Twitter Tepesindeki Okçular

Twitter Tepesindeki Okçular

Twitter Tepesindeki Okçular

10.06.2016 - Enes Can
Twitter Tepesindeki Okçular

(Kitabı anlatmadan önce uyarı nitelindeki şu kısmı lütfen okuyalım!)

Dikkat!
Bu kitabı yaşlılar ve çok yaşlılar, çocuklar ve çok çocuklar; Hamileler ve çocuk yapmak isteyenler; Aşırı radikaller, aşrı sosyal demokratlar, aşırı fanatikler okumasın.

Dikkat!
Berkecan’lar, tikicanlar, aşırı parfüm kokanlar, aşırı fondöten kullananlar; aşırı yobazlar, aşırı partizanlar, aşırı troller; Nişantaşı solcuları, Nişantaşı Müslümanları, plaza sakallıları, plaz-ma yavrucukları okumasın.

Dikkat!
Klavye şövalyeleri, ergen âşıkları, aşırı milliyetçiler, aşırı haşereler; Baba parası yiyenler, en büyük acıları alamadığı o çok pahalı ayakkabının acısı olanlar, at-pazarı siyasetçileri, cafe&shop şairleri okumasın.

Dikkat!
Bu kitap; biraz siyasi, biraz felsefi, biraz sosyolojik, biraz abdestli, oldukça abdestsiz, biraz sitem, oldukça isyan, biraz argo, biraz da küfür içermektedir.

Uyarı!
Akıllı Kitap Uygulaması: (+18 ve -18 için sakıncalı öğeler içermektedir.)

Yazarın adını duymuştum. Tanışmak, şimdiye nasip oldu. Geldi kitapları. Gelmeseydi alırdım kesin. Üleştik kitapları. Azı benim, çoğu tabi ki biraderin.

Okumadan önce yazarıyla ilgili ufak bir araştırma yaptım kitabın. Popüler olmadığı kesindi. Zaten popüler olmayı istemediği belliydi. Şiirden anlıyordu, ama anlatamıyordu. Anlamıyordu çoğu kimse onu. Anlasalardı şiir yazmazdı zaten. Anlıyordu şiirden, evet. Bir kitlesi de vardı. Ama popüler değildi. Çünkü sol-cu değildi. Biraz sol-cu olsa, fazlaca popüler olabilirdi. Ama fazla popülerlik, maazallah…

Bu arada haberiniz olsun sayın yazar; bi mukabil platformlarda adınıza küfürbaz damgasını yakıştırmışlar. Ben okudum, hakkınızı yemişler. Herkes biraz küfür eder. Bazıları sanatsal değildir sadece. Bazıları aynaya söver. Bazıları şiir yazar. Öznenin ne olduğunun bir önemi yok. Aslında herkes kendine söver birazda.

Allahım bana kimi öldürecektim hatırlat, lütfen neye seviniyorduk
hatırlat ne namazıydı bu
Öyle yığılmışım ki geçiştirirken Allahım öyle Allahım yığılmışım ki
Allahım geçiştirirken Allahım
Hatırlat sen hatırlatmazsan bu i.neler unutturur
(syf 14)

Şiirleri okumaya başlarken, bazen bazılarının kendi şiir tarzını oluşturduğu gerçeğini görebiliyorsunuz. Evet, şiir için belirli bir birikim, belirli kalıpsal kurallar bütünlüğü olduğu, yadsınamaz bir gerçekliktir. Ama bir insan kendi cümlelerinden, kendi kalıp ve gerçekliğinden çıkan malzemeye ‘’şiir’’ diyorsa; o da şiirdir. Tabi bu gerçeği şiiri kendi tekelinde tutan o şiir baronları yadsıyacaktır. Kendilerinin bile yazdıktan sonra okuyup anlayamadıkları o köpüklü şiirlerle övünürken meydanlarda, bu gerçekliği hep inkâr edeceklerdir.

Ne şiirden ne kuru fasulyeden hatta mantıdan bir tepsi mantısı
yedim var ya yeni
Parmaklarınızı yersiniz unutuyorsunuz ama unutuyoruz
Hangi intiharı ertelersek o kadar unutuyoruz yaşamamayı okadar
ölüyoruz yaşamak için
(syf 15)

Kitapta yazarın anlatmak istediği gerçekleri kıvırmadan olduğu gibi aktarması ‘’servetifünuncuların’’ hiç hoşuna gitmeyecek olması, bizim de hoşumuza gitmeyecek anlamına gelmiyor. Şiir sanat içindir, şiir halk içindir falanlar filanlar… Bize ne bundan. Şiir, şiirdir. Ve şiir biraz da nefes almak içindir. Şu kısımdaki alıntıyı o yüzden aldık:

Nasıl inandık deyince oluyor bir daha inanınca bir daha oluyorsa bir
daha
Nasıl Türkçeden Türk mandalinden çekirdek anneden çocuk
oluyorsa nasıl
Nasıl ama iste sen de çekinme istemekten iste
İstemek iste bir dilim daha
(syf 23)

Kitabın ilerleyen sayfaları ve sonradan gelen şiirleri biraz politik, fazlaca iğneleyici gelse de yazar, eksiklik ve kusurlara sürekli kılıf uyduran bizlerin, içimize attığımız o kelimelerle, bizim yerimize, şaplak niyetine indiriyor.

Hızı kesildi solcuların sütü kesildi sakalları kesildi
Eski reklamcılar Ermeni oldu yeniden yer yer boşluklar gözüküyor ama
Karpuz sergisinde sergiliyorlar yazın eski komünistleri
Kışın üşüyorlar
(syf 49)

Yazar kitabın da adını taşıyan şiirinde, tüm şiirlerin özetini geçmiş gibi. Muhafazakâr ve İslamcı kesimin kendi muhasebesini yapmakta aciz kaldığı yerlerde biraz abdestli, biraz abdestsiz tokatlıyor.

Çok da yakışıyor tekbir getirmek oradan başlayalım
Getirdiğin tekbir değil mi oradan getirelim gerisini lafın
Getirdiğin tekbir, yaptığın cihad, profilindeki bir cihatçının suratı
sureti remzi simgesi
Getirdiğin tekbir, gırtlakladığın Müslüman, bir de Yahudiye
dayanamıyorsun değil mi tutamıyorsun kendini ha
(syf 58)

Seni de çok bıçkın buldum çok cihatçı ve karizmatik hatta
Kaygısız buldum çok seni
Seni çok bıçkın buldum çok cihatçı ve karizmatik hatta
Kart zamparanın bayrak sallayanı puştun
Demeyeceğim o yüzden mesela
İki tane ezik şiir yazdım derim ama bak
İma ettim diyeceğim veya artık
(Syf 59)

Twitter Tepesindeki Okçular
Eren Safi
Avangad Kitap
İstanbul-Aralık 2015
1.Baskı

Enes Can - 10.06.2016

,

1884

Enes Can Hakkında

Enes Can
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin