Tarihsel Bir Kırılma: 31 Mart Vakasının Hatıralardaki Yansıması

Tarihsel Bir Kırılma: 31 Mart Vakasının Hatıralardaki Yansıması

Tarihsel Bir Kırılma: 31 Mart Vakasının Hatıralardaki Yansıması

17.01.2020 - Bilal Can
Tarihsel Bir Kırılma: 31 Mart Vakasının Hatıralardaki Yansıması

Sir W. M. Ramsay’ın İsyan Günlerinde İstanbul başlığıyla Türkçe’ye kazandırılan bu eseri 31 Mart Vakasının farklı bir açıdan yansımalarını sunması bakımından önemlidir. Eser, İlber Ortaylı’nın İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı olarak isimlendirdiği dönemi ele almaktadır. Üzerinden yaklaşık olarak yüz yıllık bir süre geçmesi rağmen halen konuşulan, tartışılan bir mesele olan 31 Mart Vakası, bu günün Türkiye’sinin anlaşılması bakımından büyük bir önem arz etmektedir.

31 Mart Vakası ideolojikleştirilmeden konuşulması, üzerinde durulması gerekli mevzulardan biridir. Bu bakımdan bu olay üzerinden yapılan tartışmaların günümüz Türkiye’sinin anlaşılmasına katkı sağlayacağı söylenilebilir. İmparatorluğun gerilemeye başlayarak gittikçe zor durumlara düşmesi neticesinde Avrupa Devletlerinin Sanayi Devrimi ve Fransız Devrimi ile geldikleri seviyeye ulaşabilmek için 19. Yüzyıl boyunca çeşitli hamlelerde bulunması, girdiği bu durumdan memnun olmadığının göstergesidir. Çabaları neticesinde istediği seviyeyi elde edememesi hem toplumsal hem de siyasal açıdan büyük sorunlara yol açmış, sınırları içerisinde hareketlenmeler baş göstermiştir.

19.Yüzyıl boyunca Osmanlı toprakları içerisinde değişim isteyen reformcular ile muhafazakâr grup dediğimiz değişime karşı gelenler arasında sert tartışmalar çıkmış, bu gruplaşmalar ilerleyen zamanlarda farklı boyutlara erişmiştir. Avrupa Devletlerinin seviyesine ulaşmak için garbiyatçı söylemler, şarkiyat çalışmaları, Avrupaî devletleri parıldayan bir yıldız gibi gösterme çabaları gıbta ile bakılan bir hale getirmiştir. Bu yüzden Osmanlı, geri kalmış bir ülke olarak sürekli olarak lanse edilmiş, “hasta adam” kavramsallaştırılmasına sokulmuş, II. Abdülhamit “Kızıl Sultan” olarak lanse ettirilmiş, bu tanımlama üzerinden büyük bir devlet adamı olan II. Abdülhamit karalanmaya çalışılmıştır.

Batıyı övme, doğuyu aşağılama genellikle gelenek-modernizm tartışmaları içerisinde de yer edinmiştir. Oryantalizm ve Oksidentalizm bu tartışmaların zirveye ulaştığı ve artık literatüre dahil edildiği tanımlamalardır. Bu tanımlamalar ekseninde Osmanlı İmparatorluğu reformist ve muhafazakar grupların tartışmaları neticesinde fikirsel bir hareketlenme yaşamış, akabinde ordunun da bu tartışmalara çekilmesiyle 31 Mart Vakası gerçekleşmiştir.

III. Selim döneminde başlayan yenileşme hareketleri çeşitli sınıflarda hoş karşılanmamış, büyük hazımsızlıklara yol açmış, en son III. Selim’in tahtan indirilip öldürülmesiyle sonuçlandırılmıştır. III. Selim’den sonra tahta geçen II. Mahmut Döneminde de yenileşme hareketleri devam etmiş, alınan sert tedbirlerle tepeden inmeci bir yaklaşım sergilenmiştir. Ardından Sultan Abdülmecit ile birlikte devam etmiş, Sultan Abdülmecit, II. Mahmut’un çizgisinde yenileşme hareketlerine devam etmiştir.

II. Abdülhamit Dönemi ve 31 Mart Vakası

31 Ağustos 1876 yılında tahta çıkan Sultan II. Abdülhamit, tahta oturur oturmaz ilk iş olarak anayasanın hazırlanması ve yürürlüğe konulması için çalışmış, Osmanlı Parlementosu’nun açılmasını ve çalışmalarını yürütmesini sağlamıştır. Dönemin konjönktürel durumu göz önüne alındığında toplumsal hareketlerin yoğunluğu birilerinin eliyle desteklenmesi ortamı bir kaos ortamına çevirmiştir. İsyan Günlerinde İstanbul iki çelişki üzerinden hareketle bir arkeoloğun gözünden o günlerin durumunu yansıtan bir tür hatıra kitabı. Her hatıra kitabı gibi de bir tür tarihi vesika olarak okunabilir.

194 sayfalık eser Sir W. M. Ramsay tarafından 1909 yılında kaleme aldığı The Revolution in Constantinople and Turkey: A Diary adlı eserin 31 Mart Vakası sıralarında İstanbul’da tanık olduğu olay ve durumların anlatıldığı kısmının kitaplaştırılması sonucu oluşan bir eserdir. Eser, İngiliz okurları için Türkiye’de yaşanan bu olayın bilgilendirmesi amacını taşımaktadır.

İsyan Günlerinde İstanbul

Bir İngiliz Arkeoloğun Gözünden 31 Mart İsyanı

Sir V. M. Ramsay

Timaş Yayınları

Bilal Can - 17.01.2020

,

1115

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.  Yayınlanmış 2 kitabı vardır. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin