Sitare

Sitare

Sitare

Sitare

Her yazarın hitap ettiği ya da hitap etmek istediği birileri vardır. Ya kendi "ben"ine ya "biz"e ya da topluma hitap eder yazarlar. Bu şekilde yazar okuyucuya esere hangi pencereden bakması gerektiğini gösterir ve okuyucuyu yönlendirir. Okuyucu da eseri okumaya başladıktan sonra yazarın ya kendi "ben" kavramına ya "biz" kavramına ya da toplumsal anlayışına ortak olur.

Sitare adlı öykü kitabında yazar çoğunlukla kendi "ben”ine doğru yolculuğa çıkar ve genellikle "ben" kavramını kullanan yazar okuyucuda kendi hayatından kesitler aktarıyormuş izlenimi verir. Yazarın "ben" kavramı ile beraber yolculuğa çıkan okuyucu yazarın karamsar dünyasına ya da karamsar kurgu dünyasına doğru yola çıkar. Bu öyküler eşliğinde yola çıkan okuyucu beyaza bürünmüş bir kurgu ve karakter ile karşılaşmaz. Bilakis yazar okuyucuya öykülerinde kahverengi bir resim göstermek niyetindedir.

Sitare adlı öykü kitabında yazarın sürekli ben kavramını kullanması ve birinci tekil şahıs ekini kullanması okuyucuda yazarın kendi hayatından kesitler aktarıyormuş izlenimini uyandırmaktadır. İlk öyküsü "Zercan”da kendi doğumunu, isminin koyulmasını, okula başlamasını, annesinin ve babasının ölümünü, "Tarak" adlı öyküde annesinin babasından önceki sevdası İsmet'i, "Hu Hu" adlı öyküsünde evliliğini, bekâr olarak son gecesini malzeme olarak kullanan yazar, yaşadıklarını okuyucu da etki bırakacak samimi bir şekilde aktarmaktadır.

Öykülerde yazarın hayatındaki kesitlerden sonra sade dil, duru anlatım ve öykülerdeki telmihler dikkatimizi çekmektedir. Yazar aynı zamanda art zaman ve eş zaman kavramlarını kullanarak kurguyu sağlamlaştırmak niyetindedir. Aynı zamanda yazarın karakterleri de zıtlık göstermektedir. Zengin ve kibirli ağa çocuğu, fakir erkek çocuğu, kızını sevmeyen baba, kızına âşık olan baba, annesi ve babası ile büyüyen karakter, yetimhanede büyüyen karakter gibi öykülerde zıt karakterler okuyucuda merak duygusu uyandırmaktadır. "El'le" adlı öyküde ise cinsel konulara değinilmiştir. Özellikle on dört öyküde dikkatlerden kaçmayan bir ayrıntıda karakterlerin karamsarlığı, hüznü, kişilikleri hep aynı pencereden bakmasını, aynı duyguları öğretiyor sanki yazar. Bazı öykülerinde yazar öykülerini desteklemek için Turgut Uyar, İsmet Özel, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi şairlerin şiirlerinden yararlanmıştır.

Tuba Yavuz öykülerinde toplumsal sorunlara da değinmektedir. Erkeklerin kızlardan üstün tutulması, kızların okumalarına sıcak bakılmaması gibi sorunlar öykülerde yer edinir.

Tuba Yavuz, Sitare, Meserret Yayınları, İstanbul, 2014

İbrahim Halil Sönmezgül - 09.03.2016

,

1342

İbrahim Halil Sönmezgül Hakkında

İbrahim Halil Sönmezgül

Türk Dili Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin