Vahy İle İnşa Edilmeli Gönüller

Vahy İle İnşa Edilmeli Gönüller

Vahy İle İnşa Edilmeli Gönüller

07.11.2012 - Ersin Kendir
Vahy İle İnşa Edilmeli Gönüller
Herkes Kur'an-ı Kerim'i anlayamıyor, anlasa da etraflıca bir bilgiye sahip olamıyor. Ayrıca bu alanda kendini yetiştirmiş kişiler haricinde toplum olarak çok eksikliklerimiz olduğu aşikârdır. Bu eser günümüzde zaman mefhumunun çok değerli olması hasebiyle Kur'an halkaları oluşturan, ders halkaları tertip edenler için pratik ve doyurucu faydalı bir çalışmadır, özet bir bilgi sunmaktadır yani Kur'an-ı kerimi değişik bir boyutta okuma imkânı buluyoruz.

"Kur'an Surelerinin Kimliği" adından da anlaşılacağı gibi bu eserde GBT gibi yani genel bilgi taraması diyebileceğimiz, her sûreyle ilgili üç temel tanımlama bulunmaktadır. İlk önce surenin ismi, varsa ikinci isimleri ile birlikte. Ardından ayet sayısı değişik ekollere göre belirtilmiş, sûrenin hangi olay üzere veya nerde indirildiği belirtilmiştir. Sonrasında ise surenin ana teması nedir bunlardan bahsedilmektedir.

"Bir kimsenin Allah'ı ne kadar sevdiği, onun Allah'ın kitabına nasıl muamele ettiği ile anlaşılır."
Mustafa İslâmoğlu konu ile ilgili bir söyleşisinde şu şekilde bir örnek vermektedir; "Bir Müslüman olarak ayetleri kafamıza bir etiket ile yerleştirmeliyiz, mesela; Kur'an da tek olan "fıtrat" ile ilgili ayeti nerelerde aramalıyız hangi sûrededir diye bir soru sorsak tahmin olarak kim der ki Rum suresinde olabilir bu ayet diye. Bu sebepten bazı sûrelerin tek bir konusu değil birden fazla konusu bulunmaktadır. Buna örnek olarak en uzun sûre olan Bakara sûresini de gösterebiliriz.
Hadi soralım kendimize; Bakara sûresi neden bahsediyor?
Şimdi kalkıp 286 ayet tek bir konuyu anlatıyor diyemeyiz."


Bu sebeple Müslüman olarak dinimizi iyi bilmeliyiz dinimizi bilmek için de evvela kitabımızı, kılavuzumuzu iyi bilmeliyiz. "kişi bildiğinin âlimi, bilmediğinin cahilidir" sözüne istinaden biz Müslüman olarak kitabımızı, Kur'an'ı Kerim'i bilmiyorsak cahiliz bunun başka izahı yoktur. İnsanlar yıllarını vererek dünyevi ilimleri öğreniyor onlarca kitap bitirip alanında uzman oluyor ama kendi dininin kitabını okumaya bir an olsun vakit bulamıyor. Asıl kariyer kitabını, asıl kılavuzunu okumuyor. Hiç mümkün müdür ki bu insan bezm-i elest'te verdiği sözü tutmuş olsun ve rabbine verdiği söze sadık kalmış sayılsın, asla ve kat'a mümkün değildir.

"İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebût-2) ayetinin buyurduğu gibi dinimizi öğrenmeden yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i okumadan, anlamadan sadece iman ettik demekle kurtulacağını sanıyor insanlar. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'i okuyup anlamamız ve hayat kılavuzu yapmamız için göndermiştir, altın yaldızlı kılıflar içinde duvara asmak için göndermemiştir. Bir Müslüman olarak kitabımızı okuyup anlayabilmek ve anlamamıza yardımcı olabilecek eserlere talip olmalıyız. Bu eser de bize Kur'an-ı Kerim'i anlamaya götürecek yolda bir adım atmaya vesile olarak görmekteyim.

Nasıl ki bir şeyi tanıyabilmek için önce kimliğini sorguluyorsak Kur'an-ı Kerim'in de her bir suresinin kimliğinin olduğunu bilmeliyiz bu sebepten kitabımızı hikâye, masal kitabı gibi yâda yüzeysel değil de içine girerek kimliklerini incelemek gereklidir. Böylelikle bir bütün olarak Kur'an-ı Kerim, okuyanın kafasında şeklenmiş ve yuvasına oturmuş olacaktır. Aksi durumda çok karışık ve okumakla bitmez bir kitap olarak algılanıp nefs ve şeytanın vesvesesi ile okumaktan vazgeçilebilir.

Örnek vermek gerekirse; hiç bilmediğimiz bir şehre yâda ülkeye gitmeden önce haritadan kuş bakışı olarak bütüne bakılır ardından varılacak hedefe yaklaşıp incelenir.

Eseri hazırlayan Mustafa İslamoğlu bir söyleşisinde şu örneği vermektedir; "Her şehrin meşhur olduğu bir şeyi var: Gaziantep baklava, Şanlıurfa kebap, Kayseri pastırma ile meşhur. Bir şehrin adı geçti mi "Oranın nesi meşhur?" diye sorarız hemen. Peki, bir sûrenin adı geçti mi, "O sûrenin nesi meşhur?" diye bir soru gelse, buna verecek bir cevabımız olmalı değil mi bir mü'min olarak? Mesela "Fâtır" Sûresi dedim ben. Hemen o muhteşem 10. âyet gelmeli aklınıza: "O'na sadece güzel sözler yücelir, o sözleri yücelten ise Salih amellerdir." Bir müftü, vaiz, imam, öğretmen veya Kur'an'a aşina bir mümine "En'am Sûresi neyden bahsediyor?" dediğinde, "hayvandan" derse, çok komik bir şey olmaz mı? En'am Sûresi eşittir "tevhid sûresi" diyebilmesi lazım.
Sûreler de şehirlere benzer. Neresini gezdin arkadaş? Bu şehrin gezilecek yerleri var. Gittin mi Kars'ın kalesine çıkacaksın, Ani Harabeleri'ne gideceksin. Doğubayazıt'a gidince İshakpaşa Sarayı'nı göreceksin. Uzun Gölü görmeyen, Trabzon'u gördüm demesin. Bir kere teknik hususiyetleri var. Mesela 'Kur'an'da adı peygamber adı olan kaç sûre vardır?' sorusu teknik bir sorudur ama işin ilgilisinin bilmesi gerekir. Kur'an'da hamd ile başlayan kaç sûre vardır? Teknik bir sorudur ama hoş sorulardır bunlar. Kur'an'ın en kısa üç sûresi var, say bana dense inanın İhlâs diye başlar; yanlış."


Hayatı Kur'an'la tanımaya, hayatı Kur'an'laştırmaya gayret eden insanlar olmalıyız. Bunun için Kur'an'ı konuşmaya, Kur'an'la konuşmaya çalışmalı bize sorulan bir soru karşısında lâl olup kalmamalıyız. Dahası var ki rabbimiz sormaz mı bizlere ey kulum şu ayeti görmedin mi? neden yasaklarıma uymadın diye. Ya Rabbi, benim bu âyetten haberim yoktu diyebilecek miyiz? Maalesef ki diyemeyeceğiz, o sebepten Kur'an Surelerinin Kimliği bizleri yüce kitabımızı anlamak ve okumak için hazırlayan değerli bir eser olacaktır.

Kitabımız Kur'an-ı Kerim'i anlayabilmek ve yaşayabilmek duası ile.


Kur'an Sûrelerinin Kimliği
Mustafa İslâmoğlu
Akabe Vakfı Yayınları
Ağustos 2011
6. Baskı
558 sayfa
Ersin Kendir - 07.11.2012

,

2019

Ersin Kendir Hakkında

Ersin Kendir

Ordu'da doğdu, İstanbul'da yaşıyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin