Şeyh Bedreddin - Müfid Yüksel

Şeyh Bedreddin - Müfid Yüksel

Şeyh Bedreddin - Müfid Yüksel

20.02.2011 - Ferhat Özbadem
Şeyh Bedreddin - Müfid Yüksel
Kitaptaki ilginç bilgiler:

Şeyh Bedreddin'in Yahudi asıllı olabileceği ile ilgili bilgiyi Harun Yahya eserlerinden alıntı ile belirtiliyor.

Kitabın birinci bölümünde, şeyh bedreddin'in babaları ve dedeleri ile bilgi verilip akabinde şeyhin hayatı ayrıntı ile verilmeye başlanıyor. Daha çok "Menakıbname" ve "el şekaiki numaniye" adlı eserlerden alıntı şeklinde anlatılıyor.

Şeyh, Memlük sultanı Berkok'un oğlu Şehzade Ferec'e hocalık yapmıştır.

Seyyid Hüseyin Ahlati'ye bağlanmıştır. Ahlati, simyacı ve mutasavvıftır. Şeyh Bedreddin'in de simya ilmi ile ilgilendiği ile ilgili tarihi kaynaklardan bilgi veriliyor.

Seyyid Hüseyin ahlati tarikatının seceresi verilirken, İmam Gazali'nin Kardeşi Ahmed Gazali'ninde silsilede olduğunu öğreniyoruz.

Timur ile şeyh bir şekilde tanışmışlar. Hatta Timur kızını şeyhe vermek istiyor. Şeyh kabul etmiyor.

Hurufilik tarikatı kurucusu Hurufi Nesimi ile tanışıyorlar.

Konya beyi, Karamanoğlu bey şeyhin müridi olmuş.

Şeyh ile ilgili söylenen, kendisini küfre düşüren sözler ve haramı helal sayan beyanatlarının olmadığı, eski müridlerinden Börklüce Mustafa'nın bu fikirlere sahip olduğu lakin, geçmişte şeyh ile ilişki halinde olduğundan şeyhinde böyle düşündüğü gibi bir ittiba oluştuğunu ifade ediyor.

Çelebi Mehmed'e karşı ayaklanma organize etmiş şeyh. Hatta sultanlık iddiasında bulunduğu ifade edilmiştir.

Kendi idam fetvasını kendisinin verdiği rivayetleri var. (Asıl olan ise, Burhaneddin Haydar El Acemi adlı bir alimin "canı helal, malı haram" şeklinde fetva verdiğidir.)

Değerlendirme:

Alıntı yapılan yerlerde, o dönemin (alıntı yapılan kitabın yazıldığı dönem) dilinin muhafaza edilmeye çalışılması güzel bir hassasiyet olmuş. Osmanlıca sevenleri mutlu edecek bir hassasiyet olmuş.

Şeyhin asılma sebebi olarak gösterilen, Börklüce Mustafa'nın fikirleri ve isyanı ile ilgili matbu bilgi olarak sadece bir kitap varmış. Bizanslı tarihçi Dukas'ın yazmış olduğu kitap bu konuda tek kaynak eser. Dukas'ın konu ile ilgili yazıları olduğu şekli ile kitaba aktarılmış.

Şeyh, Hanefi fıkhı ile ilgili büyük eserler yazmıştır.

Kitapta, sanki şeyhi kurtarma babında, şeyh ile ilgili yazılmış sol merkezli kitaplardaki görüşler eleştiriliyor.

Müfid Yüksel'in bu çalışması okunduğunda, şeyh ile ilgili piyasada dolaşan bütün görüşlerin yanıltıcı olduğu zannı ağır basıyor. Sanki biraz da şeyhi kurtarma çabası olmuş gibi. Şeyh masumdu, sosyalist veya anarşist değildi de, sol cenah bize onu öyle anlattı gibi bir intiba oluşuyor.

Bu konuda net değerlendirmeler yapmanın zor olduğunu düşünüyorum. Şeyh'in sosyalist fikirleri ve sultana karşı olan faaliyetleri ile ilgili olarak gerek sol çevrelerin kitaplarındaki kaynakların gerekse diğer tarihi vesikalara başvurulması gerektiğini düşünüyorum. Bu durumda görülecektir ki, sol cenah, Şeyh Bedreddin üzerinden Osmanlı karşıtlığını meşrulaştırmaya çalışırken, Şeyh Bedreddin'e karşı olanlar ise, Şeyh üzerinden otoritenin kutsallığını dikte etmeye meşruluk kazandırmaya çalışıyorlar. Geçmiş dönem tarih okumalarımda edindiğim izlenime göre, Şeyh; adalet ve mülk konusunda klasik alim ve tasavvuf ehli gibi düşünmemiş farklı fikirler öne sürmüştür. Zamanın sultanın kendisini göz hapsinde tutması, kendisinin Mekke veya Mısır'a gitmek istemesinin engellenmesi neticesinde, sultana karşı bir organizasyon için çaba sarfettiği ve bunun neticesinde asıldığı kanaati oluştu.

Şeyh fikirlerinden dolayı değil, sultana karşı isyana yöneldiği için asılmıştır.

Gerek Nazım Hikmet gerekse diğer sol merkezli zatların şeyhi sahiplenmesi şeyhe karşı bir haksızlık olarak değerlendirilse bile, şeyhin her anlamda masum olduğunu göstermez. Hem şeyh'in vahdeti vücutçu bir görüşü olduğu varsayılır ise (ki kitapta bu özellikle belirtiliyor) şeyhi sosyalist cenahın tekelinden kurtarıp İslamcı cenahın tarihi kahramanlarından biri durumuna getirmeye çalışmak akıl karı olmasa gerek. Burada yazara şunu sormak lazım, vahdeti vücut felsefesine inanan bir insanın sahiplenilmesinin, islama göre mantığı nedir!

Kitap, biyografi kitabı gibi görünse de, tarih araştırmaları kategorisine daha uygun düşer diye düşünüyorum. Tarihi vesikalardan bol bol alıntı yapılıp yorumlar yapılmış. Bazı yerlerde alıntı metinlerden sonra yorumlarda tekrara düşülmüş ve bu durum bazı yerlerde okuyucuyu boğuyor.

Kitapta, şeyhin fikirlerine yok denecek kadar az yer verilmiş. Şahsen şeyhin fikirleri ile ilgili sadece vahdeti vücutçu olduğu kısmı göze çarpıyor, onun dışında şeyhin görüşlerine yer verilmemiş. Diyeceksiniz ki, 200 sayfalık kitapta ne anlatılmış! Şeyhin hayatı ve ailesi ile ilgili birkaç kaynaktan alıntılar ve yorumlar yapıldıktan sonra, son elli sayfada ise, Bedreddinilik tarikatı ile ilgili uzun uzun bilgi verilmiş. O tarikatın dedeleri ve ritüelleri ile ilgili fotoğraflar yayınlanmış.

Kitabın en sonunda ise, kitabın temel başvuru kaynağı olan "menakıbname"nin orijinal nüshasından sayfalar, muhtelif Arapça eserlerin orijinal metinlerinden bölümleri "ekler" başlığı altında verilmiş.

Tarih okumalarını seven, şeyh'i sol cenahtan olmayan İslami kesimin kaleminden okumak isteyenler için güzel bir çalışma olmuş. Müfid Yüksel'in araştırmaya dayalı çalışmalarında, kendi fikir ve yorumlarını kitap içinde arttırması ile kitabın daha güzel olacağı düşüncesindeyim.

Şeyh Bedreddin - Müfid Yüksel - Yarın Yayınları Ferhat Özbadem - 20.02.2011

,

3112

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılında Adıyaman?da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman'da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli üç çocuk babasıdır.

zeynepder.org, haberdurus.com, gulder.info, dunyabizim.com, kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri:

  • Ebrulim
  • Kur'an'ın Gölgesinde Hz. Muhammed
  • Cennetin Yolu
  • Kur'an'ı Nasıl Okumalı
  • 40 Esas 40 Düstur
Yorumlar
  • Fahrettin Oztoprak 2011.12.01 15:02

    Şeyh Bedrettin, Yahudi miymiş? Bunu diyen kim? Harun Yahya mı? Peki, Harun Yahya'nın soyu nereden gelir? Herhalde onda bir az Yahudilik var ki, herkesi kendi gibi Yahudi görüyor. İkinci İzzettin Keykavus'un sülalesinden biri ne zaman Yahudi olmuş. Şeyh Bedrettin'in babasının adı İsrail. Dimetoka fatihi. Dedesinin adı Abdülaziz Efendi, Süleyman Paşa ile Rumeli'ye geçenlerden biri. Yedi ceddi de bellidir. Adnan Hoca yedi ceddini sayabilir mi? O ancak, İsrail ismine kafayı takar,, vay efendim, Şeyh Bedrettin Yahudiymiş der. Selçukluların bir ceddinin adı da İsrail. O da mı Yahudi. Şeyh Bedrettin, İznik Medersesi'ni bırakıp kaçması yanında, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal isyanları nedeniyle idam edilmiştir. Yalnız Mehmet Çelebi'ye, bırakın hac edeyim dediş, onun bu isteği kabul edilmemiştir.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin