Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş

Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş

Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş

22.06.2011 - Ferit Genç
Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş

Toplumsal çöküş her insanda değişik çağrışımlar uyandırabilir. Bunlar bir toplumun gerilemesi, ekonomisinin çökmesi, dini inançlarından kopması, siyasi-politik safhadaki aksaklıklar vb. nedenler olarak sıralanabilir. Kısacası bir toplumun çöküşü demek aslında her kurumda meydana gelen bir olumsuzluğun var olması olarak nitelendirebiliriz. Ki eserde ise bir toplumun bağımsızlığı, kültürü, medeniyeti ve egemenliklerinin kaybetmelerini dile getiren çöküş teorisinden bahsedilmektedir. Eserde bu toplumsal çöküşün değişik düşünür sosyologlarının görüşlerinden derlenerek Ejder okumuş tarafından kaleme alınmıştır.

Eser, farklı sosyal bilimciler tarafından kaleme alınan toplumsal çöküşle ilgili metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir derleme çalışmasıdır. Kitabın içinde toplamda 9 adet çöküş teorisi vardır. Eser, sosyolojik bir çalışma niteliğinde olduğu için düşünürlerin hepsi sosyologlardan oluşmuştur. Çünkü sosyoloji ekolleri, genelde toplumsal değişme, özelde ise toplumsal çöküşle hem uzaktan hem de yakından ilgilenirler.

Tarihi incelemeler göstermektedir ki çoğu toplum ve medeniyetler, canlılar gibi doğuş ve yükseliş dönemlerinden sonra batmaya ve yok olmaya mahkûm olmuşlardır. Bu yok oluşa yol açan veya yön veren yasayı keşfetmek için düşünür, bilgin ve sosyal bilimciler, çok uğraş vermiş toplumlar üzerinde birçok araştırma yapmışlardır.

Ibn-ı Haldun’un çöküş teorileri baktığımızda devlet planında ele aldığı çöküşü, devletin ömrünün son bulmasını devletin üç kuşak sonra yıkılacağından bahseder. Ona göre toplumlar bir organizma gibi doğar, büyür, gelişir ve ölürler. Bu görüş aslında Ibn-ı Haldun’unun determinist toplum anlayışını özetlemektedir. Teorisine baktığımız zaman genellikle bir devletin beş tavrından bahsetmektedir. 1. zafer, başarı, galibiyet ve istila 2. baskı ve yalnızlık 3. refah ve rahatlık 4. kanaat, hoşgörü, barış ve nihayet 5. ise israf aşamasıdır. Ibn-ı Haldun bu tavırların bir devletin zamanla çöküşe giden yolun nasıl olduğunu ve bu aşamalardan geçen hiçbir toplumun kurtulamayacağından bahseder.

Ibn-ı Haldun, bir toplumun öncelikle cemiyet halinde yaşamalarından bahseder. Bununla toplumun varlığından yola çıkarak bir toplum nasıl değişim içerisine girdiğine bakar. Bu değişim sonucunda yaşadığı dönem itibariyle devletin yönetim şekli saltanat şeklinde olduğundan toplumun önderliğini yapan/ın başta sultan olmak üzere devlet içindeki bozukluklar merkezlerin bozulmasını etkilediğini söylemektedir. Hanedanlık içindeki tavırları bedevilik (devletin ilk tavrı) ve hadarilik (devletin son tavrı) diye iki kategoride açıklar.

Osmanlı’da ki çöküş teorileri üzerinde çalışan Ibn-ı Haldun, Kınalızade Ali Efendi, Katip Çelebi, Mustafa Naima ve Cevdet paşa iken Batı düşünürlerinden ise Arnold Toynbee ve Pitirim A. Sorokın gibi düşünürlerin yanında zamanının önemli ve sosyolojinin sonraki gelişiminde merkezi bir rol oynayan sosyologardan Karl Marx, Herbert Spencer, Emile Durkheim, Max Weber, Georg Simmel, Vilfredo Pareto, Malik Binnebi (Cezayirli sosyolog), A. Sorokin, G.W. Hegel, Spengeler, Platon, Aristotales, G. Battista Vico vb. görüşleri yer almaktadır.

Toplumsal Çöküş Teorileri
Ejder Okumuş
İnsan Yayınları

Ferit Genç - 22.06.2011

,

3529

Ferit Genç Hakkında

Ferit Genç

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin