Toprakta Açan Veda Sesleri, Edebiyat, Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ

Toprakta Açan Veda Sesleri yazısını ve Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ yazılarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Toprakta Açan Veda Sesleri

12.10.2012 08:40 - Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ
Toprakta Açan Veda Sesleri

"tegayyerati'l-bilâdü ve men aleyha fevechu'l-arzı muğberrun kabîh;
Ülkeler ve üzerinde yaşayan kimseler değişti. Yeryüzü bu yüzden kırgın ve çirkin"(*)

Şiir, şairin en ölmez yanı en diri sözcüğüdür. Bildiğim tüm cümleler ve okuduğum tüm dizeler bunu böylece öğretti bana. Eksiği fazla, fazlası eksik bir öğrenme biçimi olabilir elbet. Mümkündür. Hatta kuvvetle muhtemeldir de. Çünkü elinize bir şiir kitabı aldığınızı sandığınızda bazen kitaptan öte bir şeylerin içinde bulursunuz kendinizi. Bir yaşamak yorgunluğudur kimi zaman elimizde tuttuğumuz dizeler. Kimi zamansa, yaşamın tutkusu acıyla mayalanmış olarak çıkar karşımıza.

Kimi şairlerin ağrıyan yanından har bölerek çıkan dizeler vardır. Kimileri pervanelere kandil diye yakar bir bir dizeleri. Kimileri uzun uzun susar söylediklerinde. Peki Kırk Kanatlı Bahçe'nin bahçıvanı Mehmet Şamil hangisidir acaba? Hangi şairlerdendir, dizeleri nasıl düşmüştür gönülden, kalbin öte yanında yaşanacak ömürlere nasıl değmiştir? Fazlaca soru sorabiliriz elbet ancak hepsinin cevabı tek: Kırk Kanatlı Bahçe'nin tüm filizleri, Mehmet Şamil'in kalbini temize çekişinin diyetidir adeta.

Kırk Kanatlı Bahçe, 2012 Nisan ayında Okur Kitaplığı etiketiyle raflarda ki yerini aldı. Hatta çıktığı ayda ikinci baskısı da yapıldı. Okurun kalbinde Posta Kodu Aşk'ın tadı kalmışken, Mehmet Şamil'in on altı yıllık aradan sonra bir şiir kitabı yayınlaması ziyadesi ile sevindirici bir haberdi.

Kitabın ismi oldukça manidâr; Kırk Kanatlı Bahçe. Kırk sayısı Mehmet Şamil'in şiirlerinde ve yazılarında bir sembol ifade gibi. Okuyanlar bilir Posta Kodu Aşk isimli kitabında da iki şiir arasına yazılmış kırk mektupla çıkmıştı okurunun karşısına. Eseri'nin ilk imza ve söyleşi gününde, okurlardan birinin kitabın isminin neden Kırk Kanatlı Bahçe olduğuna dair merakı, Mehmet Şamil'in kırk sayısıyla olan muhabbetini de öğrenmemize vesile oluyor. Şairin bu soruya cevabı oldukça tatmin edici: "Kırk Kanatlı Bahçe bir naat şiiri. Şiirin içinde geçen "kırk kanatlı bahçemde gül yangını" mısraından şiire isim olarak verildi. Kırk, peygamberlik yaşıdır. Geleneğimizde kırk rakamının apayrı bir yeri var. Bu yüzden mektup kitabımızda da kırk mektup yer almıştı. Kanat kelimesiyle şiiri kastediyorum. Naat formunda yıllara tekabül ediyor bu. Bahçe de ömrüdür peygamberin. Bende ise kitabı ifade ediyor. Peygamberimize çöl değil bahçe yaraşırdı. Bu yüzden bahçe dedim. O bahçeyi sahiplendik. Mısradan çekip naatımıza başlık seçtik. Şiir dosyamızda da kırk şiir olmasını kurgulayınca on altı yılda yeşeren bahçemizde kitabın adı ortaya çıktı." Eseri elinize aldığınızda bu ismin ne kadar isabetli bir seçim olduğunu sizler de göreceksiniz bence.
Şiirleri ve şairi dizelerin saltanatında ağırlamak gerek belki biraz da;

"Kül Sunarsan Gül Olur Elinde Aşk"

Dizelerin dünyası nesirden farklıdır her dem. Az sözle çok şey anlatma sanatı da denilebilir şiir için. İnsanın kalbinde çağlayanlar misali biriktirdiği hüznü, harflerine dirhem dirhem bölüştürmesi kolay bir iş değildir. Kıvamı tutturmak meseledir şiirde. Derin bir mesele!

Mehmet Şamil'in şiirinde her dize için ayarlanan hüzün dozu öyle kıvamında ki, dizeler aklınızı dolanıp kalbinize indiğinde, hissettiklerinizi tarife cümleler yetişemeyebiliyor bazen. Hemen elinizin altında ki en güzel notaları açıp, şiire ses vermek istiyor kalbiniz, elinizde ki kalem durmadan, hiç durmadan dizelerin altını üstünü çizmek istiyor. Kalıyorsunuz kimi dizelerin başucunda. Uzunca bir seyir tutturuyorsunuz. Eliniz de kül mü var yoksa gül mü meraka duruyorsunuz. Sonra bir dize çıkıp kendinize getiriyor sizi;

..."
/baka kaldı ardımdan/
Hep kanat sesleriydi saçlarımda duyulan
Güneşimdi elimde parmakların
Sanki hiç ısınmayan"...(Sayfa 39)

Şiir şairden çıkıyor, şiir benim oluyor. Şiir kendini unutup kalbimi kucaklıyor. Şiir bambaşka bir tarife bürünüyor. Şiir kalbimi doyuruyor. Bir kül yığını olarak çevirdiğim sayfalar, son dizesine kadar elime gül tutuşturuyor.

Hüznün Resmini Çizen Şair

Mehmet Şamil'in şiirlerinde her dem derin bir hüzün vuku bulur. Hüzünsüz şiir zaten olmaz diyenleriniz elbet vardır lakin hüznü harflerin ritmiyle özdeşleştirmek şiirde ustalık isteyen bir meziyettir bana göre. Biribiri ile ilgisiz birçok sözcüğü ulama sanatıdır, hüznü şiirde doğru yerlere koymak. Mesela şehrengiz yazmak ustalık ister. Bir şehri bütünüyle anlatmak, hergün gördüğümüz birçok şeyi şiir gibi okumak... Her şehrin şair gözüyle görülmesi gerektiğine inandım ben İstanbul ve Trabzon Şehrengizlerini okuduğumda. Bu Şehrengizler benim için tekrar okumasıydı kitapta. On Altı yılda bahçesinde yetiştirdiklerini sunmuştu bize şair, öncesinde benim gibi takipte olanlar daha evvel okuduklarını matbu halde görünce şaşırmamalı yani.

Kitapta ki şiirlerin bazıları şairin daha evvel çeşitli dergilerde yayınladığı şiirler. Tekrar okumak ve hatırlamak namına yenilerinden ayıramadığımı da itiraf etmek zorundayım galiba.

Kitabın ritminden farklı gibi duran ama iyi ki yazmış dediğim ve Mehmet Şamil'in farklı bir yönüne vakıf olduğum iki şiir göze çarpıyor sayfalar arasında; "Kopuk Gazel" ve "Yüreğimin Üç Rengi". Kopuk Gazel Şehit annelerine ithaf edilmiş. Acısı hep taze kalan yüreklerin kalbine dokunmaya çalışmış bu dizelerle şair. Bir gönül borcu gibi... Yüreğimin Üç Rengi'nde ise vatan, şehit ve istiklal kavramları üzerinden bir seslenişi var şairin. Bu şiirle de ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde vatanına selam durmuş. Kırk Kanatlı Bahçe bu şiirlerde içinde çeşit çeşit çiçekler barındırdığını, koklanası olduğunu haykırıyor.

Eserde ki şiirlerin tümünde ortak tema hüzün. Mehmet Şamil'in, şiirlerini kalbinin hüzün tarafıyla yazdığı farkedilir bir gerçek. Ama şairin asıl hüznü, yazdıklarına sırtını dönmek zorunda olmasını bilmesidir belki de. Çünkü şiir, yazıldıktan sonra kalem sahibinde kalan bir şey değildir. Yazılmadan evvel sadece sizin olan dizeler, içinizden çıktıktan sonra başkalarının olmuştur. Hem kalbi üzen, hem de yeni dizelerin doğumuna, şairin kalbini şahit kılan bir haldir bu. Böyledir, ruhuyla kalbini katık ederek yazanlar için vazgeçilmez tek gerçektir bu.

Şairin katlini vacip yapan şiirler vardır. Şairi telef eden, şairi yaşatan... Şiir, alanı dar, etkisi geniş bir türdür. Kalemi dizelerin saltanatında ağırlamak, harflerle resim çizmek okunurken olduğu gibi kolay değildir hiçbir zaman. Ve hiçbir vakit kolay olmayacaktır da.

Sırf kalbinizi yormak, ruhunuzun terini akıtmak adına bile girilebilir Kırk Kanatlı Bahçe'ye. "Ağlayan Sevinç"in gölgesinde oturup "Güneşi Dalında Koklamak" mümkündür. "Son Düşün Acısı"nda kahırlanıp, "Dua Ertesi"inde şükre durulabilir... Ve herkes kendine bir şiir seçebilir, heybesini aşkla doldurup hüzünle birlikte yudumlayabilir.
Vedasız gidişlerde düşebilir payımıza. Toprakta açan her gül sevilebilir.

Ve tarih hepimizin hayatında acıları ağırdan alabilir...
...
"yüzünü öfke yuttu gülüşlerimin
Buzdan alevler verdim soluduğum nefese
Hayat bir çocukken kabzaların ucunda
Kırıldı dalları ağaçlarımın
Yuva bildi kalbimi en zengin hamle
Ağırdan aldı tarih
Vuruldum bir çırpıda
(...)
Kuşları yaklaşmıştı teker teker ölümün
Ruhumu kapısında buldum secdenin
Başlayınca bir harften yangını kelimenin
Ağırdan aldı tarih
Öpüldüm bir çırpıda"...
(Sayfa 119-120)

(*)Kabil'in Habil'i öldürmesi üzerine, Hz. Âdem'in söylediği rivayet edilen yeryüzünde ki ilk şiir.

Kırk Kanatlı Bahçe
Mehmet Şamil
Okur Kitaplığı
128 Sayfa


Yazar: Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ - Yayın Tarihi: 12.10.2012 08:40 - Güncelleme Tarihi: 23.11.2021 22:24

,

2811

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ Hakkında

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ

1987 yılının Aralık ayında Yozgat’ta dünyaya geldi.  Doğduğu bu şehirde yaşamaya devam ediyor. 2008 Yılında Yozgat Bozok Üniversitesinde Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama Bölümünü, 2016 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü, 2020 yılında da yine Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 2011 yılından beri Kitaphaberde kitap değerlendirme yazıları yazıyor.

Yazı çalışmaları; Bir, Şehrengiz, Serencam, Kün Edebiyat, Yedi İklim, Ayraç, Berhava, Mâi, Hayal Bilgisi, Mahur Beste, Yolcu, Siyah Sanat gibi süreli yayımlarda yer aldı.

2016 Eylül ayından beri evli. Şimdilerde bir oğula anne, okumaya âşık bir dünyazede!

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ ismine kayıtlı 58 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin