Şeffaflığın Kara Büyüsü

Şeffaflığın Kara Büyüsü

Şeffaflığın Kara Büyüsü

08.02.2018 - Yusuf Âsaf
Şeffaflığın Kara Büyüsü

Her insan görünmeyeni görünür, bilinmeyeni bilinir kılacak ve gözler önüne serecek bir saydamlık arar durur. Bazen çok ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle aşırı şekilde dillendirilse de, şeffaflık en çok politik zeminde bir ihtiyaçmış gibi durmadan insanlara ve topluma dayatılır. Çünkü her şeffaflık dayatması aslında arka planda içten pazarlıklı bir hâli saklamaya yönelik bir hamledir.

Toplum, şeffaflık isteğini duyar duymaz artık bunu vazgeçilmez bir gereklilik olarak görür. Oysa bu istek çok da masum değildir. Zira herkesin defter-i âmâli hatalarla dolu olduğu için her insan teki başkasından hesap sorarcasına şeffaflık talebinde bulunur. Bu kendini kamufle etmenin en değişmez yollarından ve vazgeçilmez savunma mekanizmalarımızdan biridir. Şeffaflık, kişinin kendi suni masumiyetini karşısındakilere kabul ettirmek amacıyla kullandığı temel aparatlardandır.

Byung-Chul Han, Şeffaflık Toplumu adlı değerli çalışmasında, vazgeçilmez mesnedimiz olan şeffaflığın aslında saydamlıktan çok transparan bir bilinçaltından tevarüs ettiğini dile getirir. Aslı itibariyle ‘şeffaflık’ sözcüğünün hayatın her alanında kol gezdiğini, bu kavramla politikadan bilime her alanda bir enformasyon özgürlüğünün ve verimliliğin artmasının beklendiğini söyler.

Fakat gerçekte durum o kadar da halis bir niyet taşımaz. Zira bu kavram her ne kadar güven tesis eden bir dogma haline dönüşse de, burada unutulan asıl noktan ‘güven’ kelimesinin anlamının büyük ölçüde hasar görmüş bir toplumda gerçekleşmesidir. Chul Han’a göre enformasyon elde etmenin günümüzdeki gibi çok olduğu durumda toplum düzeni güvenden kontrole dönüşür. Bu durumda şeffaflık toplumu bir güven toplumu olmaktan çıkıp bir kontrol toplumu haline dönüşür.

Ona göre her şeyin kamuya açık hale gelmesi en başta politika da olmak üzere hayatın birçok alanında birçok arıza çıkaracak ve hayat tıkanma noktasına gelecektir. Her şeyin kameralarla izlendiği panoptik bir dünyada şeffaflığı neoliberal bir aygıt olarak gören Chul Han, bu dünyayı her şeyi içine almaya zorlayan enformatik bir dönüşüm ve zorlama olarak görür. Aşırı enformasyon ona göre aşırı hıza sebep olur ve bu durum gizliliği, yabancılığı ve sınırsız iletişimi ve hızı engeller. Bu durumda şeffaflık adına bunlardan ivedilikle kurtulunması gerekir.

Chul Han’a göre şeffaflık bir ideolojidir. Panoptik dijital kontrol dünyasında toplumun özgürlüğü yoğun bir biçimde meta olarak kullanılır. Bütün ideolojiler gibi onun da mistik hale getirilmiş ve mutlaklaştırılmış olumlu bir çekirdeği vardır. Şeffaflığın tehlikesi de bu ideolojik yüze bürünmedir. Şeffaflık, bu halde özünde şiddeti de barındırır.

Her yerde karşımıza çıkan ve kavramın fetişleştirilmesi gibi bir görünüm kazanan şeffaflık talebi, sınırların kalkmaya başladığı bir paradigma değişimine doğru yol almaktadır der Chul Han. Bu sayede olumsuzluk toplumu günümüzde, olumsuzluğun giderek tasfiye edildiği ve yerine olumluluğun ikame edildiği bir topluma dönüşmektedir. Böylelikle şeffaflık toplumu kendini öncelikle bir olumluluk toplumu olarak gösterir.

Chul Han, bu şekilde dönüşen bir toplumun giderek teşhirci bir kimliğe bürüneceğini söyler. Devamla, sosyal medya da etkin ve baskın olarak kullanılan fotoğraf ve video gibi teşhir araçlarının ortaya çıkardığı bir teşhircilik toplumunda, her öznenin bir reklam nesnesine dönüşeceğini dile getirir. Böyle bir toplumda her şey sergi değeriyle ölçülür. Her şey dışa çevrilmiş, ifşa ve afişe edilmiş, çıplaklaştırılmış, ortaya serilmiş durumdadır der. Böylece teşhir etmenin aşırılığı, her şeyi tüm sınırlarından arınmış olarak, derhal tüketilmeye açık bir meta haline getirir.

Günümüzde yerkürenin panoptik bir gezegene dönüştüğünün hepimiz farkındayız. Google ve sosyal ağlar farklı panoptik ağlara bürünüp duruyor. Bugün gözetleme özgürlüğe saldırı olarak değil, bilakis özgürlüğün gönüllü olarak teslim edilmesiyle gerçekleşiyor. Kişiler, kendilerini soyarak ve teşhir ederek dijital panoptikonun kontrol mekanizmasına gönüllü olarak teslim oluyor. Özgürlüğün diyalektiği işte budur. Özgürlüğün özünde kontrol olduğu ortaya çıkıyor diyor Chul Han.

Byung Chul Han’ın bu eseri, her satırı defalarca okunması ve altı çizilmesi gereken bir çalışma. Panoptik bir dünyada aynaların da önemini kavratan bir eser.

Şeffalık Toplumu

Byung-Chul Han

Metis Yayınları

İstanbul 2017

Yusuf Âsaf - 08.02.2018

,

1255

Yusuf Âsaf Hakkında

Yusuf Âsaf
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin