Sözüm Söz

Sözüm Söz

Sözüm Söz

16.07.2012 - Zehra Erbay
Sözüm Söz
"Her kitap bir davettir. Nereye gitmek istiyorsanız oraya davet eden...
Her kitap bir aynadır. Size, sizi gösterip, muhafaza eden..."

Yazar Fatma Barbarosoğlu, doksanlı yılların başından itibaren kendisiyle yapılan söyleşi ve röportajları bir araya getirerek uzun yaz ikindileri için, davetkâr bir kitap halinde sunmuş bizlere.

Çift kanatlı oluşu sert iniş çıkışlardan muhafaza ediyor.. Genellikle sosyolog kimliğine vurgu yapılırken, kendisi hayatı felsefeci olarak anlamaya çalıştığını söylüyor.
"Sosyoloji değişen ile ilgilenir. Felsefe değişmeyen ile."

Kitaplarının yanı sıra köşe yazılarından takip ettiğim yazar Fatma Barbarosoğlu kalemi kuvvetli, sağduyulu ve hiçte dişil yazılar yazmayan bir yazar olmasına rağmen şikâyetçi olduğu ve en çok muhatap kılındığı sorular "kadın yazar" veya "tesettürlü yazar" diye başlanan sorular...

Erkek yazarların "erkek yazar" veya "İslamcı erkek yazar" diye kategorize edilmediğinden dolayı böyle bir sınıflandırılmayı adil ve olağan bulmuyor. Bu şeklide kadınların yazarlığının azaltılmaya çalışıldığını vurguluyor.
"Kadın yazar kategorisini geçersiz kılmak için, erkek yazar kategorisinin işlevsel hale gelmesi şart." (sayfa 317)

Kitabın ismi neden "sözüm söz "konuldu sorusunu cevaplarken: yaklaşık yirmi yıl önce verdiği röportajlarla bugün hala aynı fikirde olduğunu, söyleşileri gözden geçirirken hiçbir yerde düzeltme yapma ihtiyacını hissetmediğini belirtiyor ve bundan dolayı ismini bu şekilde kararlaştırdığını söylüyor.

Maalesef kendisiyle yapılan tüm röportajlarda benzer sorularla karşılaşmak gerçekten yazar kadar, okuyucuların da canını sıkmaya kâfi.
Yapılan söyleşilerde, işte can alıcı soru budur diyeceğim bir soruyla karşılaşmadım diyecek kadar muzdarip bu durumdan.

Yazarlığının dışında özel hayatı ve bir takım söylemlerle gündem oluşturma çabasından uzak olduğu için kendisiyle yapılan röportajlar yazdığı kitaplar üzerine.

Modern zamanın bizi azalttığı, geleneğe yabancı kıldığı ortamlardan olabildiğince uzak kalmayı becerebilen Fatma Barbarosoğlu, bunu nasıl becerebilğini soranlara "hareketi azaltıyorum. Çünkü kalbin ana kimyası, hatırlamaya dayalıdır. Hızı kestiğiniz zaman, hatırlama ve hafıza devreye girer" bu sayede dikey okunan kitaplar listesinde görünüyor. Tercihinin de bundan yana olduğunu söyleşilerinde birçok kez dile getiriyor.

"Çok satan kitaplar listesinin kitapları, genellikle yatay okuma içinde değerlendirilebilecek kitaplar. Yatay okumadan kast ettiğim, belli bir zaman diliminde popüler olmuş ve kitaba sadece popüler olduğu zaman diliminde ilgi gösterilen okuma. Dikey okuma ise, popüler kitaplardan farklı olarak bütün zamanlarda kitaba gösterilen ilgidir. Bir eserin klasik olmasını sağlayan, dikey okuma içinde olmasıdır. Bu eserler genellikle yazıldıkları dönemde çok fazla ilgi görememişlerdir ama belli edebi zevke sahip kişiler tarafından keşf edilmeye devam ederler."(sayfa 30)

Kitaplarında çok fazla detay olduğundan şikâyet edenlere, yaşadığım zamana tanıklık eden kitaplar yazmak istediğini, yıllar sonra kitaplarını okuyanların bu zamana ait olan tarz hakkında bilgi edinmelerini istiyor.

Yitirdiğimiz geleneğe karşı takdir ve tebrik edilmesi gereken bir çaba olduğunu düşünüyorum.

Zira çok değil elli yıl sonra yetişmiş olan nesil, bugün az da olsa görülebilen pazar kültüründen yoksun olacak. Yerini çılgınca tüketime bırakan "avm" ler, sanal alışverişler almış olacak.

Ve sözlü kültürümüzün zenginliği kaybolan halk deyişleri.
Az ve öz söz söyleme sanatı.

Devam ettirememiş olsak dahi bizden sonraki nesillerle aynı dili konuşabilmek için onları aşina kılmalı, hiç olmazsa çağımızla tanıştırmalıyız...



Sözüm Söz
Fatma Barbarosoğlu
Profil yayınları / söyleşi Zehra Erbay - 16.07.2012

,

2969

Zehra Erbay Hakkında

Zehra Erbay
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin