Siyaset Sanatı: Nasihatü'l Müluk - Maverdî

Siyaset Sanatı: Nasihatü'l Müluk - Maverdî

Siyaset Sanatı: Nasihatü'l Müluk - Maverdî

07.04.2011 - Misafir Köşesi
Siyaset Sanatı: Nasihatü'l Müluk - Maverdî

Ceyda Aniateş, Kitaphaber için kaleme aldı.

Maverdi, ilim sahiplerinin bildiklerini diğer insanlardan gizlememesi gerektiğini ve bundan yola çıkarak meliklere nasihat etmenin değerli bir vazife olduğunu "Nasihatü'l-Mülk" eseriyle ön plana çıkartmaktadır. 974 yılında Basra'da doğan Maverdi'nin siyasi görüşlerini değerlendirmeden önce O'nun yaşadığı asrın siyasi, sosyal ve kültürel durumu hakkında bilgi vermek gerekirse;

Siyasal durum açısından mezhep ayrılıklarının olduğu, fitnelerin yaygınlaştığı ve Abbasilerde olan halifeliğin Emeviler'in de hilafet ilanı vermesiyle İslam dünyasında tek otorite olma özelliğini kaybedildiği farklı bir asır olmuştur.

Sosyal ekonomik durumda ise Abbasilerde sosyal sınıfın oluşmasıyla halk arasında tabakalar oluşmuştur. Bu tabakalardan halifeler, emirler, vezirler, kadılar, tüccarlar, halife yakınları yüksek tabaka sahipleri idi. Orta tabakayı ordu mensupları ve memurlar oluştururken işin ağırlığı köleler ve çiftçilerden oluşan avam tabakası üzerindeydi.

Ayrıca bu dönemdeki sultanların ilim adamları ve kültürel faaliyetlere büyük değer verdikleri görülür. İlim ve kültürü siyasi ve dini maksatlarına ulaşmak için bir araç edinmiş olan bir çok fırka ve dini mezhep gruplarının örgütlenmesi bu döneme rastlar.

Maverdi fıkıh ilminde ihtisas sahibi olan ve kısa zamanda Şafii fıkhının önemli simaları arasında yer aldığını, baş kadı olarak görev yaptığını ve ilerleyen dönemlerde aktif siyasi görevlerde bulunduğu bilinmektedir.

Halife Kaim Bi-emrillah zamanında Maverdi'ye "Akdü'l-Kudat" ünvanı verilmiştir. Ancak o dönemin alimlerinden bazıları "Kadıların en üstünü" anlamına gelen bu sıfatla insanların tavsif edilemeyeceğini böyle bir sıfatın Allah Teala'nın "Ahkemü'l Hâkimîn" terkibine mana açısından eş değer olduğunu söyleyerek karşı çıksalar da, Maverdi bu sıfatı ömrü sonuna kadar kullanmıştır.

Nasihatü'l Müluk'u baştan sona incelediğimizde;
1. Ayet ve hadisler ışığında konuya girizgah hazırlanmıştır.
2. Maverdi'nin şiirle ilgisinin üst düzeyde olduğu her konuyu şiirle desteklemesinde görülmektedir.
3. Kelam ilmiyle yakından alakalıdır. Ve ilimlerin başı olarak görmektedir.
4. Felsefi eserlere vakıftır. Hint kültürü, Aristo'nun İskender'e tavsiyelerini sıkça dile getirir.
5. Siyaseti çok iyi bilmektedir.

10 bölümden oluşan Siyaset Sanatı:
ilk bölümde yöneticilere nasihati vurgular.
İkinci bölümde; meliklerin yüce durumunu ve derecelerini onlarının mertebelerine layık mevkilerine uygun tavsiyeler anlatılmıştır.
Üçüncü bölümde; melik ve memleketler hakkında çıkan fesada karşı tutulacak yol,
dördüncü bölümde; heva-hevese karşı fayda veren öğütler,
beşinci bölüm; nefsin eğitimi,
altıncı bölüm; aile,çocuk, ordu ile ilgili özel kişilerin siyaseti,
yedinci bölüm; genel siyaset,
sekizinci bölüm; malların toplanması ve taksimi,
dokuzuncu bölüm; düşmanlara karşı alınacak tedbirler ve
son bölümde; alimlerin mekruh saydığı ve sultanların yaptıkları birçok durumun yorumu hakkındadır.

Maverdi'nin fıkıh ilminde ustalığı yöneticilere verdiği tavsiyeleri daha somut ve dışa dönük olmaya teşvik edicidir. Meliklerin yardımcıların ve üst düzey yöneticilerin yetiştirilmesi konusunda;

1. "Melik, göreve getirdiği insanlara manevi tavsiyelerde bulunmalı, dinin emirlerini öne çıkarıp, mesleğini hakkıyla yapanları cennetle müjdeleyip, haksızlık ve zulüm yapanları azapla korkutmalıdır…" cümlesinden günümüz şirketleri için çıkarım yapacak olursak çalışanları sözle motive etmeye, maaşa performans ya da prim olarak yansıtarak işe teşvik etmeye çalışılmaktadır.

2. "...halkın zulüm görmesi gelir kaynaklarının düşmesine ve insanların hoşnutsuzluğu sebebiyle memleketin zevaline sebep olur. Devletin memurları, özellikle mal toplayanlar halka adalet ve ihsanla yaklaşmalıdırlar." Halkın mutluluğu gelirin adaletle sağlanmasıyla olur. Çünkü huzur arttıkça üretim artar.

3. "...eğer melik valisinin malına göz dikerse, O da emri altındakilerin malına göz diker." yöneticiler üzerine düşen vazifeyi yapmalı kişisel çıkarları için çalışanını kullanmaktansa onun çalışmasını yararına kullanmalıdır.

4. "... melik, istihdam fazlalığı problemini göz ardı etmemelidir." Maverdi'ye göre çok fazla çalışan ülke ekonomisine zarar verirken üstün vasıf ve meziyetlerdeki kaliteyi de düşürür.

Maverdi'nin insan kalite ve nitelik oluşumunu açıklaması günümüzde de paralellik göstermektedir. Bunlar;
a. İnsanın doğuştan getirdikleri,
b. Sonradan getirdikleri,
c. Eğitimle olgunlaştırması şeklindedir.

Avam tabakasının çok fazla başıboş bırakılmaması gerektiğini düşünür. Onları memleketin yararına olan işlerle meşgul ederek sürekli rahatlık, bolluk huzur ve nimetlere dalmasıyla gerçekleşecek olan gevşeklikten, tembellik ve başarısızlıktan uzak tutmak gerektiğini savunur. Böylece eldeki iş gücünü dinamik yapıda tutarak gerekli insan kaynağı yeterli şekilde kullanılmış olur.

Kitap akıcı üslubu, her konuyla ilgili ayet, hadis ve felsefi açıklamalarıyla oldukça zengin bir anlatıma sahip. Okudukça, günümüz yönetim sistemlerinin zemini nasıl atıldığına tanık olacaksınız.

Siyaset Sanatı: Nasihatü'l Müluk
Maverdi
Kırkambar Yay
2000


* Kitap, daha sonra ilke yayınları tarafından da aynı isimle basılmıştır (gyy)

Misafir Köşesi - 07.04.2011

,

4768

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan ya da talepleri üzerine daha önce yayınlanan yazıları misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin