Sen Yan Ji Tu

Sen Yan Ji Tu

Sen Yan Ji Tu

22.08.2014 - Ferit GENÇ
Sen Yan Ji Tu

''İnsanların güzelliği, dillerinin güzelliğiyle ölçülür.''

Türkiye tarihi yüzyıllar boyu sürse de geçmişinden kolay kolay silinemeyecek kötü tarihsel olaylarla donatılmıştır. Biz bunu ister ideolojik açıdan ele alalım isterse sınıfsal açıdan alalım. Her türlü yolun sonu kötü bir karanlığa sürükler bizleri.

''Sen'' adlı eser ünlü entelektüel Kürt yazar Mehmed Uzun'un kaleme aldığı ilk eseridir. Kimileri esere karşı ideolojik eleştiriler yapmıştır kimileri ise yazarın kaleminin yeterince iyi olmamasından yakınmıştır. Öncelikle bir esere ideolojik yaklaşımlarla yaklaşmak o eseri ele almanın aptallığını göstermektedir. Çünkü önyargılar insanlık tarihinin başına gelmiş ve gelebilecek en kötü yaklaşımdır. Yazarın kaleminin iyi olmamasından dolayı yakınanlar ise, öncelikle her yazarın ilk eseri daha sonraki eserlerle kıyaslandığında daha aşağılarda kaldığını görmektedir. (Bunu herhangi bir yazarın tüm serilerini okuyan okurlar bilirler.) Ki Türkiye gibi bir ülkede 80'li yıllarda zaten Kürt kimliği ile bir şeyler yapmak/üretmek başlı başına bir zorlu sürece girmek demektir.

'Sen', yalnızlığın, çaresizliğin ve aynı zamanda trajikomik bir biçimde direnişin romanıdır. 80'li yılların Türkiye'sinde ki baskıcı rejimine karşı sadece kimliklerinden dolayı dünün ve hala bugünün meşhur Diyarbakır zindanlarında yaşanan zulümleri anlatılmaktadır. İlk eserinden itibaren Kürt toplumsal yaşamının sosyolojik tahlillerine yer veren Uzun, sürgün yazarların yazgılarını eserlerine taşıyıp, Kürtlerin Türkiye gibi bir ülkede nasıl her defasında tarihin tozlu sayfalarına ızdıraplarını ve acılarını gömmek zorunda kaldıklarını anlatır.

"İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır... Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? "

Dönüşümlü olarak iki ayrı zamandan bahseden Uzun, önce dışarıdaki zamandan bahseder daha sonra Diyarbakır zindanlarında geçen işkenceli günlerini/aylarını/yıllarını anlatır. Uzun, eserde bir böcek kahramanı ile olan dertleşmesini anlatır. Yani aslında eserin geçmişten kastı bugünü anlatması, bugünden kastı ise geçmişi anlatıyor olmasıdır. Hukukun hiçbir zaman ilerleme kaydetmediği bu ülkede 80'li yıllarda önce tutuklanmalar yapılıp ardından işkencelerle, tutuklu devletin eline teker teker suçlamaları kabullenmek zorunda bırakılıyor. (Bugün bile Türkiye'de bu tür hukuk kuralları değişmiş değildir.) Uzun, bitmek bilmeyen uzun işkenceleri çok güzel betimlemeler yaparak (İşkencenin betimlemesi ne kadar güzel ise artık!) her insanın içten içe acı duygusunun uyanmasını sağlamaktadır.

"Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. İnsan isterse cezaevinde kendini geliştirebilir. Bizleri üniversitelerden aldılar, getirip cezaevine koyular. Neden? Dünyayla, aynı şekilde üniversiteyle ilişkimizin kesilmesini istediler tabii. Bizi cezaevinin yalıtılmışlığı içinde dondurmak istediler. Ama zorbalar cezaevlerinin de üniversite olduğunu anlayamazlar. ''

Entelektüel yazarlar eserlerini geçmişlerinden izler taşıyarak kalemine yön verirken, nitekim kendini entelektüel zanneden yazarlar ise yeni yeni hayatlar oluşturup hayali kahramanlarla kendini popüler kılmaktadırlar. Nitekim bizler bir E. Cansever'i, S. Karakoç'u, M. Uzun'u, N. Hikmet'i, S. Ali gibi gerçekten entelektüel yazarları günümüz toplumunda sadece para kazanmak için yazan E.Şafak, C. Ersöz, K. Tazeoğlu vs gibi bir tutamayız. Kendi hayatlarını ideolojilerinden vazgeçmedikleri için yazan yazarlar Türkiye'de ötekileştirildiler. Kimisinin kitapları toplatıldı, kimisinin daha basım aşamasındayken yakıldı. Ve yaşamları hep sürgünlerde geçti.

Türkiye'nin daha gerçek ve daha aydın entelektüellerine sahip çıkabileceği bir dünya umut etmek dileğiyle...

 

Sen /Tu

Mehmed Uzun

İthaki Yayınları

215 sayfa

Ferit GENÇ - 22.08.2014

,

2589

Ferit GENÇ Hakkında

Ferit GENÇ

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Ferit GENÇ ismine kayıtlı 58 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin