Teselliler Kitabı - Yusuf Özkan Özburun

Teselliler Kitabı - Yusuf Özkan Özburun

Teselliler Kitabı - Yusuf Özkan Özburun

20.02.2012 - Mustafa Atalay
Teselliler Kitabı - Yusuf Özkan Özburun

Yusuf Özkan Özburun'un kaleminden, bir rüya olan hayatta her an düşebileceğimiz ve belki de birçoğuna düştüğümüz, düşerek uyanmaya çalıştığımız o derin boşluklara dair teselliler sunan bir eser; Teselliler Kitabı.

Kapağından iç tasarımına ve içeriğine kadar ince bir çalışmanın ürünü olduğu derin tahlillere gerek kalmadan anlaşılabiliyor. Her bir bölüm tefekkürane zaman dilimlerine eşlik edecek çizimlerle zenginleştirilmiş. Yine farklı desenlerin eşlik ettiği sayfa tasarımı ve üzerinde hüzne dair bir tesellinin bulunduğu kartpostal sürpriziyle de, yüreklerden önce gözlere hitap eden farklı ve ilgi çekici bir eser oluşturulmuş.

Yusuf Özkan Özburun, kavramların derin anlam yataklarında yolculuk yapmaktan çekinmeyen ve tuttuğu kavramları anlamanın kıvamına getirmeden bırakmayan bir yazar. Senelerin verdiği birikimi irfani bir dil ile yoğurarak her kesimden okurun damağında farklı bir tat bırakabilmeyi amaçlıyor. Sırf bu yüzden kırk teselli niyetiyle başladığı eserini dokuz teselli de bırakabiliyor. Araştırıyor, yeri geldiğinde kazılar yapıyor, alıntılarla zenginleştiriyor ve kavramı okuruna objektif bir açıdan sunabilmenin tüm yollarını deniyor.

Bu durum elbette eseri kavramsal açıdan sağlam bir zemine oturtuyor. Yine, eserin önsözünde de açıkça değinildiği üzere, yazarın bizzat yaşadıkları, arayışları ve tecrübesiyle de, eserin sadece teoride kalmayıp pratik esaslar bakımından da başarılı bir şekilde kurgulandığını görebiliyorsunuz.

Bu temel bilgiler aslında yazarın kendisini teselli verici bir konumda hissetmesinin haklı nedenlerini ortaya koyuyor. Zira teselli edilen kişi teselliciye yeterince güvenmelidir ki sözlerine gönül verebilsin. Gönlüne merhem niyetine sürebilsin. Bu açıdan yazar "kâh felsefeden medet umarak, kâh şiirin ırmağında bir yaprak gibi akarak, kâh bilgi oburluğuyla tıka basa kafasına bilgi tıkıştırarak, kâh zevkin ve hazzın koynuna kaçarak, kâh sahip olma ve tüketimi çoğaltarak oradan oraya savruluş" içerisinde, gönlümüzün meylettiği teselli araçlarının bir oyalanma olduğunu örnekleriyle delillendirerek esere giriş yapıyor.

Bu girişten sonra anlamsızlığın, yalnızlığın, hüznün, ölümün, ayrılığın, çirkinliğin, ihtiyarlığın, iyi çocuklar yetiştirememenin ve aşk acısının tesellilerine dair yazarın gözlemleri, bunlardan aldığı dersler ve bu durumlar karşısındaki insanın ontolojik duruşu üzerine düşüncelerine yer veriyor.

Yine eserin son kısımlarında içerik olarak daha hafif olarak görülebilecek ve genellikle alıntılarla oluşturulan teselli cümleleri, duruşları ve bunun aksi kutbunda yer yer tebessüm de ettiren avuntu cümleleri bulunuyor. Bu sayfalar aslında teselli anılarımızı hatırlayıp daha güvenilir bir teselliciyi bulmamızı kolaylaştıracak doneler de taşımaktadır. Bu açıdan her biri serlevha olması muhtemel bu alıntılara ayrı bir dikkatle yoğunlaşmak yararlı olacaktır.

Bir varoluşsal ihtiyaç olarak kendimizi en çaresiz hissettiğimiz vakitlerde teselli ararız. Bir musibetle veya başka bir olayla karşılaştığımız zamanlarda bir teselli busesini arar gönlümüz. Ve en çok bu anlarda hatalarımıza gözlerimizi açarız. Bu düştüğümüz noktada yüreğimize merhem olacak bir duruş önerisi bekleriz. Bir yeniden diriliş fısıltısı... Bu açıdan eseri, teselliye en muhtaç olunan zaman diliminde okuyarak, daha çok verim elde edilebileceğini göz önünde bulundurmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

Yazarın durumu belirtmesine rağmen okurlar, incelenmiş olunan teselli durumlarına ek olarak, daha birçok konuda düşebileceğimiz çaresizlik kuyularına dair teselliler sunmasını da bekleyebilir. Fakat eseri okurken bir şeyi göz ardı etmemek gerekir ki, o da, eserin salt teselli edici bir misyona sahip olmadığı gerçeğidir. Eser teselli verirken aynı zamanda teselli edinme yollarını da gösteriyor. Bu yüzden eserin asıl teselliciyi işaret ettiği gözlerden kaçmamalı ve esere taşıdığı misyondan fazlası yüklenmemelidir. Unutulmamalıdır ki, yazarın ifadesiyle, " ne ile teselli oluyorsak, bizi biz yapan şey odur."

Teselliler Kitabı
Yusuf Özkan Özburun
160 sayfa
Timaş Yayınları

Mustafa Atalay - 20.02.2012

,

3391

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin