Yeni Sosyal Hareketler - Kenan Çayır

Yeni Sosyal Hareketler - Kenan Çayır

Yeni Sosyal Hareketler - Kenan Çayır

07.12.2015 - Muhammet Güzel
Yeni Sosyal Hareketler - Kenan Çayır

Klasik sosyolojiye göre sosyal hareketler yapısal gerginliğe, ekonomik krize ve modernleşmeye tepki olarak ortaya çıkan olgulardır

‘Yeni sosyal hareketler’ ya da bir başka adlandırma ile ‘kimlik yönelimli’ paradigmanın temsilcilerinden Alberto Melucci ise yazısından toplumsal çatışmaların geleneksel ekonomik alandan kültürel alana kaydığını ileri sürmekte ve yeni sosyal hareketlerin asıl etkilerinin sembolik (kültürel)alanda görüldüğü tezini geliştirmektedir.

TOPLUMSAL SAHNENİN YENİ AKTÖRLERİ: YENİ SOSYAL HAREKETLER KENAN ÇAYIR

Sosyal hareketlerin analizinde klasik sosyoloji iki aşırı uçta dolaşır. Kolektif hareketi ya yapısal bir krizin ya da ortak inançların bir ifadesi olarak açıklar. (sf.13)

Bu modelde bireysel ve toplumsal hareket, modernliğin tarihsel sürecinin bir sonucu olarak görülür. Birey ve toplumsal hareketler, insanın kendisini geleneksel bağların (din, akrabalık vs.) boğuculuğundan özgürleştirdiği bir tarihsel süreç içine oturulur. (sf. 13)

Smelser kolektif davranışı, modernleşme sürecinin doğurduğu yapısal değişimlere tepki olarak ortaya çıkan irrasyonel ve geçici hareketler olarak değerlendirir. (sf.14)

İkinci olarak sosyal hareketleri, modernleşme sürecinin meyvelerinden herkes faydalandığında zayıflayacak geçici bir olgu olarak algılamaktadır. Dolayısıyla klasik sosyal hareketler sosyolojisi, değişimin gerçek dinamiğinin toplumda değil tarihte yattığını ileri sürmektedir. (Sf.14)

Bu aktörler belirli hedeflere ve rasyonel stratejilere sahiptirler. Mücadeleleri ekonomik olmaktan çok, kimliği rahatça ifade edebilme, katılım ve sivil haklar gibi kavramlar çerçevesinde kültürel hedefleri doğrultusunda kamuoyu ve medya desteği sağlamaya çalışan profesyonel sosyal hareketler örgütleri ile mobilize olmaktadır. (sf.15)

Söz konusu yeni hareketleri anlamlandırmak için yeni hareket teorileri ortaya çıkmıştır. Bunların başlıcaları Amerika’da etkin olan kaynak mobilizasyonu paradigması ve Avrupa’da etkin olan yeni sosyal hareketler paradigmasıdır. Bunlardan ilki, yeni hareketlerce yaratılan çatışmanın ekonomik/politik, ikincisi ise kültürel yönü üzerinde durulmaktadır. (Sf.15)

YENİ SOSYAL HAREKETLER

Modernliğn ilk dönemlerindeki hakim hareketler ekonomik çıkarlar üzerinde yoğunlaşmış, genelde tek bir sosyal sınıftan oluşan üyeleriyle siyasal gücü ele geçirmek için merkezi bir şekilde örgütlenmişlerdir. Devrim fikriyle özdeşleşmiş ve neredeyse bir siyasal partinin ya da siyasal hareketin gölgesinde şekillenen işçi hareketleri bu tip hareketlerin en iyi örneklerinden biridir. Bu hareketlerin içindeki işçiler, birer aktörden ziyade tarihsel bir zorunluluğu yerine getirmek için mücadele eden figürlerdir. (sf.15)

Touranie yeni sosyal hareketleri, kendisinin post endüstriyel toplum paradigmasına oturtur. Post –endüstriyel toplum, yeni güç merkezi ve yeni ilişki biçimleriyle yeni bir toplum tipidir. (sf.15)

Touranie’e göre sosyal hareketler, toplumsal aktörlerin sivil toplumun yapısı üzerindeki mücadelelerinden doğmaktadır. (sf.15)

Yeni sosyal hareketlerin ortaya çıkışı hakkındaki Offe farklı bir çerçeve çizer. Ona göre yeni sosyal hareketler Batı’da refah toplumu modeline yönelen tehditlerle beraber ortaya çıkmıştır. (Sf.16)

Hakim kolektif aktörler, kurumsallaşmış baskı grupları ve siyasal partilerdir. Bunlar da özel hayatın değerlerini ve katılımı değersizleştiren bir düzeni vurgulamaktadır. (Sf.16)

Kadın hareketlerinin yükselişinin sebebi, günümüz kadınlarının yirmi otuz yıl öncesine oranla daha fazla sömürülmeleri değil, çağdaş toplumda kimlik, katılım ve kendini gerçekleştirme üzerinde önemle durmalarıdır. (sf.16)

Artık soru,’tehlike altındaki hayat tarzlarının nasıl savunulacağı ya da yeni hayat tarzlarının pratiğe nasıl aktarılacağıdır.(Sf.18)

Yeni sosyal hareketler, hedefleri açısından da geçmişin ütopyacı ve romantik hareketlerinden farklıdır. Ütopyacı hareketler toplumsal, politik ve ekonomik alanı modern öncesi bir cemaat anlayışı içinde eritmeyi amaçlarken, yeni sosyal hareketler modern toplumun yapısal farklılaşmasının savunmakta ve stratejik olamayan hareket için alan açmaktadır. Cohen bu olguyu ‘ kendini sınırlayan radikalizm ‘ olarak adlandırır. (sf.18)

Eski sosyal hareketler ekonomik olarak tanımlanan sınıf tabanına sahip iken, yeni hareketlerin toplumsal tabanı farklı sınıflardan oluşmaktadır. Eski hareketler girişimciler, işçiler ve orta sınıftan destek bulmaktadır. Bu yeni orta sınıf, hedefleri geleneksel sınıflardan daha genel olan modern ve ‘’sınıf farkındalığına’’ sahip bir gruptur.(sf.19)

Çağdaş sosyal hareketlerin eski hareketlerden farklılaştığı bir diğer nokta örgütsel yapılardır. Eski hareketlerin ‘ büyük liderler’ eşiğindeki merkezi örgütlenmeleriyle karşılaştığında da, yeni sosyal hareketler esnek ve kararlar müzakere yoluyla alınır.( sf.19)

KAYNAK MOBİLİZASYONU PARADİGMASI

Bu temel varsayımlar eşliğinde kaynak mobilizasyonu paradigması çağdaş hareketleri daha çok politik düzeyde ele alır. (sf.20)

Tilly’ e göre kolektif hareket bir sosyal sınıf, etnik grup, sendika, parti vs. gibi grupların ortak çıkarlarının bir ifadesidir.(sf.21)

Yeni sosyal hareketler sadece direnmek yerine, güç ve kaynak üzerinde kontrol sahibi olmaya çalışmaktır. (Sf.21-22)

Yeni sosyal hareketlerin mücadele alanı sadece adaletsiz kaynak dağılımı değil, ortak toplumsal anlamlar ya da gerçekliğin tanımlama yollarıdır. (sf.22)

Sonuç olarak kaynak mobilizasyonu paradigmasının kendisi, gücün stratejik kullanımı ile sınırlayarak güncel çatışmaların siyasal boyutu üzerinde odaklanmaktadır. Bu her ne kadar yeni sosyal hareketlerin önemli bir boyutu olsa da, bu analiz tarzı aktörlerin kimlik, özerklik, sosyal normlar üzerindeki ilgisini açıklamamaktadır.(sf.22)

YENİ SOSYAL HAREKETLER PARADİGMASI

Yeni sosyal hareket teorisyenleri yeni hareketlerin siyasi düzenlemede değişikliği hedefleyen sosyopolitik yönü değil, mevcut değerler, normlar ve kimlik yapılarında değişim taleplerini simgeleyen sosyokültürel boyutunu öne çıkarırlar.(sf.23)

Touraine sosyal hareketi bir duruma tepki olarak görmez. Aksine o durum aktörler arasındaki değişen ilişkilerin bir sonucudur. (Sf.23)

Kendi sözcükleriyle toplum ‘’durumların değil, sosyal hareketler ve ilişkilerin sahnelendiği bir oyundur. (sf.23)

Sosyal hareket temelde devlete değil, toplumsal bir muhalife yönelmiş harekettir. (Sf.23)

Yeni sosyal hareketlerin temelinde ‘sosyal düzen tarafından günlük pratiklerimizi organize etmek için kullanılan kelimelerin yerini alacak yeni bir dil geliştirerek zaman ve mekânı yeniden anlamlandırma’’ çabası yatmaktadır. (sf.25)

Melucci’ye göre çağdaş hareketlerin yönelimleri hem genel hem de özel niteliktedir. ( sf.25)

YENİ SOSYAL HAREKET ÖRNEĞİ OLARAK FEMİNİZM

Kadın hareketlerinin ilk yıllarında özgürleşmeci söylem hâkim konumdaydı. Amaç, kadını geleneksel bağlarından özgürleştirmek ve daha önce erkelerin tekeli altındaki toplumsal alanlara erkeklerle eşit düzeyde katılımlarını sağlamaktır. (sf.30)

Feminizm olarak adlandırılan bu hareket içindeki kadınların amacı erkek standartlarına göre tanımlanmış kamusal alana girmekti. (Sf.30)

SONUÇ

Çevrecilik, etnisite, cinsel kimlik, barış gibi temalar etrafında örgütlene gruplar, toplumsal sahnenin yeni aktörleri olarak ortaya çıkmaktadır. (sf.32)

Küreselleşmeye paralel olarak ortaya çıkan yeni hareketlerin/kimliklerin ve hayat tarzlarının oluşum sürecini kavramsallaştırmaya çalışmaktadır.(sf.32)

Kaynak mobilizasyonu paradigması aktörlerin, çıkarları doğrultusunda stratejik hareket temelinde kaynaklardan daha fazla pay alma amacıyla biraraya geldiğini ileri sürerken, kimlik yönelimli paradigma yeni grupların oluşumunun sadece ekonomik/politik çıkar temelli olmayacağını iddia etmekte ve süreçteki kimlik oluşumu olgusunu (kültürel boyutu) ön plana çıkarmaktadır. (sf.33)

Kısacası farklı kimlik ve pratikleri görünür ve meşru kılmaya çalışan yeni sosyal hareketler, önemli toplumsal dönüşümler yaratma potansiyeli sergilemektedir. (sf.33)

Kitap hakkında

Kitap derleme bir kitap olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada ilk olarak Çayır’ın makalesini ele alarak incelemede bulunduk. Çayır, genel olarak yeni hareketleri iki temel paradigma boyutunda ele almıştır. Burada karşımıza çıkan bir kavram ise yeni toplumsal hareketlerin gelişim evreleri kadar toplumsal boyutudur. Çayır, eserinde vermiş olduğu feminizm örneği üzerinde durulması gerekli güzel bir örnektir. Modern dönemde gelişen ve değişen toplum yapısının aile kurumunu unutmuştur. Yeni sosyal hareketler toplumdaki aile yapısını ne derecede etkilemiştir. Burada Çayır, eksikliğini ortaya koymuştur.

Yeni Sosyal Hareketler

Editör: Kenan Çayır

Kaknüs Yayınları

1. Baskı 1999

Muhammet Güzel - 07.12.2015

,

3430

Muhammet Güzel Hakkında

Muhammet Güzel
Dumlupınar Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi.
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin