Türk Tarih Şuurunun İmtihanı

Türk Tarih Şuurunun İmtihanı

Türk Tarih Şuurunun İmtihanı

16.07.2021 - Yunus Özdemir
Türk Tarih Şuurunun İmtihanı

Tarih, üreten ve yeni keşifler yapan insanların tarihi nasıl değiştirdiklerini her zaman yazar. Toplumların kurumsallaşmasıyla üretim ve keşifler söz konusu olduklarında ileri ve geri kalmış iki toplum meydana gelir. Uzun sürmeden bu iki toplum arasında çatışma başlar. Akabinde iç değişim ve dönüşüm ayak sesleri çıkar. Bu durum tarih boyunca devam etmektedir.

Osmanlı tarihi alanında uzman, yüz yaşını tamamladığı 2016’ya kadar okumaları ve araştırmalarıyla yol gösteren Merhum Halil İnalcık, onlarca kitap, yüzlerce makale ile tanık olduğu Osmanlı’nın son yüzyılını ve Türkiye tarihini değerli bilgilerini miras bıraktı. Bu değeri ölçülemeyen, sarsılmaz mirasın küçük bir örneği de “Atatürk ve Demokratik Türkiye” kitabıdır.

Merhum Halil İnalcık Hoca, ilk makalesi millet, vatan ilişkilerini varlık ile yokluk arasındaki tarihi bir dönemin yaşandığı milli mücadele dönemini anlatmaktadır. Lloyd George, Türkleri Amerikan yerlilerine benzeterek, Anadolu'yu tamamen boşaltmaları gerektiğini ilân ediyordu. Milli mücadele döneminde ki düşman tarafı olan ihtilaf devletleri ile Amerika ve Avrupa'nın zihin yapısı ve arzu ettikleri buydu. İnalcık, milli mücadele hazırlık öncesindeki Batı’nın Anadolu toprakları üzerindeki niyet ve emellerini anlatarak, Mustafa Kemal'in faaliyetlerini haklılık bir zemine oturtturmaktadır.

Bu makalesini Atatürk ve Atatürkçülük diye iki bağlamla ele alan İnalcık, bir liderin yeni bir toplum inkılaplarını ilan etmesi ile bunun sonucunda ortaya çıkan sürecin Atatürkçülük oluşumunu anlatıyor. Milli ve seküler bir cumhuriyetin ortaya çıkmasının mimarı olan Mustafa Kemal, batının hayat felsefesini, bütün sembollerini ve değer-hükümleriyle topluma benimsetmek için bir dizi değişimlere imza atmıştı. İnalcık, İnkılapların oluşmasına zemin hazırlayan ve kaynağı olarak gördüğü 1890 ile 1914 yılları arasındaki aydınlanma cağı olduğunu söyler. II. Abdülhamid’in Batı fikrine karşı olmakla beraber, kültür ve eğitim alanlarında ki büyük atılımlar önemli temeller olmuştur. Eğitimde ve dünya görüşünde pozitif ilmi egemen kılmak, devleti halk egemenliği temeline oturtmak, toplumu sınıf kavgasından âzâde bir halk ve bütün insanları eşit görmek gibi fikirler Mustafa Kemal'in gençliğinde etkilenmiştir.

Modernleşme, birey ve toplumun kurumsal işleyişini çağın ihtiyaçlarına uyum sürecidir, diye anlamlandıra biliriz. Kitabın üçüncü kısmı “Modernleşme Problemi”’ni 1922 Lozan Konferansına zaferle gidilmesine rağmen, Batılı devletler Türkiye’yi geri kalmış, gördükleri için müzakerelere eşit hâk varmıyordular. Modernleşme bahanesiyle eşitsizlik muamelesi Batılı devletler tarafından her zaman gösterilmiştir. Yaşanan bu trajedi, bu başlığın ilk dikkat çektiği konusuyla modernleşme probleminin birazda devletlerin politik çıkarları etkili olduğunu gösteriyor.

İnalcık, modern devlet hakkındaki referans ettiği araştırmacıları bu başlıkla geniş bir yelpazeyle anlatır. İktisat tarihçisi Cunningham ile Sosyolog Weber'in ortak fikirleri üzerinde durur. Bu fikir çerçevesinde; Modern cemiyet yapısı, mistik ölçütlerle değil, objektif ekonomik ve sosyal ölçütlerle tayin olabileceğini ileri sürerler. Bir kaç maddeyle modern bir cemiyetin vasıf ve şartlarını şöyle sıralarlar:

  • Halkın çoğunluğunun ihtiyaçları çok çeşitli, hayat standardı ve nüfus başına gelir miktarı, okuyup yazma nispeti yüksek;
  • İş bölümü ve sosyal farklılaşma ilerlemiş olduğu gibi sosyal hareketliliği en yüksek derecede ve bunu sağlayan haberleşme, ulaştırma araçları çok gelişmiş;
  • İlme dayanan teknoloji bütün üretim kollarını kontrol ediyor, insan ve hayvan gücü yerine tabiat kuvvetlerinin istismarı gelmiş;
  • Emek karşılığı üretim nispeti yüksek, lüzumsuz emek ve servet israfı önlenmiş.

Bu maddelerle gelişmiş modern bir cemiyet kriterleri ortaya konmuştur. Buna karşılık gelişmemiş geleneksel cemiyet kavramı ortaya çıkmıştır. Gelişmemiş geleneksel cemiyetin bu başlığa göre en göze çarpan vasfı; yüksek nüfus artışı nispetine karşı yetersiz gelir artışı ve bunun neticesinde daima fakirleşmedir.

Kitabın altıncı kısmı İnalcık’ın verdiği “Türkiye ve Japonya’nın Siyasi Modernleşmesi” konulu konferansıdır. 1962’de New York‘ta yapılan bu ilmi konferans, Türkiye ve Japonya’nın modernleşmesinde bir kaç maddeyle birleştikleri ve ayrıldıkları noktalar ve sebepleri şöyle özetler:

  • İki toplum modernleşmeyi Batılılaşma şeklinde anlamışlardır.
  • İki toplum program ve eğitimle modernleşmeye çalışılmıştır.
  • Her iki toplumda radikal hamleleri muhafazakâr tepkiler ve gerilemeler takip etmiştir.
  • Modernleşmeler askerî teknikle başlamış, sivil ve askerî bürokrasi devlet içinde üstün duruma gelmiştir.
  • Batılılaşmada Japonlar Almanları, Türkler ise Fransızları örnek almışlardır.
  • Japonlar, modernleşmede geleneksel müesseseleri geliştirmek için yapılırken, Türkiye’de ise gelenekleri ret ederek modernleşmeyi seçmiştir.

Bu tespitlerle İnalcık, iki toplumun modernleşme süreçlerini bu kitabında değinmiştir.

Kitabın son başlıkları ise Türk Tarih Şuuru, Ziya Gökalp, Helenizm, Megali İdea'sı konuları işlenmiştir.

Halil İnalcık, on başlıklı makalelerinden oluşan “Atatürk ve Demokratik Türkiye” kitabında tarih şuuru hakkında bazı kavramları anlaşılır hale getirmeye çalışan bir serencam sunar. Türk tarihinde değişim ve dönüşüm yaşanmasının zihin dünyasında ki sebepleri üzerinde duran Halil İnalcık, cumhuriyet ve beraberindeki inkılapların arka planını ve uzantısını anlatmaktadır. Modernleşme sürecinin işlevini Japon Modernleşmesiyle karşılaştırarak olumlu olumsuz sebepleri ortaya çıkartmaya çalışmaktadır. Kitabın son kısmında ise Türk tarih düşüncesi ve fikrine karşı olan Megali Idea'sı hakkında bilgi vererek tezlerini çürütmeye çalışmaktadır.

Halil İnalcık, Atatürk ve Demokratik Türkiye, Kronik Yayınları, 1. Baskı Kasım 2020. 240 s.

Yunus Özdemir - 16.07.2021

,

511

Yunus Özdemir Hakkında

Yunus Özdemir

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.
Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin