ŞEHİR VE KÜLTÜR DERGİSİ 40. SAYI

ŞEHİR VE KÜLTÜR DERGİSİ 40. SAYI

ŞEHİR VE KÜLTÜR DERGİSİ 40. SAYI

03.11.2017 - Kitaphaber
ŞEHİR VE KÜLTÜR DERGİSİ 40. SAYI

Medeniyetimiz’in Temeli Sağlamdır

Bizim işimiz çok zor biz ki,

Nazım Hikmet’in ve Yahya Kemâl’in

Âkif’in ve Hacı Bektaş’ın

Hâşim’in ve Pîr Sultan’ın Yüreklerini anlarız..

İslav kederinden ve Tanburi Cemil’den

Ayrı Zevkler devşiren dervişleriz ki,

Yâremiz merhem kabul etmez.

Hüsrev Hatemi

Bizler tarih boyunca, millet olarak yaşadığımız topraklardan göçlerle yeni yurtlar edinmeye, yeni şehirler yeni komşular kazanmaya, sahip olduğumuz kültürleri ve medeniyeti başka coğrafyalara taşımaya yeni yurtlardaki kültürleri kendi kültürlerimize adapte etmeye gayret etmişiz. Asırlar boyunca bu hareketlilik devam edegelmiş. Kabına sığmayan bir milletiz. Zulmü ve Baş eğmeyi kabul etmeyiz. Komşuluğumuz dostluk ve iyilik üzerine bina edilmiş.. Türk dili ve hayatı konusunda en önemli yazılı kayıt, Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü 1072 yılında yazmaya başladığı, dört defa düzelttikten sonra 1074 yılında tamamladığı konusunda kayıt bulunmaktadır. Kâşgarlı Mahmud, anıtsal eseri Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü yazış nedenini ilk sayfadaki Tanrı’ya ve Hz. Muhammed’e övgü bölümünden hemen sonra açıklamaktadır. Talih güneşinin Türk burcunda doğduğunu, Tanrı’nın Türk kağanlığını gökyüzünün katmanları arasına yerleştirdiğini, onlara Türk adını ve egemenliği verdiğini yazar. Çağının kağanlarını Tanrı’nın Türkler arasından çıkardığını ve ulusları yönetme dizginlerini Türklere vererek bütün insanlığa egemen kıldığını belirtir... Asıl önemli cümleler şunlardır eserde; “Türkleri doğruluğa yönelten Tanrı’nın, Türklerle birlikte olanları, birlikte çalışanları ve onlara katılanları aziz kıldığını, Türkler sayesinde onları isteklerine eriştirdiğini, yağmacıların kötülüklerinden onları koruduğunu anlatır Kâşgarlı Mahmud”… Türklerin oklarından korunmak için akıl sahibi olanların, Türklere katılması gerektiğini yazan Kâşgarlı Mahmud, en doğrusunun Türklerin gönlünü almak olduğunu, derdini dinletebilmek için onların diliyle konuşmaktan başka çıkar yol bulunmadığını ifade eder.. Bu görüşlerini kanıtlamak amacıyla Buharalı ve Nişaburlu iki ayrı imamdan işittiği bir hadisi tanık gösterir. Her iki imam da Hz. Muhammed’in kıyamet belirtilerinden, ahir zamandaki azaplardan ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkışından söz ederken “Türklerin dilini öğreniniz, çünkü onların egemenliği uzun sürecektir” buyurduğunu Kâşgarlı Mahmud’a anlatmıştır. Bu bir sahih hadis ise Türk dilini öğrenmenin Peygamber buyruğu ve dinî bir gereklilik olduğunu yazan Kâşgarlı Mahmud, hadisin sahih olmaması durumunda da aklın Türk dilini öğrenmeyi buyurduğunu söyler… Bu eserde yazanları bu makaleye alırken, asla bir milliyetçilik şovenliği ile yazmadım. Asırlarca tarihten alınan derslerin bizlere aktardığı ve anlattığı gerçeklerdir. Türk milleti ve devleti, idaresi altında bulunan milletlere daima hoşgörülü ve insancıl yaklaşmışlardır. Hangi takvim dilimine bakarsanız bakınız Türk devletlerinin bu müsamahakâr durumunu ve mazlumlara karşı korumacı yaklaşımları görürsünüz… Bin yıldır Anadolu topraklarında yaşarken de aynı ruhla devletler kurmuşuz. Yedi düvelin saldırısından sonra her defasında küllerinden yeniden doğmuşuz. Sene 2017 de sınırlarımızdan her türlü oyunla sızmaya çalışarak, bu vefakâr milleti ve devleti yok etmek niyetine de her defasında olduğu gibi akıl ve izanla karşı konulmuş ve bu konuda devletimiz yapması gerekenleri yapmaktadır… Tarih boyunca inancımızla, kültürlerimizle, medeniyetimizle dimdik ayakta durmayı sağlamışız.. Şehirlerimizi bu kültürlerimizle ayakta tutmuşuz… Bugün Şehirlerimizi başka kültürlerin ve medeniyetlerin baskıları ile değişime uğramasına göz yumuyor görünsek de. Zaman en iyi ilaçtır ve her şey aslına rücu edecektir… Medeniyetimizin temeli sağlamdır, kültürümüzün köklerine sahibiz. Aklın yolu birdir, bizler gerçek ruhumuza sahip olduğumuz sürece Şehirlerimizi bizim kültürümüzle yoğuracağız… Yazımızın başında yer alan şiirde, şairimizin dediği gibi; Bu topraklarda yeşeren kültürleri kendi kültürümüz olarak benimsemişiz ve sahip çıkmışız. Şiirimiz, edebiyatımız, musikimiz bu topraklarda harmanlanmış, biz bu kültürün her zerresinden besleniriz ve huzur buluruz.. Şehir ve Kültür dergisi olarak bu çalışmaların mutfağını teşkil ediyoruz.. Şehirlerimize sahip çıkıyoruz, Sivrihisar’ı tanıttığımız gibi.. Kültürlerimize sahip çıkıyoruz en ince ayrıntıya bile bu sayfalarda yer verdiğimiz gibi. Dünya şehirleri ve kültürleri de ilgi alanımızda… Kırk sayıya ulaştık, kırk defa saçımızı taradık, üzerimizi düzelttik, kırk defa yüzümüzü yıkadık…Bizim için çok değerli olan siz okuyucularımızın gözüne estetik görünelim istedik daima.. Hz. Mevlâna diyor ki; “Gönül aynası saf olmalı ki orada çirkin suratı güzel surattan ayırt edebilsin.” “Hoş bulduk efendim, Hoşça bakın zatınıza..”

Mehmet Kamil Berse

Genel Yayın Yönetmeni

İçindekiler

Elli Yılda Ne Yetişir Veya Türkiye’de Eğitimin Muhasebesi/ Prof. Dr. Zekeriya Kurşun

Kentlerde Tekdüzelik Ve Sıradanlaşmak / Prof. Dr. Nazif Gürdoğan

Toplumsuz Şehir, Şehirsiz Kültür Olmaz / Prof. Dr. Nazif Gürdoğan

Ahşap Evlerde Arasında, Tarihi Yapılar Ve Yazlık Sinemalar/ Mehmet Kamil Berse

Kayıp Şehir / Doç. Dr. Abdulhamit Avşar

La Sagrada Familia’nın Çilesi Henüz Dolmadı / Mimar Dr. Kamil Uğurlu

“Evladım Sen” Bizans’tan Mı Kaldın? / Cem Eriş

İlahiyatçı Gözüyle Hindistan/ Prof. Dr. Enbiya Yıldırım

Saraybosna; Alia Yüzlü Şehir / Fahri Tuna

A Sultanım Sen Var İken -Şiir-/ Kâmil Uğurlu

Bu Tuna Başka Tuna: Tuna’da Tarihe Bir Tepeden Bakış -On Bir- / Mehmet Cemal Çifçigüzeli Kabül Olan Duam; Gemlik / Mehmet Mazak

“Herkesin Bir İlk Şehri Vardır” (Mehmet Kurtoğlu İle Şehir Ve Kültür Üzerine Mülâkat) / Bilâl Can

Tek Parti Dönemi’nde Aydın-İktidar İlişkileri -İkinci- / Hüseyin Yürük

Şehirler “Yaşamak” İçin İnşa Edilemez Mi? / İbrahim Yasak

Masal Kahramanlarıyla Dirilen Kültür Şehri; Osmaniye / Ali Bal

Çırpınırdın Karadeniz / Mehmet Baş

Anahtar, Kapı, Burç Kaleye Güzelleme / İbrahim Başer

Nalbantlar Başını Mesken Tutmak / Prof.Dr.Bilal Kemikli

Güzel Bir Vefa Armağanı; D. Mehmet Doğan’a

Yaş Kitabı -Kitap Tanıtım- / Fatma Derin

Büyük Türkiye’nin Prangaları Ve Mobbing İlleti / İsmail Akgün

Amasya (Yedinci Şehir) / Mustafa Uçurum

Yaşadığınız Şehri Ne Kadar Tanıyorsunuz? / İsmail Bingöl

Şehirde Terör Ve Bağlantısı / Recep Arslan

Varoşlar Ve Şehirleşmek / Muhsin İlyas Subaşı

Şehir Sohbetleri / Ahmet Narinoğlu

“Hayy’dan Hû’ya” Bir Âhir Zaman Dervişi / Sabri Gültekin

Kutlu Bir Medeniyet Kavramı: Tüm İnsanlığın Mutluluğu İçin Cihad (Cehd) / Mustafa Yazgan

Şehrin Nüfuz Sahibi Hanım Şairi: Hubbî Hatun / Nidayi Sevim

Bursa.. Yahut Bir Çınar Şehir / Murat Soyak

Kabe-İ Muazzama Tarihi Ve Osmanlı Padişahlarının Hizmetleri -Kitap Tanıtım- / Ahmet Şayır Üç Şehri Mesken Edinen Özge Şair Feyzi Halıcı / Mehmet Nuri Yardım

Edirne Şehrinin Müdafii Mehmet Şükrü Paşa/ Nermin Taylan

Kudüs’e Acayip Bir Seyahat/ Zaferullah Yıldırım

Mardin’in Safran Manastarı “Deyrul Zafarân” / Salih Doğan

Kültürümüzde, Şehrimizde: Gül/ R. Ruveyda Okumuş

Kitaphaber - 03.11.2017

,

322

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini bu profilden paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin