Söz Yangını - Senai Demirci, Edebiyat, Mustafa ATALAY

Söz Yangını - Senai Demirci yazısını ve Mustafa ATALAY yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Söz Yangını - Senai Demirci

16.05.2012 14:40 - Mustafa ATALAY
Söz Yangını - Senai Demirci

Dilimize dokunan yanık sözcüklere aralanan kapılar... İçimizin yaralarına tutuşturduğumuz hırslı kavramlarımızın, kin dolu kalplerinde acımasızca öldürdüğümüz insanlık... Ve tahrif edilmeden tahrip olan yüreğimizin kırılgan yerlerine merhem: söz yangını...

Kavramların boş odalarında derin yolculuklar, öze dökülen itiraflar, tevbeye dair aralanan kapılara esmayla sıkıca tutunmalar... Söz yangını, yangınların en çetrefillisine dair olabildiğince berrak cümlelerle ayetlerin ölüsüne diş geçiren yanımıza sesleniyor: gıybetin y/aktığı dudaklardan k/özlü sözlerle...

Bugün vurdumduymaz yüreklerimizin en sık düştüğü doğru olan gıybetten, en sık yaptığı yanlış olan her bildiğini söylemeye ve bundan kendimize popülerlik devşirmeye kadar ince ve hassas tahlillerle yazar, çatlamış damarlarımızdaki ölmemiş vicdanımıza sesleniyor. Ahlaki yozlaşmanın dibinden çıkardığı insanlığımızı, ölmemiş yanlarımızın hakikatine tutuşturuyor.

Sözde büyük günahların hâkimiyetinde kalan sınırlı Müslümanlığımıza, "sözce" büyük bir günahı daha tanıtan yazar, dört soruluk gıybet testinde vicdanlarımızda kanayan ezberleri gıybetle yakıp kül ediyor. Ya da gıybetle yeniden diriltiyor...

Ayet ayet gıybete uzanan kapılara dair cümlelerden bir kalkan sunuyor okurlarına. Ayetlerin gıybete dönük yanlarından çıkardığı incileri kendi yüreğiyle birlikte okurlarının yüreklerine de bırakıyor. Gıybet gemisinin deliklerini sıkı sıkıya kapatan yazar, aslında gıybete dair asıl tahlili hucurat 12'yi kelime kelime açıklarken yapıyor: "[Ey iman edenler]nasıl oluyor da, sizin aranızdan biri, seve seve, ölmüş kardeşinin etini yiyebiliyor?"

Soru çetin, oysa sorun çoktan tükenen insanlığı yüzümüze vuruyor. Yazar bu hakikate dikkatimizi çekerken fıtratımızın ne denli bozulabileceğine vurgu yaparak, öncelikle gıybetin fıtrat kimliğine ters olduğunu belirtiyor: "Fıtratınız bunca bozuldu da mı, en çok hürmeti hak eder haldeyken, yani sesi soluğu çıkmayan, eli kolu kalkmayan bir ölü (gibi) iken kardeşinize saldırıyor, etini yemek gibi tiksinti verici bir iş yapıyorsunuz?"

Aslında hem canlı bir ayet olan kardeşimizi öldürüp, onu dişlerken, hem de kıyamete kadar yüreklerde yaşayacak hucurat 12'yi dişlemeyi daha da tiksindirici bulmak gerekiyor. Her şeyden çok değer verdiğimiz, öyle ki kutsadığımız, baş üstünde taşıdığımız Kur'an'ı ayet ayet dişlemeye olan cesaretimize ise şaşırmamak elde değil. Oysa yazarımızın belirttiği gibi "kardeşi[m]iz çoktan pişmanlık duymuş olabilir," yine kardeşimiz " kendisi için kokuşan o ölünün yüzüne bakmayabilir."

Gıybete dair hakikat ehlinin yaptığı "küfür olan, nifak olan, günah olan ve mübah olan gıybet" tanımlamalarını da ele alan eserimiz, genelde kolaya kaçmak olan "mübah olan gıybet" bahsi üzerinde ise ayrıca durmaktadır. Gıybete aralanan bu tek kapıya dair Bediüzzaman'ın zikrettiği maddelere dikkat çekilerek, faydalı- faydasız zemininde vicdanlarımızın gıybet bahsi üzerine tefekkür etmesi kolaylaştırılıyor.

Son olarak Arâf 180'de belirtildiği üzere Allah'a en güzel isimleriyle dua etmek düsturunca 99 esmayla açılan ellere gıybete dair 99 dua tutuşturulmaktadır. Her biri birbirinde değerli dualarla, gıybete bulaşan dudaklarımızı yeniden Müslümanlığın kardeşlik pınarında diriltmek ve tevbeyle birlikte var oluşun temiz vadisinde, gönüllerimizi gözyaşlarıyla gıybetten arındırmak için bir fırsat sunulmaktadır.

Senai Demirci
Söz Yangını
Timaş Yayınları
176 sayfa


Yazar: Mustafa ATALAY - Yayın Tarihi: 16.05.2012 14:40 - Güncelleme Tarihi: 19.11.2021 10:08

,

4531

Mustafa ATALAY Hakkında

Mustafa ATALAY

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter: @atalaymstfa
Blog: http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Mustafa ATALAY ismine kayıtlı 99 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • büşra 2012.05.20 20:32

    Her sayfası eşsiz bilgilerle dolu,insana kendisini her cümlesiyle tekrar tekrar sorgulattıran,ne büyük hatalar yaptığını kavratan harika bir kitap..Kendisine ayrılan zamanın hakkını vericeğine inanıyorum lütfen okuyun...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin