. Bu ise ölümsüzlük tutkusundan başka bir şey değildir. Aslında her başarı diğerlerinin başarısızlığıdır. O halde her başarı kulesi, başkalarının yenilgilerini üst üste koyarak yükselir. Yani diğer insanların mutsuzlukları üzerinden mutluluk devşirmektir. Hayatı bir yarış olarak görmek ve birinci olmak için elinden geleni yapmak da diyebileceğim başarı aslında Şeytan’ın en büyük silahlarından biridir. Ne diyordu Cioran: “İstemeye başlar başlamaz Şeytan’ın hükmü altına gireriz.”

***

Bir insanın tek başına başarılı olmasının hiçbir anlamı yoktur. Önemli olan bir kişinin başarısının yanında diğerlerinin başarısız olmasıdır. Yani başarı için en az iki kişiye ihtiyaç vardır. Haliyle birinin de yenilmesi… Nerede bir yarış varsa kazananlardan çok daha fazla kaybeden yani başarısız olanlar vardır. Dolayısıyla yarışa girmek aslında birilerinin başarısız olmasını istemekten başka bir şey değildir. Üniversite giriş sınavlarından çocuklarının başarılı olmasını isteyen anneler, acaba diğer annelerin çocuklarının başarısız olmalarını istediklerinin farkında mıdır? Ve bunu dua yoluyla yaptıklarının! “Yarabbi çocuğumu başarılı kıl” duası “Diğer çocukları da başarısız kıl” anlamını da içerir. Çünkü sistem herkesin kazanmasına izin vermez. Birileri sürekli yenilgi içinde nefes almalıdır. “Peki napalım, sistem böyle” seslerini duyar gibiyim. Aslında bu bir itiraf cümlesidir. Sistemin kulluğunu seçmiş insanların itirafı. Sistemin içinde kaldıkça yapacak bir şey tabii ki yok. Platon bir gün, kumar oynayan birini görmüş ve onu çıkışmış. Adam, az parayla oynadığını söyleyince de “Ama alışkanlık az şey değil” demiş. En büyük alışkanlığımız, devrim yapılamayacağına olan inancımız olmasın!

***

Schadenfreude… Okunuşu; şaadınfroydı. Başkasının talihsizliğinden duyulan keyfi anlatan Almanca bir kelime. Schaden hasar, zarar anlamına gelirken, freude keyif ve zevk manasına geliyor. Eğer insandan bahsediyorsak, başkalarının başarısızlıklarının keyfini süren bir canlıdan konuşuyoruz demektir. Dahası için “Schadenfreude - başkasının talihsizliğinden duyulan keyif” kitabına bakabilirsiniz.

Schadenfreude - Başkasının Talihsizliğinden Duyulan Keyif
Tiffany Watt Smith
Kolektif Kitap

Emre Bulur - 28.08.2020

,

1636

Emre Bulur Hakkında

Emre Bulur

kendi halinde bir halsiz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin