Yüzleşme İle Yüzleşmek

Yüzleşme İle Yüzleşmek

Yüzleşme İle Yüzleşmek

08.09.2021 - Yunus Özdemir
Yüzleşme İle Yüzleşmek

Doğru istikamet; tanımak ve diyalog kurmak karşılıklı bir süreçtir. Toplumların kurumsallaşması ekonomi, hukuk, siyasi aygıtların etki tepki ilişkisini tanımak ve diyalog kurmak zaruridir. Hayatın idamesini güven üzerinden şekillenmesi birey devlet ilişkisi için istenilen bir durumdur. Bunun için yıkmak ve yapmak her zaman varlığını sürdürdü. Doğru istikamet hangi yolun güzergâhında! Doğru istikameti bulan, bulmayanı tanıyacak mı, diyalog kuracak mı!?

İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Fakültesi mezunu olan Adnan Dalgakıran, babasının torna tezgâhlarından Kompresör firmasını büyüterek ihracat yapan bir dünya markası haline getirdi. İş adamı ve yönetici olan Adnan Dalkıran, bu kitabında iş dünyası, sivil toplum, devlet – kurum – yargı ve yüzleşmeye hazır mısınız? konuları ile dört bölüm, on bir başlıkla devlet kurumunun yapı ve işlevini anlatarak başarılı olmanın ölçüsünü bulmaya çalışmaktadır.

Kitabın “İş Dünyası” başlığı şeytan üçgeni tabiriyle iş dünyası, sivil toplum ve devlet – kurumlar üçgeninde bir güzergâh bulma çabası ele alınıyor. İş dünyasında dünyada tarih boyunca farklılıklar, değişimler yaşandı. Tarımcılık, hayvancılık, kara ve deniz ticareti insanlığın hayatta kalma ihtiyacını omuzladılar. İş dünyasında hayatta kalmayı başardıktan sonra sahip olma ve genişleme güdülerimiz güçlendi. Endüstri devrimiyle o zamana kadar iş dünyasında elde ettiğimiz tüm birikimler sanayi devrimine dönüştü, seri makinelerle tanıştık. Adnan Dalgakıran, endüstri devriminin ortaya çıkmasının dayanağını “Yaratıcı Sınıf” diye tabir ettiği bir kesimin farklı bakmasıyla başladığını savunur. “Eski köye yeni âdet getiren”, “durduk yere icat çıkaranların” yaratıcılıklarıyla dünya endüstri ve sanayi devrimiyle tanıştı. Bu durumun son üç asırlık tarihimizdeki yeri ve etkisi ne olduğu hakkında kitaptan bilgi alıyoruz.

İnsanın doğasında üretmek vardır. Beyin, beden fonksiyonlarının üreterek çalışması, bir güç haline gelir. Ancak üretimde aynısını tekrarlamak ile yeni bir şeyi üretmek birbirinden farklıdır. Dalgakıran, şeytan üçgeni dediği vasatlıktan çıkmanın bir yolunu da yaratıcı sınıfın mümkün hale getirmeye bağlar.

Vasatlıktan çıkmanın ilk belirtisi girişimci olmaktır. Farklı ve yeni bir şeyleri sağlam bir duruşla istikrarlı hale getirmek, girişimci olmanın bir karakterlik halidir. Dalgakıran, girişimcilikte küresel performansta 2014’te 25. sırada, 2019’da ise 37. sırada bulunarak diğer ülkelere göre çok düşük seviyedeyiz.

Girişimcilik başlığında birbiriyle karıştırılan iki kavramın farklı özelliklerini şöyle açıklanır:

  • Girişimciler: Düşünce ve eyleminde var olan piyasanın dışında yeni bir fark ortaya çıkartan, her şeyi baştan sona hesaplayıp, yaratıcılığı olup riskleri göze alan kişidir.
  • Girişkenler: Var olan bir işi yapma, para kazanma hırsı olan, bir şeyler yapma arzusu çok olan ve kısa vadeli plan yapan kişilerdir.

Girişimciliğin hareket seviyesini belirleyen bir ülkenin ekonomik gücünü en iyi biçimde gösteren kavrama “sermaye birimi” diye biliriz. Ekonomide plan ve projelerin gerçekleşmesi sermaye imkânlarına bağlıdır. Dalgakıran, sermaye birikimi ve nitelikli sermaye konularında önemli bilgiler vermektedir. Sermaye oluşturacak devlet ve özel kurumların sermaye biriktirememe sorununu Dalgakıran şunlara bağlar:

  • Kurumların kendine özgün stratejileri oluşturmamaları
  • Kurumların kısa vadeli ranta odaklanmaları.
  • Kurumların devletin gelir dağılımını düzeltecek ve kendine rakip çıkartacak altyapı yatırımlarını yapmamaları.

Sosyal ekonominin bir yönü de sivil toplumdur. Devlet ile toplumun her türlü etkileşimi sivil toplumla telaffuz ederiz. Sivil toplumun her türlü göstergesi devlet ile halk arasındaki maddi ve manevi ilişkiyi gösterir. Dalgakıran, sivil toplumun aktifleştirilmesi, güven unsuru temelinde sivil toplum kuruluşlarının farklı yönleriyle varlıklarını ortaya çıkartmaları sivil toplum vasatlığından kurtulacağımızı belirtir. Farklılıkları birleştirici bir çatı altında demokratik bir ortamda sivil toplum mümkün olur.

Kitabın üçüncü kısmında teşvikler, hukuk, eğitim ve finans konuları kısa tarihi geçmişi ve hâlihazırda istatistiklerde ki sayısal verilerle durum analizi yapılmaktadır. Her konunun son kısımlarda eksik, yanlış konuların nasıl çözüm bulunacağı yönünde tespitler verilmektedir.

Adnan Dalgakıran, “Yüzleşme – Türkiye Vasatlıktan Nasıl Çıkar?” ile üç yüzyıllık patinajın kritiğini yapmaktadır. Bu kritik ile İş Dünyası – Sivil Toplum – Devlet/Kurumlar üçgeninden oluşan ve kurumsal kültürümüzün serüvenini irdelemektedir. Vasatlığımızla yüzleşmek için derinlere doğru öz eleştiri yapmak, mecburidir. Kitap, kurumsal kültür, devlet, sivil toplum ve birey arasındaki dengeleri ve dengesizliği getiren sebeplerle yüzleştirmektedir.

Adnan Dalgakıran, Yüzleşme – Türkiye Vasatlıktan Nasıl Çıkar?, Kronik Yayınları, 1. Baskı, Ocak 2021, İstanbul, 230 sayfa.

Yunus Özdemir - 08.09.2021

,

421

Yunus Özdemir Hakkında

Yunus Özdemir

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.
Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin