Yürekte Büyümek - Ahmet Günbay Yıldız

Yürekte Büyümek - Ahmet Günbay Yıldız

Yürekte Büyümek - Ahmet Günbay Yıldız

03.05.2011 - Büşra Nur Karaarslan
Yürekte Büyümek - Ahmet Günbay Yıldız
İlk yetişkinlik dönemlerinde, okuma alışkanlığı kazanmamış bireylerin çoğunlukta olduğu; boş vermişliğin ve bilgisizliğin, üstüne üstlük bir de çokbilmişliğin yaygın olduğu bir ülkede yaşamak düşmüş hissemize. Toplumumuzun bireycikleri, hayatın, sosyal paylaşım siteleri ile bedava sms’lerden oluştuğunu düşünedursun, biz bunca karamsarlığın ve bunca sanal yalnızlığın içinde ait olacakları yeri arayıp duran bir istisna grubuna mensup olmanın haklı sevincindeyiz, neslimizin son örnekleriyiz. İşte bunca ümitsiz vakıanın ortasında, elime aldığım, deklanşörü şık makinemin burnu, bir silahşor edası ile sohbet ortamlarına dalıyor; şık pozlar alıyoruz birlikte sahnenin en can yakıcı yerlerinden…

Kitapsızlığın sebebini soruyoruz gençlere. “Hiç roman okudunuz mu?” diyorum ben, “İlgimizi çekmiyor ki!” diyorlar pervasızca onlar. “Hayatımız roman be abla” diyenleri de görüyorum, “Kitap mı yine mi ders!” diyenleri de. Bilinçli sayılabilecek bir kısmı ise; sınav telaşına düşmüş, çatlayacak at konumunda iken bir soluk alıyor, “vaktimiz mi var hocam?” diyorlar, “haklısınız evlatlar” deyip sessizce geçiyorum yanlarından.

Sosyal mesajlı kitaplar, pembe dizi seyri ya da soru çözme işlemi yerine tercih edilir mi bu ülkede, şartlar buna elverir mi bilmiyorum ama benim öğrencilerimden birkaçı tercihini kitaplarından yana kullanıyor. Elime tutuşturulan bu roman da yine onlardan birine ait.

Ahmet Günbay Yıldız, ergenlik dönemlerimde elimden düşmeyen kitaplarla bana kitap sevgisini aşılayan adam. Bu kitabını daha önce hiç duymamıştım ne yalan söyleyeyim. Roman okuma yaşımı çoktan geçtiğimi düşünsem de öğrencimi kırmıyor ve verdiği kitabı alıyorum. En fazla bir günümü alır ne de olsa. “Yürekte Büyümek” adlı kitabı, Timaş yayınlarından 272 sayfa olarak çıkıyor, tabiri caizse gönlümüze meclis kuruyor.

Roman türünde fazla ajitasyon yapmayan, vermek istediğini direkt olarak okuyucunun gözü önüne seren ender yazarlardan olan Ahmet Günbay Yıldız, bu kitabında da bize, her zaman yaptığı gibi aslında sosyal içerikli bir mesaj veriyor. Evlat edinmenin dindeki ve reeldeki sakıncalarını etkileyici bir üslupla anlatıyor. Bu yazıyı okuyan bazı çevreler, dinde iyileştirmeye gidip de yazdığımı eleştirmeye ve yanlış anlamaya kalkarsa sanırım hiç iyi olmayacak, zira ben de yazar gibi düşünenlerdenim. Açıklayacak olursak; kitap, Kuran-ı Kerim’de geçen, mealen: “Evlatlıklarınızın eşleri size eş olabilir” hükmü ve yaşanmış örneği Hz Zeynep annemiz ile Efendimiz’in(s.a.v) nikâhı misal olarak verildikten sonra, henüz altı aylıkken evlatlık verilmiş ve bundan haberi olmayan bir genç kızın anneliği vefat edince babalığının ona yanlış (!) hisleri üzerine bina ediliyor. Klasik birkaç aşk hikâyesi içerisinde, konu, fazla su sızdırmadan gizlice verilmeye çalışılsa da Ahmet Günbay’ın kalemini bilen okurlar, bu sızıntıyı hemen fark edeceklerdir. İnsanların sırf kendi annelik - babalık hislerini tatmin etmek için masum sübyanları öz yuvalarından ayırması ve buna bir de ‘merhamet’ kelimesi ile atıfta bulunması üzerine Yıldız: “Çiçekler dalında sevilmeliydi oysa!” (sf.17) şeklinde cevap veriyor.

Toplumların, dik duruşlu, sağlam insanlara ihtiyacının had safhada olduğu şu günlerde, gereksinim hislerimizin en somut delilleri, “ne yani dini kendi isteklerime göre mi kullanayım?” sözlerini dillendiren şahısların varlığı ile sağlam temellere dayanırken, kitapta da bahsi geçtiği üzere itirazlarımız da haklılık payını ele veriyor. “Dinde işimize gelenleri, nefsimizin istediklerini seçerek yaşamak… Gönüllerdeki sevginin ritmini bozmak. Sahi din bu muydu?” diyor kitabın İslâm’la geç şereflenmiş bir kahramanı sayfa 232’de ve devam ediyor itirazlarına: “Adanmış gönüller hayata başka bir pencereden şöyle rastgele bakamazlar. İnanan insan inancının dokularını da bozmamalı!”

Kitapta hayallerimize dokunan süslü cümleler de var elbet, her romanda olduğu gibi. İşte onlardan bazıları:

*“Her insanın kalbinde, üzeri küllenip kalmış sevdaları vardır. Kaleyi koruyan muhafız, beyaz bayrak kaldırıp kapıları açarsa, o kale düşer.”

‘Kalelerimizin düşmesinin sebebi, belki de, beyaz bayraklarını toparlayıp, cephe değiştiren süvarilerimiz değil midir?’ diye sormadan edemiyorum kendime.

*“Yüksek dağların zirvelerinde fırtınalar amansız olur ve oralarda çiçekler açsa bile boyunları hep eğridir ” diyor kitabın başkahramanı doktor abla bir yerde.

İçimden, “o tepelerde açmamızı sağlayacak olanlar nerde yaşıyor” diye geçiriyorum ve kekeme repliğimi tekrar ediyorum: “Biz aşka hiç şirk koşmadık Bilâl!” beni dinleyen kitabın son kısmındaki sayfaların hepsinin birden yanakları kızarıyor, susuyorum.

Velhasıl kitap, kimileri için dehşet, intihar, acıyla; kimileri için evlilik ve huzurla, kimileri içinse ibretle biterken akıllarda soru işaretleri bırakıyor. Kafanıza takılan kılçıklar için en yakın kitapevine uğramanızı şiddetle tavsiye ederiz efendim, hayırlı okumalar.

Yürekte Büyümek
Ahmet Günbay Yıldız
Timaş Yayınları
272 sayfa
Büşra Nur Karaarslan - 03.05.2011

,

5605

Büşra Nur Karaarslan Hakkında

Büşra Nur Karaarslan

Sakarya Üniversitesi Matematik Öğretmenliği mezunu; çalışıyor. Öğrencileri ve kitapları ile mutlu. Büyüyünce yazar olacak sanıyorlar; bakalım kısmet diyor; sınavı kazanırsam...

Yorumlar
  • (: ... 2011.05.05 19:05

    Ahmet Günbay YILDIZ'ın birçok kitabını okudum ve içlerinden en çok bu kitabı beğenmiştim.Gerçekten çok güzel bir kitap.(:çok da güzel anlatılmış..

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin