Tarihe Zafer Eksenli Bir Bakış: Kûtulamâre

Tarihe Zafer Eksenli Bir Bakış: Kûtulamâre

Tarihe Zafer Eksenli Bir Bakış: Kûtulamâre

17.02.2021 - Mücahit Balıkçı
Tarihe Zafer Eksenli Bir Bakış: Kûtulamâre

1916 yılında Irak cephesinde kazanılan Kûtulamâre Zaferi; Osmanlı Devleti’nin, 1. Dünya Savaşı’nda Türk tarihinin en şanlı sayfalarının yazıldığı Çanakkale Zaferi’nden sonra, kazanmış olduğu ikinci büyük ve anlamlı zaferidir. Irak Cephesi’nde 4,5 aylık bir kuşatma sonucunda, 29 Nisan 1916’ da Kûtulamâre ’ de bulunan 5’i general 481 subay ve 13.300 kişilik İngiliz ordusu esir alınmıştı.

Kûtulamâre ’ de kuşatılan kuvvetleri kurtarmak için harekete geçen Irak İngiliz ordusunun verdiği kayıplarla birlikte İngilizler bu cephede 40 bin askerini kaybetmişti.

Çanakkale Zaferi’nin üzerinden daha 4-5 ay geçmişken İngilizlere karşı kazanılan bu ikinci büyük zafer, İngilizler için bir moral bozukluğu olmuşken, Osmanlı ordusu ve İslam alemi için büyük bir sevinç ve moral kaynağı olmuştu. Teslim alınan 13 bin kişilik İngiliz ordusu bütün dünyada geniş yankı uyandırmıştı.

Önemi ve büyüklüğü şüphesiz olmakla birlikte Kûtulamâre’de kazanılan zafer, aradan geçen 100 yıl boyunca maalesef tarihin tozlu sayfaları arasında unutulup gitmiş, layık olduğu şekilde hatırlanmamştır. Ta ki 100. Yılına kadar. Kûtulamâre Zaferi’nin 100. Yıl dönümünde resmi ve sivil kuruluşlar tarafından yoğun bir şekilde ülkemizde Kûtulamâre ve kahramanlarının yeniden hatırlanarak, layık oldukları şekilde hatıralarının yad edilmesi hususunda ciddi ve önemli faaliyetler yapıldı.

Kûtulamâre Zaferi 1916 eseri; Irak cephesi ve Kûtulamâre Muharebeleri üzerine yazılmış ciddi ve kaynak değeri taşıyan askeri tarih kitapları ile konuyu; çeşitli yönleriyle ele alan eserler yanı sıra, savaşa bizzat katılarak tanıklık etmiş askerlerin hatırat ve günlüklerinden istifade edilerek okuyucuya sunulmuştur.

Kitapta, 1914 yılı kasım ayından; Mayıs 1916’ya kadar Irak cephesinde Osmanlı- İngiliz orduları arasında cereyan eden muharebeleri ortaya koyarken, hemen akabinde çeşitli hatırat ve günlüklerden derlediğimiz, muharebelere katılmış askerlerin dilinden ayrıntılı ve canlı anlatımlara yer vermiştir. Böylece yazar, okuyucuyu kuru bir harp tarihi anlatımı yerine, daha anlaşılır ve insani duyguları daha çok öne çıkaran bir kitap sunmuş oldu.

Tam 100 yıl önce Irak cephesi gibi Osmanlı coğrafyasının uzak bir köşesinde imkansızlık ve yokluk içinde, karşılarında bulunan her bakımdan donanımlı, zamanın tekniğinin getirdiği bütün silahlarla donatılmış İngiliz ordusunu mağlup eden 13.300 İngiliz askerini esir alan Osmanlı ordusuna mensup diğer bütün subay ve neferleri, kahraman şehit ve gazileri anmak bizlere düşen mukaddes bir görev ve dahi borçtur.

Kûtulamâre Zaferi, Osmanlı ordusu için büyük bir moral kaynağı olurken, bütün Osmanlı vilayetlerinde sevinçle kutlanmış, Başkumandanlığa tebrik telgrafları yağmıştı. Zaferi tebrik edenler bununla sınırlı değildi; Osmanlı Devleti’nin müttefiki olan Almanya ve Avusturya Devletleri hükümdarları; dönemin Osmanlı padişahı V. Mehmed Reşad’ı tebrik ederken Berlin ve Viyana’da; ‘’ Kutulamare Zaferi kutlamaları yapılmıştı.Binbaşı Mehmed Emin Bey, Kûtulamâre ile ilgili ‘’Plevne’nin bir eşi ve Çanakkale’nin bir zeyli’’ der.

Eserin içeriğine bakılınca akademik ve yalın bir dil üslubu kullanılmıştır. Eserde zaman zaman anekdotlar; hatıralar ve alıntılar sunulup anlatım kuvvetlendirilmeye çalışılmıştır.

Güçlü bir kaynakçaya sahip olan eser, sunmuş olduğu bilgilerin yanı sıra kitabın son kısmında yer alan harita, fotoğraf ve krokiler ile Kûtulamâre Savaşı hakkında farklı açılardan sunulup okuyucunun dikkatini celb etmiştir.

Zaferin en önemli faktörlerinden biri ise Halil Kut Paşa’dır. Kendisi ‘’Kûtulamâre Amare Kahramanı" olarak da bilinir. Kut'un alınmasından sonra Irak askerî valiliğine getirildi. İngiliz birlikleri 1917 yılı başında askeri yığınaklarını tamamlayıp taarruza geçtiler. Harbiye Nazırı Enver Paşa, Halil Paşa'nın birliklerinin bir kısmını İran cephesine kaydırılmasını emretmişti. 11 Mart 1917 tarihinde General Maude yönetimindeki İngiliz birlikleri Bağdat'a girerken, Halil Paşa'nın komutasındaki Osmanlı askerleri Bağdat'ı boşaltmak zorunda kaldı. Bağdat’ ı ele geçirmeyi hedefleyen ve bu gayeye ulaşmak için cüretkâr bir şekilde hareket eden; İngiliz ordusunun proje ve hayallerini söndüren, 13 bin kişilik İngiliz ordusunu kayıtsız şartsız teslim alan 6.Türk Ordusu’nun muzaffer komutanı Halil Paşa, Kûtulamâre’nin teslim alınmasının hemen ardından, bu büyük başarının kahramanı olan ordusuna hitaben bir mesaj yayınlamıştı. Halil Paşa, şehit olanları minnetle anıp, gazileri tebrik ettikten sonra, zafer gününü bayram ilan etmişti.

Kûtulamâre savaşı tarihe, Birinci Dünya Harbi’nin genel sonucunu değiştirmemekle beraber, güçlü İngiliz ordusuna ağır bir darbe vurulduğu ve mağrur İngilizlerin esir edildiği bir başarı hikâyesi olarak geçti. Birinci Dünya Savaşı’nı kaybeden Osmanlı Devleti, Ortadoğu’nun çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeden çekildi. Fakat ortaya çıkan boşluk bir türlü doldurulamadı. Ne bölgeyi mandater bir yöntemle idare eden İngiltere ve Fransa, ne de bölge üzerinde faaliyet gösteren diğer güçler Ortadoğu’ da çatışmaların çıkmasını önleyemediler. Osmanlı Devleti, Balkanlar ve Kafkasya’ da olduğu gibi, Ortadoğu’ da da öyle bir barış ortamı oluşturmuştu ki, geri çekildiği andan itibaren eksikliği hissedildi ve bu bölgelerde sürekli huzursuzluk yaşandı. Aradan bir asır geçmesine rağmen de, hiçbir güç buralara istikrar getirmeyi başaramadı.

Selman-ı Pak’ ta, Felahiye’ de, Sabistepe’ de, Garraf’ta, Kutulamare’de, Osmanlı vatanının bu uzak köşelerinde kahramanca muharebe etmiş olan şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Ruhları aziz ve şad olsun.

Kûtulamâre Zaferi 1916

Muzaffer Albayrak/ Vahdettin Engin

Yeditepe Yayınları

1.Baskı

272 Sayfa

Mücahit Balıkçı - 17.02.2021

,

1994

Mücahit Balıkçı Hakkında

Mücahit Balıkçı

1997 yılında İstanbul'da doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Tarih bölümü mezunudur. Aynı üniversitenin eğitim fakültesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Eğitim hayatı boyunca sunuculuk&seslendirme görevleri üstlenmiştir. Tarih alanında edindiği bilgi ve tecrübelerle mekânların tarihsel yönlerine ilgi duymakta, çalışmalarını bu yönde geliştirmeye çalışmaktadır.  

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin