Zafere Mahkûmlar

Zafere Mahkûmlar

Zafere Mahkûmlar

26.01.2015 - Yakup Çak
Zafere Mahkûmlar

Yirminci yüzyılın belki de en acımasız savaşlarında birisi olarak tarihte yerini alan Bosna Hersek savaşı, sözüm ona medeniyetin beşiği sayılan Avrupa'nın göbeğinde cereyan etmişti. Binlerce insan, Birleşmiş Milletlerin de gözleri önünde katledilmişti. Bosna Hersek savaşının patlak vermesinin ardından, birlikteliğin sağlanması, halkın gruplaşması ve Sırplara karşı kendilerini savunmaları kolay olmamıştır. Çünkü Boşnaklar bu savaşa gafil avlanmışlardı. Çok iyi bilmelerine rağmen Hristiyan âleminin savaş olmayacak yalanına kanmışlardı. İlk günlerde sokak eylemleri olarak başlayan olayları, aklıselim bir şekilde takip eden insanlar ise, en azından kendilerini savunmanın gerekliliğini görmüşler ve sokak sokak, mahalle mahale, çıkması beklenen savaşa hazırlığa başlarlar. Kerim Luçareviç Doktor'da bu gelişmeleri an be an takip edenlerdir. Henüz olayların başlamasıyla olası bir savaşa gizli bir şekilde kendi çapında hazırlıklara başlarlar. Bu kitapta anlatılan olaylar tamamen gerçek yaşananlardır. Fakat şunu da göz ardı etmemek gerekir ki, bu kitaptaki olaylar, bütün Bosna Hersek'in savunmasını değil de, Saraybosna'nın savunmasını anlatmaktadır.

Kerim Luçareviç Doktor, 1958 yılında Saraybosna doğumlu bir ekonomisttir. 1992 yılında Bosna Hersek savaşı başlamadan önce Unis Holding yönetici kadrosundadır. Bosna Hersek savunmasına aktif olarak katıldı. Sırp işgalcilere ilk karşı koyan Vatanseverler Cephesi'nin kurucularındandır. 1992 - 1993 yılları arasında Bosna Hersek Askeri Polisi'nde komutandı...

Görüldüğü gibi yazar bizzat savaşın gerçek tanığıdır. Yaşadıkları o günleri gelecek nesillere bir ders olması amacıyla kaleme aldığı bu kitabın, hem o günlere ışık tutması, hem de savaş deneyimiyle tanışmaları için gerekli olduğu fikridir. Bunu kendisi şu sözlerle anlatıyor.

1992 yılında Saraybosna Müslümanlarının Bosna Hersek devleti ile birlikte yok olması gerekiyordu! O günlerde ve aylarda olayların içindeydim, hayati kararlar alıyordum... Bu kitabı yazmaya karar verdim. Kitabı yazmakta ki amacım, savaşta olanları okuyuculara yakından anlatmak, savaş deneyimiyle tanışmalarını sağlamaktır. Ayrıca tek dileğim bir daha hiçbir milletin böyle bir saldırıya maruz kalmamasıdır...

Yazar kitabındaki olayları anlatırken mümkün mertebe başlangıçtan sona doğru bir yol izlemişse de, farlılıklar gösterebiliyor. Bu kitabı bir edebi eser olarak değil, bir belgesel gözüyle okumak daha doğrudur. Çünkü kitapta edebi bir düzen, süsleme bulunmamaktadır. O güne ışık tutan belgeler olarak değerlendirmek gerekir.

İnancın, gayretin çelik surlara göğüs geren bir toplumun karşısında acizliğini gösteren, bunun yanında kahramanlıklarla dolu hikâyelere şahitlik ediyoruz. Kapı komşusu olan Sırplar tarafında vurulanların, taciz edilenlerin, tecavüze uğrayanların acısını yüreğimizde hissediyoruz. Saraybosna'nın var olabilme, hayatta kalabilme mücadelesinin en acı yüzüne şahitlik ediyoruz.

Son olarak Sefer Haliloviç'in kitap hakkındaki görüşlerinden birkaç kelime aktaralım. Sefer Haliloviç 1992 - 1994 yılları arasından Bosna Hersek Genel Kurmay Başkanadır.

Saraybosna Savaşı kitabı, Saraybosna savunmasını organize edenlerden biri olup, şehrin ölüm kalım savaşının yaşandığı çatışmalara şahsen katılmış birinin hikâyesidir. Luçareviç'in olacakları iyi tahmin etmesi, doğru kararlar alması, bazı önemli çarpışmalar ve şehrin savunma kaderine önemli katkılar sağlamıştır... Saraybosna savunmasında önemli yeri olan Luçareviç'in kitabını okuyuculara öneriyorum. Çünkü böylece gerçek bir tanığın kaleme aldığı olayları okuma şansına kavuşacaklar...

Eğer iman varsa, eğer gayret varsa ve inanıyorsan, zafere ulaşmak hayal değildir. Bunu en güzel şekilde gösteren Saraybosna savaşını, yeni nesillere anlatan Kerim Luçareviç Doktor'un bu kitabı Connectum Sarajevo tarafından yayımlanmıştır. Türkçeye çevirenler Sezgin ve Enver İbrahimkadiç'tir

Saraybosna Savaşı
Zafere Mahkûmlar
Kerim Luçareviç Doktor
Connectum

Yakup Çak - 26.01.2015

,

2643

Yakup Çak Hakkında

Yakup Çak

1971 Karaman doğumluyum, ilkokulu kendi köyümde, ortaokulu da Karaman?da okudum, Lise?yi ise Konya Meram Ticaret lisesine gittim ama bitirmek nasip olmadı. Şu anda Konya da Özel bir ambalaj tesisinde çalışıyorum. Edebiyata olan düşkünlüğüm elimden kalemi bırakmama müsaade etmedi. Ve kendi imkânlarımla Sızak adında bir roman çıkardım. Halen şiir, hikâye, deneme ve roman alanında çalışmalara devam ediyorum.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin