Türkiye'nin Maarif Davası - Nurettin Topçu

Türkiye'nin Maarif Davası - Nurettin Topçu

Türkiye'nin Maarif Davası - Nurettin Topçu

21.08.2011 - Hilal Bilgeç
Türkiye'nin Maarif Davası - Nurettin Topçu

Tarih boyunca bütün medeniyetlerin inkişafında en önemli rolü eğitim oynamıştır ve oynamaya devam edecektir. Bütün büyük dinler, medeniyetler gelişimlerini eğitim sayesinde gerçekleştirmişlerdir. İnsanlık yolunu her zaman eğitimle, irfanla aydınlatmış ve bu sayede aklını ve ruhunu geliştirmiştir.

Ne zaman ki eğitim bozulmuş, işte o zaman milletler ve medeniyetler çökmüştür. Bu İslam medeniyeti için de böyle olmuştur. İlk emri ''oku'' olan bu yüce din ortaya çıktığı andan itibaren eğitim, öğretim, irfan, hikmet gibi değerleri yüceltmiş, kendi medeniyetini bu temeller üzerine inşa ederek kalıcı hale gelmiştir.

Okuyacağınız bu eserin temel meselesi; büyük İslam medeniyetinin geçmişteki gücüne tekrar kavuşması için yapılması gereken en önemli işlerden bir tanesinin de eğitimin yeniden doğru bir şekilde İslami değerlerle sistematize edilmesinin gerektiğidir.

Kendi medeniyetimizin yapısına uygun doğru bir eğitim anlayışının ortaya konulması noktasında yapılması gerekenleri etkileyici bir anlatımla ortaya koyan yazarın, kendisinin de eğitimci olması içerden bir gözle, eğitim olgusuna yaklaşması kitabı ayrıca önemli kılan bir husustur.

Nurettin Topçu bu topraklarda yetişmiş, fikir namusuna sahip gerçek bir aydın olarak, bu millet için taşıdığı sorumluluk duygusunu hiçbir zaman yitirmemiştir. İşte bu eser, bu sorumluluk duygusunun bir yansıması olarak yazarın eğitim konusunda yazdığı çeşitli makaleler bir araya getirilerek oluşturulmuş.

Eseri önemli kılan bir başka husus ise yazarın yıllar önce ortaya koyduğu görüşlerin bugün de güncelliğini korumasıdır. Eseri, eğitim sistemimizin en tepe noktasındaki kişilerden tutun da ülkemizdeki bütün öğretmenlere kadar herkesin mutlaka okuması gerektiğini ayrıca belirtmek istiyorum. Eser okununca anlaşılacağı üzere öğretmenler için bir başucu kitabı olmaya haizdir.

Beklenen Gençlik

Bu bölümde yazar, tarih boyunca önemli medeniyetlerin gençliğini değerlendirmiş. "İlk İslam dünyasının yaşattığı gençlik, insanlığa hayır ve hizmet yarışında iken; Cengiz ve Moğol gençlerinin, kestikleri kafalardan kule yapmak hususunda yarıştıklarını görüyoruz." diyerek İslam medeniyetinin yetiştirdiği gençlik ile diğer medeniyetlerinin gençliğini karşılaştırarak bu günün gençliğinin izlemesi gereken yolu ortaya koymuş. "İmanın içselliği ve derinliği nispetinde gençlik değerlidir, verimlidir, takdire layıktır." ifadeleriyle de gençliğimizin taşıması gereken özellikleri çok net bir şekilde ortaya koymuş.

Yazar, daha sonra da tarihsel süreç içersinde gençliğin nasıl bozulduğunu çok çarpıcı bir şekilde ele almış.

Millet Maarifi Türk Maarifi

"Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millette o yöne yürür. Şu halde millet maarif demektir." ifadeleriyle maarifin önemi ortaya koyan yazarımız, milletimizin kültürel kodlarına uygun bir eğitim anlayışının temel dinamiklerinin neler olması gerektiğini ifade etmiş. Maarifteki bozulmanın nerelerden kaynaklandığı çok güzel bir şekilde ele alan yazar, çözüm yollarını da göstermiş.

Mektep

"...Mektebin manası, hikmeti, bizi içersine serpilerek daldığımız hayattan zaman zaman sıyırarak kendimize getirmek, düşünce kudretini kullanmaya zorlamak büyük yolculuğumuzun haritasını gözlerimizin önüne sermektir."

İşte böyle bir misyonla donanmış bir okul anlayışının bugünün gençliğini, bu milleti, yeniden ayağa kalkan medeniyetimizi ihya edecektir. Yapılması gereken budur. Yoksa eğitim şuralarında masa başında ele alınan medeniyetimizin özüne aykırı yaklaşımlar, birtakım kararlar terk edilmedikçe, bu toplumun feraha eremeyeceği açıkça ortadadır.

Muallim

Muallim nedir" İşte yazarımızın veciz ifadesiyle size yanıtı: "Muallim ruhlar sanatkârıdır. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur." Böyle muallimleri olan bir toplum olabilseydik bu ümmetin kötü yazgısını değiştirebilirdik. Ve medeniyetimizi tarihteki ihtişamlı günlerine tekrar kavuşturabilirdik. Müellif, gerçek bir muallimin, İslami değerlerle donanmış hakikat aşığı bir insan olması gerektiğini ifade ediyor. Ahlaki yapısını tamamlamış, irşat vazifesinin bilincinde olan bu muallimler ordusuna ne kadar ihtiyacımız olduğunu bu post-modern zamanlarda daha da iyi anlıyoruz.

Eserin son bölümlerinde ise yazar, eğitim sistemimizin yeniden ihyası için ilköğretimden üniversiteye kadar yapılması gereken değişikleri çeşitli başlıklar altında doğru analizlerle ortaya koymuş. Yazar, İslami bir paradigma çerçevesinde ele alınan eğitim sisteminin bu milletin özüne uygun olduğunu, içinde yaşadığımız buhranları gözler önüne sererek çok etkileyici bir şekilde anlatmış.

Sonuç olarak eseri elinize aldığınız andan itibaren yazarının derin felsefi bakışını, engin bilgisini, konulara vukufiyetini ve bununla birlikte etkileyici üslubunu görünce, eseri elinizden bırakmak istemiyorsunuz. İlk defa yazarı okuyorsanız "mutlaka başka eserlerini okumalıyım" diye düşüneceğinizden eminim. Yeni nesillerin Nurettin Topçu gibi gerçek bir aydını tanımalarının ne kadar da elzem olduğunu bu eseri okuyunca daha da iyi anlıyorsunuz.

Türkiye'nin Maarif Davası
Nurettin Topçu
Dergah Yayınları

Hilal Bilgeç - 21.08.2011

,

10565

Hilal Bilgeç Hakkında

Hilal Bilgeç

1974 doğumlu yazar, Dicle Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği mezunu olup, halen özel bir kurumda öğretmenlik yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.

Yorumlar
  • Melekbyrm 2011.08.27 18:10

    Hocam,teşekkür ederiz.Böyle büyük isimleri unutturan hafızalarımızdan çıkarmak isteyenlere inatla özellikle biz muallimlerin başucu olması gereken kitaplarından.Tekrardan yüreğinize ve emeğinize sağlık...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin