Sevilmek Tutuşmak Demektir

Sevilmek Tutuşmak Demektir

Sevilmek Tutuşmak Demektir

30.09.2015 - Fatma Fidan
Sevilmek Tutuşmak Demektir

"Demek buraya yaşanacak yer diye geliyorlar; burası ölünecek yer desem daha doğru olur."

Malte Laurids Brigge'nin Notları Rilke'nin tek romanı. Arka kapakta dahil tüm yerlerde roman kategorisinde anılan kitap aynı zamanda insana biraz deneme tadı, biraz günce tarzı ve biraz da Paris'teki gözlemlerinden kaynaklı modern dünyanın etkilerini vurgulayan ortaya karışık bir eser. Rilke'nin genel olarak bütün ana temalarını barındırıyormuş kitap, öyle söylüyorlar. Ben Rilke'nin ana temalarıyla fazla ilgilenmedim galiba, çünkü okudukça Rilke'yi tanımanın bir başka yoluydu benim için. Nitekim baş karakter Laurids Brigge , aslında Rilke'nin kendisidir. Çoğu kez geçmişi düşünür. Bir bakıma yitirdiği kişileri gözünün önünene getirerek, yaşadığı olayları gözünde canlandırarak çocukluğunu tekrar yaşar. Önem verdiği edebiyatçıları, sanatçıları, tarihsel kişileri anar.

"Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey içimden daha derinlere işliyor, her zamnakinden daha derinlere. Bir iç dünyam varmış da bilmezmişim. Her şey şimdi oraya gidiyor. Orada neler olup bittiğini bilmiyorum."

Bu kitaptan bahsederken Behçet Necatigil'den söz etmemek olmaz. Bu Necatigil çevirisi ile okuduğum 2. kitap. Sadık Hidayet'in Kör Baykuş adlı eserini de Necatigil çevirisi ile okumuş ve neredeyse tercüme olduğundan şüphe edecek kadar çok beğenmiştim. Rilke'nin üslubu düşünüldüğünde çok da kolay olmayan bir çeviri gibi geliyor bana. Bu sebeple Necatigil, Rilke çevirisinde de başarılı diyebiliriz.

"Eskiden insan biliyordu ölümü bir meyvenin çekirdeği barındırdığı gibi içinde taşıdığını. Çocukların içinde küçük, yetişkinlerin içinde büyük bir ölüm vardı. Kadınlar ölümü kucaklarında, erkeklerse göğüslerinde taşırlardı."

Sefalet, korku, terk edilmişlik, ölüm ve bir gönül meselesi olarak ele aldığı Tanrı düşüncesini engin ve derin yorumlar yaparak yazmış Rilke.

"Tanrım kerem eyle, geceyi atlatalım. Daha sonra hastalığı. Daha sonra aşkı."

Bazen en sıradan nesnelere karşı bile bir acıma duygusu ve tüm âleme dair gözlemle yapılmış yorumlarını, izlenimlerini ve aynı anda Rilke'nin iç dünyasıyla tanışma heyecanını veriyor.

"Örneğin ne çok insan yüzü varmış da hiç farkına varmamışım. Bir sürü insan var, fakat yüzler daha da fazla; çünkü her insanın yüzü birkaç tane. Aynı yüzü yıllar yılı taşıyanlar var; tabii eskir bu yüz kirlenir, kıvrımlarından açılır, yolculukta giyilen eldivenler gibi bollaşır. Tutumlu basit kimselerdir bu gibiler; yüzlerini değiştirmez, temizlemeye bile vermezler. Nesi varmış derler ve kim onlara bunun aksini kanıtlayabilir" Şimdi madem birçok yüzleri var, ötekilerini ne yaparlar sorusu gelir akla. Saklarlar. Çocukları kullansın. Ama bu yüzleri köpeklerinin de takınıp sokağa çıktıkları olur. Neden olmasın" Yüz yüzdür.

Başkaları yüzlerini korkunç bir çabuklukla takar takar, eskitirler. Yüzler önce hiç bitmez gibi gelir onlara; fakat kırklarına daha yeni basmışlardır ki: sonuncu yüzdür kullandıkları. Ama tabii bir gün gelir başlar trajedi: yüzlerini sakınmaya, idareli kullanmaya alışmışlardır.; sonuncusunu bir haftada eskitip delik deşik ederler, pek çok yeri ağıt gibi incelir, giderek astar gözükür; yüz olmaktan çıkar yüz ve bununla dolaşırlar."


Bir anda okunacak bir kitap değil; ağır, sakin ve birazda düşünerek, cümlelerin özüne girerek okunduğunda sevilesi bir kitap diyerek son veriyorum.

"Sevilmek tutuşmak demektir. Sevmek, tükenmeyi bilmeyen bir yağ ile ışık saçmak. Sevilmek fani olmaktır, sevmekse baki olmak."

Rainer Maria Rilke'nin Malte Laurids Brigge'nin Notları Behçet Necatigil tarafından çevrilmiş Can Yayınları tarafından Türk okurlarına kazandırılmış.

Fatma Fidan - 30.09.2015

,

3831

Fatma Fidan Hakkında

Fatma Fidan

biraz edebiyat, biraz fikir, biraz dua.. | 1985, Ankara

mektup: Van Gogh

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin