Sylvıa Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi

Sylvıa Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi - Nilgün Marmara

Sylvıa Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi - Nilgün Marmara

15.02.2011 - Bilal Can
Sylvıa Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi - Nilgün Marmara
Sylvia Plath’ı her on senede bir intihara kalkışmasıyla bildik. Üçüncü denemesinde bu sefer amacına ulaşmanın vermiş olduğu gururlu hal ile ebedi yerini yerin dibinde aldı.

”Bir gün bir yerde, okulda, Avrupa’da, herhangi bir yerde, o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim! o sırça fanus ki, içinde ölü bir kelebek gibi tıkanıp kalmış biri için dünyanın kendisi kötü bir düştür”

Sylvia Plath’ı her on senede bir intihara kalkışmasıyla bildik. Üçüncü denemesinde bu sefer amacına ulaşmanın vermiş olduğu gururlu hal ile ebedi yerini yerin dibinde aldı.

”Bir gün bir yerde, okulda, Avrupa’da, herhangi bir yerde, o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim! o sırça fanus ki, içinde ölü bir kelebek gibi tıkanıp kalmış biri için dünyanın kendisi kötü bir düştür”

”yazıyorum çünkü
içimde susturamadığım
bir ses var…”

‘Leydi lazarus’ şiirinde psikolojik zayıflığı belirgin bir biçimde gözler önüne sermiştir. Onun sorunlarını kendi sesiyle ve özgün bir biçimde sunması, içinde yaşadığı buhranların ve çıkmazların eseridir.

”Plath şiirlerinde ölüm temasını evrensel bir hedef olarak kullanmayı seçer. Şiirleri acı çekerken yapılan sorgulamalardan, kişisel hayatındaki devasa beyin dalgalarının
billurlaşmış bir tür serpintisinden doğmuşlardır. Gizliliğin rahatlığına zıt olarak, kendini ifşaların verdiği ifade eder…”**

”Ben sadece atan bir kalbim” kendi benliğini bir hayat örneği sayarak aslında bir nevi yaşamın önemini de vurguluyor. Bu de evrensel bir dilin inceliklerini ayrıntılı olarak gösteriyor.

”Plath için şiir, dış dünyanın tehdidine katlanma ve izolasyon olasılığı sağlayan bir sığınaktır”***

İntiharın çözümlemesi ya da bir ölüm kararının eylemsel girişi

Ailesinden dolayı yaşadığı sorunlar dolayısıyla yaşadığı karanlık deneyimler, düşünsel evrelerinde aklı bir yönerge olarak kullanması, umutsuzluk, depresifliğe yol açmıştır. Bu depresiflikte ölümün zaruri bir sonuç olarak görmesine neden olmuştur.

Küçük yaşta babasını yitirdikten sonra rivayete göre” ben bir daha Allah’la konuşmayacağım” demesi aslında benim Plath’ın intihara sürüklenmesinin nedenini açıklar niteliktedir. Kendini aklın iplerine bağlayan herkes akıl çıkmazında kendini büyük bir yanılgının içinde bulur ve bu karamsarlık intiharın geçerli bir sonuç olduğunu kendi bilincine çekilir.

Zelda Nilgün Marmara bağlamı

1958′de İstanbul’da doğdu Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Mezunudur.
Sylvia Plath üzerine yaptığı çalışma bilinmesi ve okunması gerekilen bir çalışmadır.
Ece Ayhan’ın tabiriyle o: ” uçsuz bucaksız sivil şairlerden biridir. Belki de en önde geleni. Sözgelimi kendi kuşağı rahatça onun adıyla anılabilir” demiştir. Bir şairin bir şair hakkında söyledikleri önemsenmesi gereken bir şeydir. Herkes herkes hakkında bir şeyler söyleyebilir. Ama o herkesi herkes tanıyamaz. Tanıyan anca kendi sıfatları içinde isimleşen kişilerdir.

” ne zamandır ertelediğim her acı,
çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
-bu şiir -
sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
dost kalmak zorunda bana ve
sizlere!”

O’nun şiirleri bir acı ve bir birinci şahısların şiirleri gibidir. İçindeki duygu bağlamını bir paradoksla okuyucusuna sunmuştur. Saldırgan cümleleri naif olmayan cümle kurgu içinde bütünleştirmiştir.

Üç kitap bırakmıştır geriye. Bir de intihar etmiş birinin haberini. Bedenini ortadan kaldırırken ruhu hangi halde idi bilinmez ama sonuçsal olarak intiharı sorgulamak lazım. Biz Marmara’yı kendine kıymasıyla değil bıraktığı eserlerle değerlendiriyoruz. Çünkü ” intihar bir paye değildir” Olsa olsa bir kaçış, kurtuluş arama nedenidir. İntihar bir kurtuluş mudur! Sorusu ise etrafında tartışılabilecek bir konudur.

-daktioloya çekilmiş şiirler(1988)
-metinler(1990)
Kırmızı ve kahverengi defter(1993)

Kendinden sonra birçok şairi etkilemiştir. Kendi yalnızlığında etrafa çığlıklarını duyurmaya çalışan bir şairdi o. Hakkında tez yazdığı Sylvia Plath’ın yolundan gitti onu kendi boy aynasında görmeye çalışarak 29 yaşındayken (Plath’ın intihar ettiği yaşlarda) kendine kıyıp buradan göçmüştür.

İkisi arasındaki fark ve benzerliklere değinecek olursak: Plath düşüncenin daha derinlerine dalmışken Marmara daha yüzeysel düşünceleriyle eylemsel yaşamıştır. İkisinin temel benzerlik noktası hayatın intihar kıyısında kendilerine kıymalarıdır. İntihar tercihleri de birbirinden değişiktir.
Plath’a değindik. Marmara ise kendini evinin balkonundan boşluğa bırakarak göçmüştür.

Kaynak: Sylvia Plath’ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi (Nilgün Marmara)

29 Haziran 2009 Bilal Can - 15.02.2011

,

2308

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.  Yayınlanmış 2 kitabı vardır. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin