Seyr-i Âdem - Hüseyin Kaya

Seyr-i Âdem - Hüseyin Kaya

Seyr-i Âdem - Hüseyin Kaya

07.03.2011 - Bilal Can
Seyr-i Âdem - Hüseyin Kaya

Göz kapaklarımızı kapattığımızda arınır mıyız dünyadan? Uzun ve muğlâk bir yolun her zaman uçurumun kenarından geçmesi kaderin getirisidir. İnsan yol denen kelimeyi sadece zihninde canlandırdığı gibi anlayamaz. O dünyanın seslerini desibelleri yırtan bir yükseklikte ancak temaşa ederek anlamlandırabilir. Ana temanın yol olması burada bir ispat değil belki de bir ihtar. Yol uzun yol çetrefilli, yol imtihanlarla dolu, yol zor ve dik. Yolun bütün bu özellikleri taşıması onun o üç harflik anlamında yatan ama binlerce batman ağırlığında olan heybetinden kaynaklanır.

Kıssaların geliş şekli dünyanın bu yorucu yolundan insanın heybesine dolan olaylardır. Kimisi dervişane bir tavırla hikmetli sözleri barındırır kimisi zekâtı verilmiş cümlelerle yazanın kaleminden okurun kalbine değer. İncinmiştir kimi, kimi abdal ıslatan yağmurlar altında kardeşlik bayramını kutlayarak girmiştir göğsüne yazanın. İnce bir yaşmakla aramıştır kapıları ve yol demiştir. Öyküdeki ilk beliriş, ilk iştiyak ilk hece belki de.

Seyr-i Âdem, Hüseyin Kaya’nın Ferfir Yayınlarından çıkan son kitabı... Bahsettiğimiz yolculuğun evresinde bir insanlık albümünü ortaya çıkartıyor. Hikâyelerin özde gerçek sözde yaşanmış olan kısımlarıyla sesleniyor bütün âdemlere. Bir âdem seyriyle tüm âdemlere seslenmek için evrensel kelimelerle yoğurduğu hikâyelerine hazandan aşka, özlemden serzenişe, vehimden çığlığa seyir eyleyen bir gönlün içinde neleri barındırdığına işaret ediyor.

Kitaptaki öykülerin geneli belirli kişilere ithafen yazılmıştır. Sadece ithaf edilmekle kalmamış yazar ayrıca hikâyeleri ithaf ettiği kişinin gözlemleri ve anlatımıyla vermeye çalışmıştır. Kitaptaki özellikle "yitik sevda" ve "kelebekler sonsuza uçar" hikâyeleri dikkat çeken hikâyelerden bazıları. Aynı olayın farklı kişiler ve farklı kahramanlar üzerindeki etkisini başarıyla ve çarpıcı bir şekilde anlatmıştır yazar.

Kendine dön, şarkına dön, kalbine dön.

Seyr-i âdem bir âdemin yeryüzünde kirlenmişliğin ve samimiyetin eksik kaldığı ve artık adına postmodern zamanlar denilen bir dönemin içinde barındırdığı kirlilikten uzak durarak özdeki güzelliği ortaya seyreylemeye çalışmış. İçindeki öykülerde yazar kendi dünyasıyla şekillendirdiği cümleleri seyrettiği âlemden almaktadır. Bu tasavvufi bir imgelem taşımaktadır. Zahirdeki halin bâtına sirayet etmesi ve bunun dillendirilmesi yazarın üslubuna sirayet etmiştir.

Öykülerin özündeki gerçekçi bakış açısı ve yalın dil geleneksel öykücülüğün gereksinimlerindendir. Yazar da bunu ustaca eserinde kullanmıştır. Yazar birçok karakter kurmuştur bu karakterler özyaşamöyküsü denilen cihete birbiriyle bağdaşabilir. Bu öykünün yaşanmışlığının delilidir. Bazı karakterler ise gerçek hayatta karşılaşmadığımı sadece yazarın kurguladığı bir karakteri canlandırabilir. Bu karakterler arasında hem yazarın hem de okurun favorileri olabilir. Başı çeken ve önde giden karakterlerdir bunlar. Seyr-i adem’de benim için başı çeken, önde giden karekter "yitik sevda" öyküsündeki Necati Amca’dır. Aşkının saf ve temiz haliyle el değmemiş bir güzellik taşımaktadır onun hali. İçindeki dünyanın büyüklüğü ve bu yük karşısındaki duruşu önde giden karakter olmasını sağlamıştır.

Yitik Sevda’nın kadın hali ise "Kelebekler Sonsuza Uçar" isimli öyküdür. Bu öyküde de Necati Amca’nın içine gömdüğü aşkın kadın hali olan Nalan isimli bir bayana aittir. İkisi aşkın elif halini tek başlarına başarabilen nadir insanlardır. Bu iki öykü kurgusal anlamda birbirine çok benzese de karakterlerin birbirleriyle bağı, öyküdeki rollerinin birbirinden farklı olması ve ön plan, arka plan bağlamında da değerlendirildiklerinde önceliklerinin değişmesi öykünün farklı boyutlarda değerlendirilmesini sağlamıştır.

Seyr-i Âdem
Hüseyin Kaya
Ferfir Yayınları
130 sayfa

Bilal Can - 07.03.2011

,

2572

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Yorumlar
  • Gülnaz Eliaçık 2011.03.07 18:50

    Bilal Can'ın kendine has üslubu, V. Hüseyin Kaya'nın anlamsal ve düşsel cümlelerinin biribiri üzerine iz düşümü keyifli bir cümle hengamesi çıkarmış ortaya. Burdan bakınca okunası duruyor Seyr-i Âdem.

    Yazana ve yorumlayana teşekkürler.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin