Usul-i Din - İbn Hazm

Usul-i Din - İbn Hazm

Usul-i Din - İbn Hazm

23.03.2011 - Ferhat Özbadem
Usul-i Din - İbn Hazm
Esere geçmeden önce eserin müellifi olan İbn Hazm ile ilgili kısa bir bilgi vermemiz hem eserdeki fikirlerin anlaşılmasına katkı sağlar hem de İslam düşünce dünyasında farklı bir yerde duran bir şahsiyeti tanımamıza vesile olur.

İbn Hazm; Hicri 384, Miladi 994 yılının Ramazan ayında Endülüs'ün meşhur şehri Kurtuba'da dünyaya geldi. Babası Ahmed, kıymetli bir ilim adamı olduğundan ve aynı zamanda Halife Mansur ve oğlu Muzaffer'in döneminde vezirlik yaptığından dolayı İbn Hazm'ın çocukluğu lüks bir hayat içerisinde geçti. İbn Hazm da 1023'te kendisine halifelik üzerine biat edilen Müstezhar Billah tarafından vezirliğe getirildi, ancak bu görevinde uzun süre kalamadı. Halife 7 hafta sonra öldürüldü ve İbn Hazm da hapse atıldı. Daha sonra Hişam el-Mutemed Billah döneminde ikinci defa vezaret görevine getirildi; fakat sonunda bu görevi bırakarak kendisini tamamen ilmî araştırmalara verdi.

İbn Hazm, hadis ilimlerinde ve fıkıhta otoriteydi, Kitap ve Sünnet'ten hüküm çıkarma gücüne sahipti. Siyer ve tarih konularında da ulaştığı üstün seviyeden dolayı ortaya koyduğu her meseleye tarihten yaşanmış örnekler getirmesini kolaylaştırıyordu. Bunlardan başka mantık ilmiyle de uğraşmış ve bu konuyla ilgili olarak "et-Takrîb" isimli bir eser yazmıştır. Daha sonra mantık ilmini bırakarak tamamen İslâmî ilimlere yönelmiştir. Aslında o zaten, mantık örneklerini bile hep fıkıhtan vermekteydi.

Öğreniminin ilk dönemlerinde Maliki fıkhını incelemiş, Muvatta'yı okumuştur. Daha sonra Şafii fıkhına yönelmiş ve bu mezhebin koyu bir taraftarı olmuştur. Bilahere Zahirî mezhebine bağlanmıştır ki kurucusu daha önceleri Şafii olan Davud b. Ali ez-Zahiri'dir (H.202-270/M.817-884) İbn Hazm, bu mezhebin kök salması için her yerde onun savunmasını yapmış ve bu konuda kitaplar yazmıştır.

"İbn Hazm edebiyat, hadis, dinler tarihi, dilbilim gibi oldukça geniş bir tayfı kucaklayan ilgilere sahip bir şahsiyettir. Bununla birlikte onun "mümeyyiz vasfı"nı fıkıh ve metodoloji (usul ilmi) oluşturur. Yalnız çağının değil, İslam tarihinin de en büyük otoritelerinden biri olan İbn Hazm'ın Usuli din adlı bu kısa, fakat adından çok söz edilen kitabında dinin kaynakları konusundaki görüşlerini açıklıyor ve en belirgin vasfı olarak da 'kıyas'a karşılık 'hadisin önemini vurguluyor. Metnin sonuna konunun daha iyi anlaşılması amacıyla ibn Hazm'ın usul hakkındaki görüşlerini irdeleyen bir makale eklenmiştir. Kitap, bu haliyle İbn Hazm'ın usul konusundaki görüşlerinin bir özeti mahiyetindedir." (Arka kapak yazısı)

İbn Hazm; Davud b Ali ez-Zahiri'nin kurucusu olduğu "Zahiri" mezhebinin en büyük temsilcisi, usulcü, fakih, muhaddis, tarihçi, edip ve şairdir. Tartışmacı kimliğinden dolayı şu İbn Hazm ile ilgili şu söz meşhur olmuştur: "Haccac'ın kılıcı ne ise, İbn Hazm'ın dili de odur."

Allah'ın varlığı, dini hükümlerin kendi delillerinden çıkarılması, ilâhî kelâmın anlaşılması, muhaliflerin reddi, hak ile batılın ayırt edilmesi gibi konularda gerekli olduğundan mantık ve felsefe bilgisini İslâm âlimleri için vazgeçilmez bir şart olarak kabul eden İbn Hazm, mantıkta Aristocu bir çizgide yer almakla birlikte bu ilmin konularını işlerken dinî örnekler seçmiş, yer yer Aristo'ya muhalefet etmiştir.

Kitaba Dair:

Usul-i Dîn'in tanımı: Kalb ile inanılması lâzım olan bilgiler, iman ve itikad bilgileri

Eserde ele alınan konular "fasl" olarak başlıklar olarak ele alınmış. Ana başlık fasl'ın hemen devamında izah mahiyetinde alt fasl başlıklar açılmış.

Eserin giriş kısmında, müellif İbn Hazm'ın hayatı ve eserleri ile ilgili kısa bir bilgi verilmiş. Kitabın orijinal metninin ilk konusu, "İcma" konusudur. İbn Hazm, "icma" konusunda kendisinden önceki anlayışları tenkit etmek ile başlıyor. Mütevatir nakil üzerinde kısaca durduktan sonra, Ahad haber üzerinde bilinen usuller dışında bir kritik yapıyor. Ahad haberi üç şekilde tasnif edip izah ediyor.

Ezberi kötü olan adil ravinin nakli kabul edilemez faslının alt başlık fasıllarından birinde, bir kimsenin bir ayet ve hadis için "bu mensuhtur" diyemeyeceğini sadece eğer icma var ise böyle bir durumun olabileceğini ifade ediyor.

İslam üşünce geleneğinin kadim tartışma konularından biri olan "Sünnet Kur'an'ı nesheder mi?" konusunda, sünnetin Kur'an'ı neshedebileceği düşüncesini savunuyor İbn Hazm.

Amel ve niyet ilişkisi konusunda görüşü ise şöyle İbn Hazm'ın: Amel ile niyet arasında uzun zaman olmamalıdır. Amel ile niyet bitişik olmalıdır.

"Sahabenin hepsi adildir" tespitini daha önce Ahmet Naim Bey'in Hadis usulü kitabında görmüştük. Bu tespit aynı ile İbn Hazm'ın Usul-i Din eserinde de vaki. Sahabenin nakli ile yaptığı çelişirse ne yapılır meselesinde ise, nakli alınır, yaptığı fiil terk edilir kaidesini delilleri ile ispatlıyor.

Hitab ve sınırlandırma bahsinde, "hitabın sınırlılığı delili ile hareket etmek helal değildir" cümlesi ile giriş yapılıyor. Hitap da kast edilen ile diğerleri arasındaki fark izah edildikten sonra, genel kaide olarak sınırlandırmanın caiz olmadığı fikri ortaya konuyor.

Taklid mevzuunda, "taklid haramdır" diyor İbn Hazm. İlim öğrenme konusunda alim ve avamın eşit sorumluluk taşıdığını herkesin seviyesine göre içtihada hakkı vardır görüşünü savunuyor.

Kitabın sonunda İbn Hazm'ın; Din hukukunda kıyası red etme sebebi ve delilleri ile ilgili bir makale eklenmiş. Kendi fikri disiplini içinde tutarlılığı göze çarpan bu konuda, kıyasın gerekliliği ile ilgili alimlerin görüşleri okunduktan sonra bu konuda görüş sahibi olmak daha evla/faziletlidir. Kıyas vardır ve haktır düşüncesine sahip olan bendeniz, kitap tanıtım/eleştiri yazısı yazdığımdan konu ile ilgili delil sunma durumunda değilim.

Hariçten yorum:
"İbn Haldun'un da belirttiği gibi Sünni alimleri çok sert bir üslupla eleştirdiği için eserlerinde ortaya koyduğu değerli görüşlerden yeterince faydalanılmasını engellemiştir (Mukaddime, III, 1048). Bununla birlikte İbn Rüşd ve Takıyyüddin İbn Teymiyye kelamcıların tenkidine ilişkin konularda İbn Hazm'dan büyük ölçüde faydalanmışlardır. M. Reşid Rıza, her asırda İbn Hazm'ın eserlerinden yararlanan pek çok alimin bulunduğunu, ancak onun adını sadece tenkit etmek amacıyla andıklarını söyler (Tefsîrü'l-menâr, VII, 144). İbn Hazm'ı tenkit edenler arasında İsa b. Sehl el-Esedi, İbn Teymiyye, İbn Abdülber en-Nemeri, Ömer b. Muhammed es-Sekuni, İbn Kayyim el-Cevziyye, Ahmed b. Nasır el-Hamed gibi âlimler yer alır. Tenkit noktaları, daha çok nakle dönmeyi ısrarla savunduğu halde felsefî kültürün etkisinde kalarak görüşlerini naslardan hareketle temellendiremediği konularında yoğunlaşır. Bu tenkitler bir yana, itikadi problemleri mantık ve felsefe kültüründen faydalanarak çözmeye çalışması ve bunu yaparken nasları ihmal etmemeyi gerekli görmesi açısından İbn Hazm'ın Gazzali'den önce kelâm tarihinde yeni bir çığır açtığını söylemek gerekir." (Prof. Yusuf Şevki Yavuz)

Usul-i Din - İbn Hazm - İnsan Yayınları - Ter. İbrahim Aydın Ferhat Özbadem - 23.03.2011

,

3313

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılında Adıyaman?da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman'da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli üç çocuk babasıdır.

zeynepder.org, haberdurus.com, gulder.info, dunyabizim.com, kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri:

  • Ebrulim
  • Kur'an'ın Gölgesinde Hz. Muhammed
  • Cennetin Yolu
  • Kur'an'ı Nasıl Okumalı
  • 40 Esas 40 Düstur
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin