Türklerin Sherlock Holmes’i: Amanvermez Avni

Türklerin Sherlock Holmes’i: Amanvermez Avni

Türklerin Sherlock Holmes’i: Amanvermez Avni

22.01.2021 - Can Varol
Türklerin Sherlock Holmes’i: Amanvermez Avni

Hakkında detaylı malumat sahibi olamadığımız fakat gazeteci olduğu bilinen Ebu’s-Süreyya Sâmi tarafından kaleme alınan ve seri şekilde Beyan Yayınlarınca yayınlanan Amanvermez Avni adlı eser 10 eserden oluşmakta ve her kitap Amanvermez Avni’nin bir macerası üzerine yoğunlaşmaktadır. Öykü formunda olduğu ifade edilen fakat daha çok roman olarak duran bu seri, polisiye türünden yazılmış, gizem, aksiyon ve macera türlerini barındıran bir kurgu ile işlenmiştir.

10 kitaplık Amanvermez Avni serisi, İstanbul’u iyi bilip her köşesini ve bucağını zihninde canlı bir şekilde tutan bir yazarın ürünü. İmparatorluğun payitahtı olan İstanbul, birçok olayın gerçekleştiği yer olarak eserin ana mekânını oluşturmaktadır.

Eserin girişinde “Genel Bir Fikir” başlığıyla Ebu’s-Süreyya Sâmi tarafından bir ön bilgi mahiyetinde Amanvermez Avni karakteri hakkında şunlar aktarılır:

“Sherlock Holmes, Nat Pinkerton, Nick Carter, Lökok, Harry gibi Batu polis hayatında harikalar ortaya koydukları aktarılan üstün zekâ sahiplerine ait hikâyelerinin ne kadar merakla okunduğunu gördükçe Doğu’nun da bu zekâlardan yoksun olmadığını gösterecek güvenilir belgelerin yayınlanmasını milli ve vatani bir görev bildim. Amerikalı bir Pinkerton’un, Parisli bir Lökok’un ellerinde olan bol maddi kaynaklara dayanan başarılını ısrarlı bir şekilde alkışlayan okuyucular, hiç şüphe etmem ki bütün devam edegelen yoksunluklar içinde –yalnız sahip olduğu keskin Doğu’lu zekâsını kullanarak-başarılar kazanan bir Türk Polisini daha fazla takdir edeceklerdir.

Geçen devrin en rahatsız edici, en vasıtasız bir zamanında sırf aklının dâhice çalışmasına güvenerek bu mesleğe giren “Avni” daha yirmi beş yaşında iken arkadaşlarının dikkatini ve hayretini çekmeye başlamış, az zamanda Zaptiye Nezareti yöneticilerinin de takdirini kazanarak en önemli olayların, en gizemli cinayetlerin araştırılması ve takibi kendisine verilmişti. Emniyet hizmetlerine girişinin beşinci senesi “Amanvermez” lakabıyla anılmaya başlamış ve bu lakap memleketin en sefil tabakasına kadar yayılmış, yarası bulanan sefiller bundan pek gocunmakta kendilerini haklı görmüşlerdir. Avni ilk senelerde hırsızlar, yankesiciler, adi kabadayılar için bir afet, bir musibet kesilmişti. Sonraları çalışma alanını bir kat daha yükseklere çıkararak artık Galata Balozlarında, küplü meyhanelerde, bodrum kahvelerinde, kalafat yerlerinde görünmez olmuş, korkutucu ünü daha yukarılardan, mesela konkordiyalardan, verdilerden, kristallerden, yorgancı bahçelerinden, onikiler tarafından falan da işitilmeye başlamıştı.

O zamanın Zaptiye Nezareti bütün kötü idaresine rağmen “Avni”yi pek kıymetli bir organ olarak kabul ediyor, resmen aldığı başkomiserlik maaş ve ödentilerinden başka kendisine ayda bin beş yüz kuruş kadar para ile durumu idareye çalışarak hep başarılı oluyor, imkânsızlık yüzünden hiç geri adım atmıyordu.

“Avni” çok çalıştı, o kadar çok çalıştı ki nihayet vücudu bu güç yetmez çalışmaya dayamayarak kırk iki yaşında yıprandı. Saçında, sakalında bir tane siyah kıl kalmamış halde ahirete göç etti. Ölüm anında yanındaki ahbaplarına:

  • Rahat döşeğimde can vermekte olduğuma kendim de şaşırıyorum!

Demişti. İşte serimizin kahramanı böyle bir “Avni” idi”

Amanvermez Avni Seri 10 kitaptan oluşmaktadır. Bunlar;

Birinci Kitap: Yanmış Adam

İkinci Kitap: Kamelya’nın Ölümü

Üçüncü Kitap: Kanatlı Araba

Dördüncü Kitap: Kara Katil

Beşinci Kitap: Kör Ebe

Altıncı Kitap: Mavi Göz

Yedinci Kitap: Sessiz Tabanca

Sekizinci Kitap: Boyacı

Dokuzuncu Kitap: Ölü

Onuncu Kitap: İskeletler Arasında

Eser, Osmanlıca aslıyla birlikte Yaşar Güçlü tarafından hazırlanarak okuyucuların ilgisine sunulmuştur. Her kitap, bir olay üzerine yoğunlaşarak akıcı ve aksiyon dolu bir anlatımla kendini tamamlar. Tüm bu kitaplarda, Amanvermez Avni’nin zekâsı, kabiliyeti ve olayları ayrıntılı bir biçimde irdeleme kabiliyeti karşısında şaşırmamak elde değil.

Bu tür eserlerin daha çok okuyucu kitlesine ulaşması, hatta dizi-film haline getirilerek kültür endüstrisinde yerel bir unsurun küresel çapta bir olgu haline gelmesi sağlanabilir.

Can Varol - 22.01.2021

,

2901

Can Varol Hakkında

Can Varol

reaksiyoner burjuvazi.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin