Son Baharın Gülü

Son Baharın Gülü

Son Baharın Gülü

20.12.2013 - Yakup Çak
Son Baharın Gülü

"Kalbime düşen o zehrin acısını ilk sen görmeliydin" yeni bir kalem, yeni bir roman. Son baharın gülü, daha çok insanın kendi içindeki benliğiyle girdiği kavganın dışa yansımasını anlatan bir romandır. İnsanın değer verdiği her şeyin bir gün elinden alınacağını ve bu duruma vereceği tepkilerin, aslında her insanda aynı olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Her acının, ıstırabın karşılığının, aslında birkaç kuruşluk tebessüm olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatmaktadır. Kitap içinde barındığı birçok şiirle, hikâyeye ayrı bir tat ve hava vermiştir. Kimi zaman anlamakta zorlandığınız hislerinize tercümanlık edecek, kendinizi olayın bir parçasıymış gibi hissedeceksiniz.

Son baharın gülü, yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, oldukça başarılı bir çalışmadır. Kurgusuyla, olayları hem hikâye, hem de şiirlerle süsleyerek, bu alanlarda da güçlü bir kaleme sahip olduğunu göstermektedir. Oldukça akıcı ve okuyucuyu alıp götüren bu romanının da gösterdiği üzere, yazarından ileride daha çok keyifli kitaplar okuyacağımız muhakkaktır.

Ahsen, yakın bir zamanda kaybettiği annesinin ardından içine kapamış ve kendi küçük dünyasında acılarını, kederlerini yalnız başına yaşama mücadelesi vermektedir. Geçirdiği hastalıkla mücadelesi esnasında, komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin en samimisine dikkat çekilmektedir.

Adresini şaşıran bir mektupla, bütün hayatı alt üst olur. Bir çiçekçide çalışan Ahsen, aylarca çalışmak karşılığında komşularının tebessümlerini satın almak için olmadık delilikler yapar. Kısa sürede adresini şaşıran mektubu yazanla, aralarında bir gönül bağı oluşur. Çünkü her ikisi de aynı duyguları yaşarlar ve bu tesadüf onların yollarını mektup sayfalarında birleştirir.

Hayatınıza hükmedip bir yerlere çekemezseniz, o sizi istediği tarafa çekecektir. Ümitsiz olmayın, ümitkâr olun. Mektubumdaki keder yükü sizi yanıltmasın, dünyama tebessümle bakan gözlerim var benim…

Ağlama yârim… Ağlama... Gözyaşlarına kıyamam,
Gözlerinden akan tek bir damla yaş,
Yüreğime ateştir, bilesin! Ağlama…
Dökme inci tanelerini yerlere…
Dilersen ver, kirpiklerimle toplayayım,
Götüreyim gittiğim yere…

Ahsen ile Kerem'in mektupla başlayan aşkları, Ahsen'i Kerem'in yaşadığı Adana'ya götürür. Oldukça hasta olması sebebiyle Kerem'e yaklaşamaz. Yaşadığı evin önüne kadar gelir. Evinden çıkan Kerem, mektupla tanıştığı fakat hiçbir zaman yüzünü görmediği Ahsen'i karşı kaldırımda oturur halde görür. İçinden ona bir yakınlık hisseder, ama yabancı olduğu için yaklaşmaya cesaret edemez. O sırada Ahsen fenalaşır ve hastaneye kaldırılır. Düştüğü yerde Ahsen'in yazdığı mektupla beraber ona gönderdiği bir kartpostalı da görür ve kendisi de oraya yıkılır. Günlerce süren mücadelenin ardından nihayetinde vuslat gerçekleşir.

Ahsen ile Kerem'in saf ve duru aşk hikâyesinin anlatıldığı ve muazzam şiirlerle süslü bu kitabın her sayfasında ayrı bir güzelliğe şahit olacaksınız.

Alpnur Kahvecioğlu'nun kitabı Son Baharın Gülü, Romantik Kitap imzasıyla okuyucuya ulaşmaktadır. Yazarımızın yolunun açık olması temennisiyle…

Son Baharın Gülü
Alpnur Kahvecioğlu
Romantik Kitap
216 sayfa

Yakup Çak - 20.12.2013

,

1978

Yakup Çak Hakkında

Yakup Çak

1971 Karaman doğumluyum, ilkokulu kendi köyümde, ortaokulu da Karaman?da okudum, Lise?yi ise Konya Meram Ticaret lisesine gittim ama bitirmek nasip olmadı. Şu anda Konya da Özel bir ambalaj tesisinde çalışıyorum. Edebiyata olan düşkünlüğüm elimden kalemi bırakmama müsaade etmedi. Ve kendi imkânlarımla Sızak adında bir roman çıkardım. Halen şiir, hikâye, deneme ve roman alanında çalışmalara devam ediyorum.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin