Şiir Ve Anlatı Arasında Kalmışlık; Üflenmemiş Kemik

Şiir Ve Anlatı Arasında Kalmışlık; Üflenmemiş Kemik

Şiir Ve Anlatı Arasında Kalmışlık; Üflenmemiş Kemik

09.06.2020 - Ethem Erdoğan
Şiir Ve Anlatı Arasında Kalmışlık; Üflenmemiş Kemik

Şiire esas olan unsurlardan öncelikli olanlara, şiir yazan herkesin dikkat etmesi gerekir. Mısra ve ses önceliktir. Mısra şiirin en alt birimi, tabiri meşhurla binanın temelidir. Mısra kaybedildiğinde şiirin de kaybedilme olasılığı yüksektir. Diğer yandan mısra kurgusunda ısrar için temel çıkış noktası ahenktir. Ahenk şiirin olmazsa olmazlarından ilkidir. Ahenk ileriden beri ölçü, kafiye, redif, aliterasyon, asonans, kelime tekrarları vb şeklinde süregelmiş, günümüz şiir anlayışında ise; her metnin kendine özgü iç/sel ahengini kurması bir gerçeklik olarak kabul görmüştür. Bu duruma neden olan hiçbir şey bu yazı özelinde incelenmeyecektir. Bir şairin, o kendine özgü ahengi oluşturması şarttır. En azından bunun için uğraşması beklenir.

Diğer önemli öncelik ise, şiirde imgelemin gerçeklik üzerinden kurulacak olması, (Mutlak bir görüntü gereklidir.) romantik şiir anlayışıyla araya mesafe koymayı gerektirir. İmgelemin oluşturulması aşaması, doğal güzellik ve dış görünüşle sağlanabilecek olup, bunu, nesnelerin dış görünüşünü aktarmak anlamında değerlendirmek gerekir. Bu duruma ilave kelimelerin seçilerek kullanılmasıdır. Her kelimeyi gerçeklik-görüntü taşıyıcısı bir imge- kılmak olası değildir. Kelimelerin seçimi, önce kavramlaştırılması, sonra da imgeleştirilmesi gerekir. Bütün bunlar yapılırken ahenk de gözden kaçırılmamalı ses akışı anlam bağının önünde kale gibi durmalıdır. Unutmamak gerekir ki Yahya Kemal'in şiirleri üzerine aylarca, yıllarca çalışması mükemmel şiire ulaşmak arzusundan kaynaklanmaktadır. Tanpınar’ın ifadesiyle "Yahya Kemal, her şeyden evvel bir şekil ve mükemmeliyet şairidir... Daima şekil titizliği ve mükemmeliyet kaygısı içinde eserini vücuda getirmiştir."

Ne zaman bir şiir kitabı değerlendirsem bu neviden temel estetik değerlere değinerek başlamam gerekiyor. Çünkü şiirde “buluş” günümüzde adeta kutsanan bir değere dönüşmüş durumda. Buluşu inceltmek ve estetik bir formda sunmak, yani işçilik yadsınır hale gelmiş. Oysa şiirin tüketilemeyen bir değer olması ve öyle kalması gerekir. Bunun için binlerce örnek verebilirim. Rasihi’nin “üstüne” redifli tek gazeli örnek olsun.

Elimde İbrahim Demir’in “Üflenmemiş Kemik” adlı kitabı var. Okur Kitaplığı etiketiyle Şubat ayında çıkmış. Beyaz bir zemin üzerine dikdörtgenler sol tarafta yarımay oluşturacak şekilde dizilmiş bir kapak. İçindekiler kısmının yazı fontu fazla küçük. Keşke şiir metinleriyle aynı olsaydı. İki ana bölümden oluşuyor kitap: Birinci Hâl ve İkinci Hâl. İlk bölümde dokuz, ikinci bölümde sekiz şiir var. Bir bilgi notu; kitap Brezilyalı fotoğraf sanatçısı Sebastio Salgado’nun “Toprağın Tuzu” belgeselindeki insan tipine ithaf edilmiş.

“burası zayıf insanlar ülkesi bayım / uykusuzluğa ve bize / fazlaca muhabbetimize alış çok kitap oku ve dua et / malcolm x okumadan yanımıza gelme Bu şiiri okumadan önce bizi tahmin etme yanılırsın” (Birinci Sözleşme)

Bir örnek olmak üzere bu bölümü aldım. Söyleyeceklerim kitabın geneline teşmil edilmeli. Öncelikle tahkiyeden kurtulmak gerekir. Tahkiyede anlatı esası harekettir. Durduğun an hikâye biter. Şiirde ise gerçeklikten görüntü alındığı an imlenir ve şiir başlar. Bu ikisinin ortası yoktur. Tahkiyenin devamı şu usuldedir: Fiil, olay ve olguların birbirini etkilemesinden doğar. Bir durumdan diğerine; bir sahneden başkasına zincirleme olarak geçilir. Kısaca, olayların gelişimi ve birbirine bağlanışı hareket öğesiyle olur. Şiirde ise tekrar etmiş olayım; bir olgu ve durum foto gibi donarak (görüntü oluşması) imgeleştirilir. Belleğimizde şu andan geriye doğru milyonlarca böyle görüntüler vardır. Onlardan biri şiiri başlatır. Yukarıdaki sözleşmeyi okuyunca tek taraflı olduğuna kanaat ettim. Sürekli dikte ediliyor. Emir kipi anlatımda başat. Mısra ve ses yapısında sorun var. “uykusuzluğa ve bize” nereden bakarsanız bakın tek başına değil. Birim olmadan ayakta duramıyor. Oysa mısra da birimdir. Diğer bir not; “İyi geceler bayım, siz hiç yittiniz mi?” mısraında (Mevlana İdris) “bayım” hitabı efsaneleşmişken uzak durmak gerekirdi.

“İnme kürsüden bitmedi daha / Terleme, ellerin titremesin yaşlı değilsin Şöyle kapkara kelimelerle konuş bize / Kömür karası gibi, Soma, Şırnak gibi En az Kars soğuğu kadar sert olsun / Karşında yok patron, patroniçe -Pardon yalaka ağabeyler sizeydi bu” (elma desem çık senegal desem çıkma)

Bazı şiirlerde başlıktan itibaren hep küçük harf kullanılmış. Bazı şiirlerde başlık küçük şiirin her satırı (mısra değil çünkü) ise büyük harfle başlamış. Ortak kullanım, kitabın kendi iç tutarlılığı açısından da önemli. Bu örnekte sosyal yaralar ve gerçekler bir tokat gibi Soma ve Şırnak kömür göçükleri üzerinden atılmış. Yanlış anlaşılmasın; kömür, kara, Şırnak, Soma… hepsini anlatınca bir öyküye dönüşüyor metin. Soma, som vb tek imgeyle bize bu fotoyu gösterebilirdi şair. “iki kadın” ve “üç sıfır bir” şiirlerinde de böyle. Sosyal hayat ve acımasız gerçekler taş gibi suratıma çarptı. Estetize edilseydi hissederdim, kanardı ama kanırtmazdı. Bir okur olarak “Ben zaten hayatın acımasızlığından kaçıp şiire sığınıyorum, şiirde de bu realiteyle karşılaşacaksam niçin şiire gideyim?” deme hakkım var.

Bu kitap ve şair için şunları da söylemeliyim: Şiirde anlatı yerine imgelem önemsenmeli. Kelime seçimine özen gösterilmeli ve söyleyiş alternatifleri çalışılmalı. Mısradan ve sesten vazgeçmemeli. Sosyal gerçekliği kavramlaştırmalı.

Tehlike kapımızda. Günümüz cari edebiyat algısında öykü şiir(sel)e yaklaşıyor, bu oranda da şiirde anlatı dozu artıyor.

İbrahim Demir

Üflenmemiş Kemik

Okur Kitaplığı

63 s.

Ethem Erdoğan - 09.06.2020

,

5033

Ethem Erdoğan Hakkında

Ethem Erdoğan

Kütahya doğumlu. 1995 yılında Alkım edebiyat dergisini bir grup arkadaşıyla beraber çıkardı. Yazı ve şiirlerini Alkım, Kırağı, İpek Dili, Edebiyat Ortamı, Hece ve Yediiklim edebiyat dergilerinde yayınladı.

Yorumlar
  • Yaşar Akgül 2020.06.12 21:22

    Güzel bir yazıydı...yararlandım..teşekkürler

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin