Tatar Çölü - Dino Buzzati, Edebiyat, Misafir Köşesi

Tatar Çölü - Dino Buzzati yazısını ve tüm Misafir Köşesi yazılarını Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Tatar Çölü - Dino Buzzati

29.04.2011 16:37 - Misafir Köşesi
Tatar Çölü - Dino Buzzati

Engin Firol, Kitaphaber için kaleme aldı.

“İnsan hayatta her istediğini elde edemezdi ki, yaa, evet, insan hayatta her istediğini elde edemez ki, öyle mi Simeoni? Drogo şimdi sana gösterir öyle olup olmadığını…”

Bu cümle bir filmin ilk sahnesinden alınmış replik gibi gelmişti bana. Aslında değildi ancak kitabı bitirdikten sonra öğrendim ki romanın filmi de çekilmiş. Biz bu cümleyi kitabın son cümlelerinde okuyoruz. Yazar Dino Buzzati, bir senarist gibi davranmış ve karakterin içindeki özü saklayarak son anda bize karakteri Drogo’nun savaşçı arketip olduğunu kanıtlamıştır. Ben romanı sondan anlatmaya başladım ama isterseniz başa dönelim…

Romanın kahramanı genç teğmen Drogo, ülkenin sınırındaki Bastiani Kalesi’ne atanır. Bu onun için yıllardan beri, hep bu anı, gerçek yaşamının başlayacağına inandığı bir hayaldir. Kaleye doğru yola çıktığında geride çok şey bıraktığının farkındadır. Öncelikle annesinin, kaleden dönüşünde Drogo’nun kendisine yeniden evinde hissedebilmesi ve evinde uzun yokluğuna rağmen yeniden bir çocuk olarak kalabilmesi için odasını öylece saklayacağına inanmaktadır. Yol boyunca geçmişini, okuldaki zor anlarını, ailesini, arkadaşlarını düşünür. Kale umduğundan daha uzak gelmiştir ve kaleye varana kadar ilginç olaylarla ve kişilerle karşılaşır. Drogo kaleye vardığında, görür görmez geri dönmeye karar verir. Fakat daha sonra gelişen olaylar, Drogo'yu kaleye bağlar. Zamanla kale, Drogo'nun kaderi haline gelir.

Romanın gelişen süreci bu ama ben etkilendiğim kısımları paylaşmak istiyorum.
Drogo izin isteme vaktinin geldiğini anladı. Ama önce:
“Binbaşım,” dedi görünürde sakin bir sesle, “kuzeye bir göz atabilir, duvarların ötesinde ne olduğuna bakabilir miyim?”
“Duvarların ötesinde mi? Manzaralara ilgi duyduğunuzu bilmiyordum,” diye yanıt verdi binbaşı.
“Yalnızca bir gözatmak istiyorum binbaşım, basir bir merak. Orada bir çöl olduğunu duydum da. Ben ömrümde hiç çöl görmedim.”
“Zahmetinize değmez teğmen. Tekdüze bir manzara, hiçbir güzelliği yok. Bana inanın ve aklınızı hiç buna takmayın.”
“Üstelemiyorum binbaşım.” dedi Drogo ama …
“ÇÖL”
“O zamana değin, çocukken insana sonsuz gibi görünen bir yolda yılların yavaş yavaş ve hafifçe geçtiği, böylece hiç kimsenin akıp gittiklerinin ayırdına varmadığı bir yolda, hep ilk gençliğinin kaygısızlığıyla ilerlemişti. İnsan bu yolda, sakin sakin, çevresine merakla bakarak ilerledi, aceleye gerçekten hiç gerek yoktu, ne arkanızda sizi sıkıştıran ne de tabii, bekleyen hiç kimse bulunmazdı, arkadaşlarınız da kaygısız oynanmak için sık sık durarak ilerlerlerdi. Evlerinin kapısından büyükler size dostça selam verir ve suçortaklığı dolu gülüşlerle ufku gösterirlerdi; böylece yürek yiğitçe ve tatlı arzularla çarpmaya başlar ve insan kendisini az ötede bekleyen şeylerin umudunu tadar; gerçi henüz o şeyler uzaktadır ama bir gün onlara ulaşacağı kesin, tartışmasız bir biçimde kesindir.

Daha çok yol var mıdır? Yoo, şu ilerideki nehri geçmek şu yeşil tepeleri aşmak yeterlidir. Belki de varmışızdır bile. Şu ağaçlar, kırlar şu beyaz ev belki de bizim aradığımız şeylerdir. Bir an, bunun doğru olduğuna inanıp, orada durmak isteriz. Sonra, kulağımıza ileride daha iyisinin olduğu çalınır ve tasasız bir biçimde yeniden yola koyuluruz.

İnsan, böylelikle, umut dolu, kendi yolunda gider durur; günler uzun ve sakindir, güneş yukarıda gökyüzünde parlamakta ve akşam bastığında üzülerek yok olmaya yüz tutmaktadır. (Ama bir noktada, belki de içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasında bir kapının kapanarak dönüşü olanaksız kıldığını farkeder. İşte o zaman birşeylerin değişmiş olduğunun ayırdına varırız…”syf 48-49

Buzzati, bizi Drogo’yla birlikte çıkardığı bu yolcukta aslında bir kez daha kendimizle yüzleşmemizi-karşılaşmamızı sağlıyor. Buzzati, Tatar Çölü romanıyla insanın yazgısından kaçmasının imkânsızlığını ortaya koymuştur.

Orijinal ismi: Il deserto dei Tartari
Yazarı: Dino Buzzati
Yayımlanma tarihi: 1940
Türkçe çevirileri:
Tatar Çölü, çev. Nihal Önol (İstanbul: Varlık, 1968).
Tatar Çölü, çev. Hülya Tufan (İstanbul: İletişim, 1991).

Not: Yönetmenliğini Valerio Zurlini tarafından yapılan, romanla aynı adı taşıyan 1976 da çekilen filmin senaryosu André G. Brunelin, Jean-Louis Bertuccelli ve Valerio Zurlini tarafından yazılmıştır.


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 29.04.2011 16:37 - Güncelleme Tarihi: 19.11.2021 10:22

,

3737

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 173 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • kelime yığıcısı 2011.05.03 10:49

    "engin" yorumunuza sağlık....beğendim ben..bu kitabı edinicem....

  • engin 2011.07.14 21:02

    Teşekkür ederiz. Yine bekleriz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin