Yokuşa Akan Sular - Mustafa Kutlu

Yokuşa Akan Sular - Mustafa Kutlu

Yokuşa Akan Sular - Mustafa Kutlu

30.04.2012 - Bilal Can
Yokuşa Akan Sular - Mustafa Kutlu

Mustafa Kutlu Türk hikayeceliğin kilometre taşlarından biridir. Yazdığı hikayeler Türk Edebiyatında bir eksikliği kapatır nitelikte. Doğunun rüzgarlarını bağrında taşıyan, doğunun sularını içip bedeninde özümseyerek yüreğinde biriktiği resimleri yazıyor o. Bu yüzden de onun yazdığı eserler en çok doğuludur özde genelde ise evrensel konulardan biri olan insandır.

İnsanların geçirdiği evreleri, yaşadığı olayları, değişimleri hikayelerinde mükemmel bir şekilde dile getirir. Eserlerinin temel çıkış noktası işte bu elde var insandır. İnsan son tahlilde biziz. Biz bir toplamanın toplamında hayatı kendimizde toparlayan unsurlarız. Hamurumuzdaki 70 civarı madde bizim için dünya üzerindeki tüm insanlarla eşit hale getiriyor. Üstün olan neyse ona göre şekilleniyor kişiliğimiz. Ateş, su, toprak...

Mustafa Kutlu hikayeceliğinde evrensel unsur olarak insan bulunur devamlı. O insanı ele alırken geçirdiği değişikleri yansıtarak aktarır ki bu da toplumdaki insan şekline bir örnek olarak gösterilebilir. Yokuşta akan sular kitabında olduğu gibi. Olayın sosyolojik yanına baktığımız zaman genel olarak şöyle bir durum ortaya çıkar: köyden kente göçün sonuçları karşısında insanın durumu, karşılaştığı sorunları, geçirdiği değişimleri görebiliriz.

İnsanı hangi yönden ele alırsak alalım. Son tahlilde kendi benliğiyle bir insan ortaya çıkar. İnsan yaşadıkları ile insandır. Hikaye karekteri olan Bican da öyle. Bican Kars'ın Göle kazasından yüzünü ter basmış haliyle dayısının yanına İstanbul'a gelir. Olayların şekillenmesi ve köyden kente geçiş sürecinin bir insan üzerinden anlatıldığı hikayede ruh halinin yansıması olarak şaşkın bir insan portresi sunuyor karşımıza.

Tarım toplumundan sanayinin çarkları arasında dönen zamana geçiş evresi geçiren bir Türkiye portresi çizen kitap o dönemin siyasi halinden de parçalar aktararak olayların insanlar üzerindeki etkisine vurgular yapılıyor.

Sendikaların kurulması ve bunların ne olduğu, grevler ve iş-işçi hakları üzerine anlatılan olaylar Bican karekterinin gözlerinden yansıyarak ve ruh halini resmeyleyerek anlatılıyor. Bu da olayların bir insan gözünde nasıl canlandırılmasına örnek gösterilebilir Kutlu işte bunu çok iyi yapıyor.

Kitap Mustafa Kutlu'nun ilk kitaplarından biri olması bakımından önemlidir. Kitabın baskısı olup olmadığını bilmiyorum. Bendeki kitap Dergah Yayınları'ndan çıkan 1994 tarihli kitabı.

"Tanrı uludur, Tanrı uludur- memurlar ismet'in kuludur"

Köyden şehire göçen bir insanın şehirde yaşadığı olaylara farklı ve derinlemesine bakarak olayların derinlenmesine analizini resimleştirirek gösteren Yokuşa Akan Sular Bican karakterinin bir grev esnasında vurularak öldürülmesiyle son buluyor.

Bilal Can - 30.04.2012

,

15180

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Yorumlar
  • Hasan Betül 2016.02.20 23:13

    teşekkür ederim benim edebiyat hocam okuyun dedi sınavda soracakmış bizde okuyoruz böyle okuldaki tüm 9. sınıflar

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin