Vezirlik Müessesesine Bir Bakış

Vezirlik Müessesesine Bir Bakış

Vezirlik Müessesesine Bir Bakış

12.03.2020 - Yunus Özdemir
Vezirlik Müessesesine Bir Bakış

Devlet ile toplum arasındaki etkileşimi sağlayan yapılara her zaman ihtiyaç duyulmuştur. Bu yapılar yöneten ile yönetilen arasındaki ilişkiler adaletli olduğu sürece devam etmiştir. Adalet, beraberliği sağlayan, devleti kalıcı yapan önemli bir formül olmuştur. Tarihteki güçlü devletler, adaletli yöneticilerin omuzlarındaydı.

Amerikalı tarihçi Carla L. Klausner, 1055’te Tuğrul Beyin Bağdat’a girişinden, 1194’te II. Tuğrul’un ölümüne kadar Büyük Selçuklularda ve Irak Selçuklularında Vezirlik müessesesini ele alan monografik bir çalışma ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, yazarın doktora tezidir. Yazar, Selçuklu Tarihi hakkında ki çalışmalarını bu tezle sınırlı tutmuştur ve akademik tarih çalışmalarını Ortadoğu Tarihi hakkında yapmaya başlamıştır. Özellikle Filistin-İsrail Meselesi hakkında çalışmalarına devam etmektedir.

Yazar, Selçuklulardaki devlet mekanizmasının yapısını ve işleyişini kavramak, böylece çıkarımlar elde etmek için önemli meslekler üzerinde durmuştur. Siyasî ve idari diyalogların önemli bir işlevini tamamlayan vezirlik müessesesi, yazarın devlet yapısı hakkındaki incelemesi hakkında kilit nokta olmuştur. Keza merkez ile eyaletlerin yönetimi etkili ve istikrarı, yönetici kadronun her biriminde halka güven hissi vermesi önemliydi. Bu çalışma 10. ile 11. yüzyılın dünya görüşünü bilmemiz, konuyu anlamamıza yardımcı olacaktır. Bu dönem için hükümdarın halk ile doğrudan diyalog kurmayarak, vezirin aracılığı ile diyalog kurması, vezirlik müessesini elzem kılmıştır.

Vezirlik Makamı

Abbasîlerde kullanılan ve ilk olarak Ebu Selemetül Halâl'e verilen, Vezirlik rütbesi ile İslam Coğrafyasının yönetici geleneğinin en önemli makamı olmuştur. Yazar Klausner, vezirin işlevlerinden birinin devletin mali gücü olan hazineyi güçlendirmek ve korumak olduğunu işaret eder. Vezirin, vergi toplayarak hazineye maddi güç kazandırma sorumluluğuna sahip olduğunu anlatır. Halktan devletin hazinesine aktarma işlevi, her yönüyle vezire ait olması, vergi kanunları ve mali politikalar konusunda vezirlik müessesinin işlevini önemli hale getirmiştir.

Klausner, Nizâmü'l-Mülk’ten bahsederek, dönemin şartları dahilinde yaşanan olaylara değinerek, vezirin; mali, askeri, hukuki, dini ve merasimlerden bahsetmekte. Böylece vezirliğin işlevi hakkında okuru, aydınlatmaktadır. Vezirliğin, seçimi konusunda Nizâmü'l-Mülk’ün ortaya koyduğu ideal görüşe göre; bir meslekte ilerlemek için kabiliyet ve liyakat şartlarını yerine getirmek, olduğunu söyler.

Klausner, kabiliyet ve liyakatın yerini çoğu kez, adam kaydırma ve entrikalarla vezirliğe gelen insanlar olmuştur. Halife el-Müstazhir'in döneminde Muhammed Ebû'l-Kâsım ez-Zaîm’in 50 yıllık bir sürede resmi mevkilerde ve derecelerde adım adım yükselerek, vezir olduğunu anlatarak, bu sürecin işleyişini örneklemiştir. Vezirliğin eğitimi ve yetiştiriciliği, konusunda Klausner Vezir Nizâmü'l-Mülk’ten örnekle medrese eğitimiyle en iyi erdemli vasıfları kendinde geliştirmek gerektiğine işaret eder.

Sağlıklı talebeler, hocalarına tüm yönüyle bağlı olmalarını, ön koşul olarak kabul edilir.

Dürüstlük, olgunluk ve yetenek olarak en iyi olanlar en önce seçilirdi. Görev alanlarda aile geçmişi, sosyal statü ve akrabalık bağlarına bakılmaksızın kabiliyet ve liyakat en önemli/öncelikli şartlardı.

Vezirliğin ayrıcalıklı ve riskli yönleri Selçuklu Devletinin idaresinin en önemli mevkiine gelmesi durumu en büyük etkendir. Klausner, Sasani idari kültüründen Selçuklu Devletine geçen Vezirlik müessesesini çok yönlü özellikleriyle, aydınlatıcı bilgilerle, kapsamlı bir kılavuz niteliğinde bir çalışmayı ortaya çıkartmıştır. İslam tarihinde sivil idare müessesesini en önde gelen vezirlik mevkiinin ayrıcalıklı ve riskli yönlerini ünlü vezir Nizâmü'l-Mülk hakkında ki kaynaklara başvurarak hazırladığı önemli bir çalışmaya imza atmıştır.

Carla L. Klausner

Selçuklularda Vezirlik

Sivil İdare Üzerine Bir Araştırma 1055-1194

Çev., Mehmet Fatih Baş, Sinan Tarifci

Kronik Kitap

1. Baskı Ocak 2019.

Yunus Özdemir - 12.03.2020

,

3293

Yunus Özdemir Hakkında

Yunus Özdemir

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.
Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin