Türk Siyasi Tarihine Kısa Bir Bakış

Türk Siyasi Tarihine Kısa Bir Bakış

Türk Siyasi Tarihine Kısa Bir Bakış

16.10.2020 - Yunus Özdemir
Türk Siyasi Tarihine Kısa Bir Bakış

Tarihçi Gibbons şöyle der: I. Murad’dan Fatih Sultan Mehmed’e kadar geçen bir yüzyıl içinde Osmanlılar, Yunan ve Roma'dan beri dünyanın tanıdığı en kozmopolit ırk oldular; Türk, Arap, Rum, Sırp, Çerkez, Kürt, Bulgar, Tatar, Arnavut, Eflak, Macar, Gürcü ve Ermeni gibi nice millet. Armaoğlu, şöyle bir soru ortaya çıkartıyor: Farklı toplumları ve çeşitli mezhepler ile farklı dinleri, sınırları içinde barındıran bir imparatorluk, nasıl oluyor da 600 yıllık bir ömre sahip olabiliyor? 600 yıl boyunca, bütün bu insanları bir arada tutan çimento nedir? Armaoğlu, Osmanlı hakkında 600 yıl boyunca, bu kadar karışık ve farklı insanları, hangi vasıtalarla ve nasıl bir yönetim sistemiyle egemenliğini sürdürdüğünü sorar. İnsan aklını zorlayan, merak hislerini kabartan, araştırma ihtiyacını oluşturan bu sorulara Armaoğlu, “Osmanlı’nın Devlet Geleneği” yazısında cevap vermeye çalışıyor.

Osmanlı Devlet geleneğini açıklayan Armaoğlu, bu durumu şöyle sıralayabiliriz:

- Osmanlı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin bütün yönetim ve idari mekanizmasına sahipti.

- Müslüman olmayan kitlelere karşı hoşgörü ile davranılması.

- Balkanlarda “beraber yaşama”nın (co-existence) yaşam felsefesini göstermeleri.

- Devlet vasfını kullanması; asayiş, can ve mal güvenliği sağlanması.

- Adalet dengesi ile vergi adaletini hâkim kılması.

Armaoğlu kitabında; “Sonra İşler Niye Bozuldu?” başlığıyla Osmanlı’nın farklı toplumları 6 asır beraber yönetmesi nasıl oldu da 19. yüzyılda bozulmaya başladığının soruşturmasını yapıyor. Bu bozulmanın şöyle sebepler zincirlerine bağlar:

- Osmanlı’nın 1699 Karlofça Antlaşması ile Rusya’nın baskısı altına girmesi.

- Tereddi döneminde 18. Yüzyıl boyunca 1711 Prut Savaşı dışında Rusya’yla battığı bu savaşları kaybetmiş olması, bunun neticesinde Hıristiyan azınlıkları hakları bahanesiyle Osmanlının iç işlerine karışmaları oldu. Bunun ilk işareti 1774’de Rusya’yla yapılan Küçük Kaynarca Antlaşmasıdır.

- 1850 – 1853 arasında ortaya çıkan Kutsal Yerler meselesinde Fransa ve Rusya bu bahaneyle Osmanlıda ki Hıristiyan tebaayı kışkırttılar. Bunun neticesi de 1854 – 1856 Kırım Savaşı oldu.

- 1789 Fransız İhtilali’nin getirdiği “hürriyet ve demokrasi” kavramları, milli topluluklar için “bağımsızlık” hareketine dönüşmüştür. Bu durumun Osmanlıya yansıması da olumsuz yönden olmuştur. Rusya’nın Balkan Slavlarını birleştirme bahanesiyle Osmanlıya daha çok baskı yaptı. Bu durumda Avrupalıların siyasi yönden “kolektif müdahale” olarak Osmanlı’ya tepeden inme kabul ettirilen “Islahat Fermanı” oldu.

Armaoğlu’nun Osmanlı yıkılışının sebeplerinden bir tanesinin de 1517’den itibaren siyasi iktidarın, dini iktidarı temsil eden Hilâfet ile özdeşleşmiş olduğunu söyler. Bu durumun sonradan yeteneksiz din adamların Hilâfet üzerindeki etkileriyle, Osmanlının muhteşem hoşgörüsünü olumsuz etkilediğini, söyler.

Armaoğlu, “Türk Siyasi Tarihi” adını taşıyan bu kitabında ilk kısmı Osmanlı’nın çok uluslu yapısını oluşturan ve koruyan hoşgörü yönünü göstermeye çalışır. Kitabın orta kısımları ise milli mücadele yılları ve laiklik konusuyla iki başlık bulundurur. Kitabın son konusunu da Kıbrıs Meselesine ayırır.

Türk Siyasetine bir tarihçi gözüyle bakan Armaoğlu, siyasetin bir nevi tarihçesini çıkartarak bu alanda çıkacak yeni eserlere ufuk açmıştır.

Türk Siyasi Tarihi

Fahir Armaoğlu

Kronik Kitap

İstanbul 2017

Yunus Özdemir - 16.10.2020

,

1253

Yunus Özdemir Hakkında

Yunus Özdemir

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.
Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin