Vahiyle Direnmek - Ramazan Kayan

Vahiyle Direnmek - Ramazan Kayan

Vahiyle Direnmek - Ramazan Kayan

21.07.2011 - Mustafa Atalay
Vahiyle Direnmek - Ramazan Kayan

"Yeryüzünü ateş topu ve kan gölüne çeviren sömürgeci güçlerin kirli hesaplarını ve hedeflerini gördükçe, direniş cümleleri kurmanın bir vücubiyet arzettiği kanaati hâsıl oldu"

Zamana kelimelerle tutunmak zordur. Kelimelerin hâkimiyetinde ilerleyen yaşamın, kelimelere değer verilmeyen bir zaman aralığında, kelimeleri zamana tutturmak da zordur.

Sınav, imtihan, ağır zorluklar… Hz. İbrahim"in kelimelerle sınandığı çağdan binlerce yıl ötede yine kelimelerle sınanmamız bugün de devam ediyor. Sağımıza solumuza ‘yıldız, ay ve güneş" metaforu üzerinden hakimiyet iddia eden tüm düşünce sistemlerine reddiyeler sunarken, kendi nefsimize söz geçirememekten şekvacı bir şekilde, bir türlü "la" bıçağını boğazımıza çalamıyoruz. Modernizmin günah odunlarıyla yaktığı ateşin içerisine atılıyoruz ve hâlâ teslimiyetin o cennet bahçesi rahatlığına tüm rahatsızlığımıza rağmen yanaşmıyoruz.

Bugüne dair tahliller yapmanın uzağında, bugünde yaşamanın bir bedelinin olmayacağını düşünüyoruz. Oysa bugünde yaşamanın hakkını vermek ve bugüne dair bir nefes olmak açısından, çıkmazlarımıza dair, Vahiy ekseninde çözümler aramak gerekiyor. Arayışlarımıza cevap olacak kapasitede ve çıkmazlarımızı en ince ayrıntısına kadar gözlemleyen ve bizlere öğütler sunan bir eser; Vahiyle Direnmek.

Yeniden dirilişin yol haritasını belirlemek üzere kaleme alınmış bir eser. Yazar Ramazan Kayan"ın enfes tespitleriyle dopdolu ve bugüne dair çıkmazlarımızı, hatalarımızı, açmazlarımızı yani bütün hayatımızı göz önüne alarak çözümler ortaya koyan bir eser.

Toplam on yedi makaleden oluşan kitabımız, yüz elli sayfa hacminde. Kısa sürede okunabilecek bir hacmin avantajlığında ve sohbet havasında akıcı bir dilin rehberliğinde tam da yaz döneminde elimize almamız gereken bir eser. Zira eksikliklerimizi gözden geçirdiğimiz ve kendimize zaman ayırmaya çalıştığımız bu dönemde, eksikliklerimizi ortaya koyan ve bize bir yol gösterecek eser bulmak kolay olmasa gerektir.

Eserimiz birçok konuya değiniyor. Bunlardan bazılarını açıklamak eserimizi daha iyi ortaya koymaya yardımcı olacaktır:

"Vahiyle direnmek" nedir sorusuna cevaplar tutuşturarak başlayan eserimiz "artık dinlenme zamanı değil, ayağa kalkma zamanı…" diyerek günümüze dair tahlillerini bir biri ardına sıralamaya başlıyor.

"Yeni bir toplumun için" adlı makalede yaşadığımız çağın "korku, kaos, kuşku ve kaygı" çağı olduğu belirtilerek, bu çağda yeni bir toplum inşası için yapmamız gerekenler on madde ile sıralanıyor.

"Maşeri vicdan" adlı makalede ise bugünün en ciddi toplumsal sorunları olarak "dertsizlik, aldırışsızlık ve duyarsızlık" sunulurken, yaşadığımız bu zaman diliminde sorumluluklarımızı üzerimizden atma çabasıyla yaptığımız iyiliklerden(!) bahsediliyor. Ve yaşadığımız toplumu dert edinmenin olmazsa olmaz ödevimiz olduğu belirtiliyor.

"Gençliğe biçilen rol; çizilen yol yanlış" başlığı altında, bugünün gençlerini anlamayan ve sürüklendikleri bataklıktan kurtarılmayı bekleyen bu gençlere çözüm önerileri sunulmamasından bahsediyor yazar. Ayrıca gençliğin öğüt değil, bir örnek istediklerini ve bu örnekleri kolayca sahiplendikleri vurgulanarak, gençlik üzerine çalışma yapanların bu gibi noktalara dikkat etmesi gerektiği belirtiliyor.

"Bir konfor ki, karşısında Ebuzer yok!"… Başlığından da anlaşılacağı üzere, zenginleşerek yüreklerimizin fakirleştiği, konforun risksiz bir hayata bizleri mecbur ettiği ve statükonun elemanı olmaya aday bir Müslüman kitlesinin oluştuğu örneklerle çarpıcı bir şekilde okura sunuluyor. Bunu acı bir gerçek olan bir alıntıyla daha da perçinlemek istersek: "Gençlik yıllarında, kitapevlerinin raflarındaki kitaplara sahip olamamanın hüznünü yaşayanlar, şimdilerde kafa konforları bozulmasın diye kitaplara mesafe koymaya başladılar…"

Şu an da içinde bulunduğumuz tatil konusuna da değinen yazar, tatilin olsa olsa bir tebdil olacağı, bunun da bizi bir atalet ve tembelliğe mahkum etmesinin ürkütücü olduğu üzerinde duruyor. Tatil ile Allahsız bir alan yaratılma çabalarının olduğunu, bu gerçeği görmemiz gerektiği ve buna karşılık olarak tatili, "bir işte yorulunca başka bir işle dinlenme" prensibiyle yapmamız gerektiği vurgulanıyor.

Daha birçok konuya değiniyor eserimiz. Medya, Müslüman camiaları tehdit eden unsurlar, Toplumsal bozulma, çevre ve insan, kardeşlik ve dostluk, bir dirilme ayı olarak Ramazan ve ölüm ile modern dünyanın karmaşası arasında yüreğimize bulaşan çıkmazlarımızı bize ayrı ayrı tanıtıyor ve bunlara öğütler tutuşturuyor.

Yorgun düşen ruhumuzu gözden geçirmek ve çıkmazlarımız üzerinde bir düşünce denizine açılarak kendimizi kontrol etmek ve yaralarımızı onarmak istiyorsak, bu eser tam bize göre diyebilirim.

Vahiyle Direnmek
Ramazan Kayan
Çıra Yayınları
150 sayfa

Mustafa Atalay - 21.07.2011

,

2080

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin