Tek - Bir Rüstem Batum Polisiyesi

Tek - Bir Rüstem Batum Polisiyesi

Tek - Bir Rüstem Batum Polisiyesi

19.01.2015 - Kitaphaber
Tek - Bir Rüstem Batum Polisiyesi

Siyaset, güç, intikam, vahşet, umut, işkence, aşk, derin devlet, CIA, rüşvetçiler, gerçeği arayanlar, namussuzlar, kurbanlar, tarikatlar, teşkilatlar, acımasız katiller, vahşi cinayetler, medya tetikçileri, azınlıklar, acı çekenler, yalnızlar, itilmişler, unutamayanlar, unutturmayanlar, küçük starlar, satılık gazeteciler, satılık onurlar, kiralık beyinler, orospular, fildişi kulelerdekiler, sokakta yaşayanlar, Kafka adında bir köpek, uluslararası suç örgütleri, tutunamayanlar, kan kokanlar, para kokanlar, aşk kokanlar, yok olanlar, yok edilenler, adalet arayanlar, ezilenler, psikopatlar, intikamcılar, hırsızlar...

KISACASI SON YILLARIN DÜNYASI ve TÜRKİYESİ...

Yarı Amerikalı yarı Türk tecrübeli gazeteci DM (Deniz Max Brando), Türkiye'de görev yaptıktan sonra New York'ta öldürülen CIA ajanı Michael McBride'ın cinayet soruşturmasında New York polis teşkilatına yardımcı olurken, en yakın arkadaşı gazeteci James Fargo'nun İstanbul'da çok vahşi bir cinayete kurban gittiği haberini alır. McBride'ın hem ABD'deki bir Müslüman tarikatıyla hem de James Fargo'yla ilişkisi vardır. 

DM arkadaşının katillerinin  peşine düşmek için İstanbul'a geldiğinde, kendini, Türkiye'nin son otuz yılındaki pek çok cinayet, faili meçhul siyasi infaz, adam kaçırma, şantaj, yolsuzluk gibi sayısız suçun sorumlusu olan devasa bir örgütün peşinde bulur.

DM, genç komiser Mahir Binal ve James'in sevgilisi Melisa Türkkan'ın da yardımıyla cinayeti aydınlatmaya çalışırken, bir taraftan da suç örgütüyle ilgisi olan kişiler tek tek ortadan kaybolmaktadır...

Kitaptan

"Belirsizlik... Belirsizlik... Hele de tutsak olunca, belirsizlik  dünyadaki en korkunç şeydir... Bir an sonra başına ne gelebileceğini bilemiyorsun... Cezan nedir, ne kadar sürecek, ceza süresince işkence görecek misin, eğer göreceksen ne kadar göreceksin, bu işkence sende hasar bırakacak mı?  Bir bacağın eksik mi çıkacaksın buradan yoksa  bir gözün kör mü olacak?

Her gün, bu masada dizili olan cerrahi aletlere bakıp: 'Bunların hangisini  ne zaman kullanacak, hangisi ne yapmaya yarar,  hangisi en çok can acıtır' diye  düşünmeye başlayacaksın... Bazen, tam uykuya dalarken, bir ses duyup irkileceksin... Bir süre sonra ses kesilecek, ne olduğunu anlayamayacaksın, bir inilti mi, uzaktan gelen boğuk bir çığlık mı...  Acaba tanıdığın birinin sesi mi...

Çoğu zaman ölmek için dua edeceksin, yalvaracaksın..."

"Gözlerinin önüne ilk tecavüz ettiği kız geldi, on dört yaşında ya var ya yoktu. 'Terörist' diye yakaladıkları abisini sormaya gelmişti. Başına gelecekleri nasıl bilebilirdi ki. Önce adam sonra da yanındakiler sıraya girmişlerdi. 'Komutanım siz önden buyurun' diye şakasını bile yapmışlardı. Kızın, tam gelişmemiş, ufacık göğüsleri gözünün önünden gitmiyordu, bir daha öylesine rastlamamıştı. Ertesi gün kızın cesedi nehir kenarında bir ağaca asılı bulunmuştu. Töre cinayeti diye örtbas edilmişti. İlk defa o gün acı vermekten ne kadar zevk aldığını fark etmişti. Ondan sonra kızları hep tek başına sorguladı..."

Kitaphaber - 19.01.2015

,

2416

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini bu profilden paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin