Tünel

Tünel

Tünel

23.11.2015 - Ömer Asım
Tünel

"Beni anlama olasılığı olan bir tek kişi vardı aslında. Yazık ki onu öldürdüm." Bu cümle kitabın en kısa özeti olur sanırım. Yalnız ve dolayısıyla kendine kapanık bir ressamdır Castel. Hayata ve insanlara karşı sıra dışı fikirleri vardır. Hayatı anlamsız, insanları da iğrenç bulur. Sabahattin Ali"nin Kürk Mantolu Madonna"sıyla aynı yerde başlar hikâye. Bir resim sergisinde.. Yine benzer bir şekilde, bir resimle başlar her şey. Bir benzerlik de kadın kahramanın isminde karşımıza çıkar. Ama amacım bu benzerlikleri sayıp dökmek değil. İkisi de edebiyat eseri olmakla zaten birbirlerine göbekten bağlıdırlar..

Maria, T. Şirketinin bir çalışanıdır. Pozisyonu hakkında bilgi vermeye gerek duymamış Sabato. Castel"in yakın takipçisidir ve son sergisindeki bir resmiyle kendi ruh hali arasında bir yakınlık kurar. İlk planda oyun oynayan bir çocuğu resmettiği tablonun, arka planında kalan, bir pencereden görünen manzaraya dalar gider. Öyle ki; önünden geçenleri, yanında konuşulanları duymayacak ve tepki vermeyecek kadar. Çünkü resim hikâyenin devamında, Maria"nın hayattan bunaldığı anlarda kaçtığı çiftliğin yakınlarındaki gölün manzarasını anımsatmaktadır kendisine.

Uzun uğraşlar sonunda bir yolunu bulup Maria"yla tanışır ve o güne kadar manasız bulduğu aşkın içine düşüverir. Karmaşık ilişkiler yumağıdır Maria"nın hayatı ve ressam Castel onun -bir parça haklı olarak- bir fahişe olduğunu düşünür. Daha fazla dayanamaz ve Maria"yı çiftlikte göğsüne vurduğu bıçak darbeleriyle öldürür.

Aklıyla yürüyen bir adamın aşkın çeşitli hallerinde nasıl zayıf kaldığını Castel üzerinden gösteriyor Sabato. Tanınmışlığının kibrini üzerinden atamayıp sevdiği kadının arkasından dahi koşamayan bir ressamı.. Görüşme talep etmek kendisine ağır gelen ve kendini bu yüzden aşağılık hisseden, yapayalnız olma duygusu kendisine gururlu bir üstünlük hissi veren, insanları değersiz, kirli, çirkin, beceriksiz, kaba ve sığ yaratıklar olarak gören, sıra dışı olmak niyetindeyken, kitaptan okurken bile sevimli bir yanını bulamayacağınız iğrenç bir adam gösteriyor Sabato. Buenos Aires"te Arjantin"in başkentinde, sanatının verdiği övünç ve kibirle bir kirpi haline gelen ressam Juan Pablo Castel"i.

Castel"in tabii ki kendince sebepleri var. Kitabın henüz başında, bir esir kampında canlı bir fare yedirilen bir esirden söz ediyor. Bir parça buna içleniyor. Ayrıca insanların hep adileriyle karşılaşan bir adam.. Üstüne üstlük bütün manyak düşüncelerinin haklı olduğunu gösterir, gıyabi bir belge olarak toplum tarafından saygı duyulan bir ressam olması yeter de artara bile. Oysaki daha birçok garipliği var Castel"in okuyanlar görecektir.

"Sanki birbirine paralel geçitlerde ya da tünellerde yürüyorduk. Eş ruhlar, eş zamanlar gibi bir uçtan diğer uca gittiğimizi, sonunda bu geçitlerin bitiminde benim çizdiğim bir sahnede karşılaşacağımızı, yalnızca onun için çizdiğim, benim de orada olduğum, geçitlerin bittiğini ve karşılaşma zamanının geldiğini haber veren bir sahnede karşılaşacağımızı bilmeden yürüyorduk" bu düşüncenin sonucu olarak kitabına "Tünel" demiş Sabato.

Sadık Yalszıuçanlar"ın "İnsanların kıskançlık denen öyle bir damarı var ki; onunla hem kendilerini, hem dünyayı yiyip bitiriyorlar" sözünü desteklercesine -haklı ya da haksızlığı tartışılır- kıskançlığı kendisini yiyip bitiren ve insanların kendi gibi düşünmeyerek yanlış yolda olduklarını sanan ve her türden birleşmelere, topluluklara, cemiyetlere karşı olan, ölüm için "hiçliğe uyanış" kabilinden laflar eden garip bir ressamın cinnete adım adım gidişine şahit olunan bir Ernesto Sabato romanı "Tünel"..

Sade ve yormayan dili sıra dışı entelektüel yorumlarıyla iyi bir deneyim olabilir. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus"un önermiş, Graham Grene ise hayranlıkla karşılamış bu eseri. Ama bu kısmına fazla aldanmayın.

Tünel
Ernesto Sabato
Ayrıntı Yayınları

Ömer Asım - 23.11.2015

,

3743

Ömer Asım Hakkında

Ömer Asım

Sakarya'da yaşıyor, 23 yaşında. Bazı dergilerde ve sitelerde şiir, öykü ve denemeleri yayınlanıyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin