Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen

Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen

Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen

23.03.2011 - Ferit Genç
Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen

Açılım Politikasının konjöktürde ifade ediliş tarzı, tıkanan anlayış üzerinden şekillenen bir tavır, bir yeni çare, bir kafa yormadır. Bunun siyasi boyutu budur. Yani gideri sağlamak ve akışı devam ettirmek için yeni bir düşünce akımıdır.

Açılım Politikaları adlı eser, beş bölümden oluşmak üzere Haksöz dergisinde yayımlanan denemelerinden derlenerek oluşturulmuş bir eserdir. Türkmen, 2009 Haziran-Temmuz aylarından bu yana Türkiye gündemini kapsayan Açılım Politikaları'na farklı bir bakış açısı ile yaklaşarak Açılım Politikaları ve Kemalist darbeci statü karşısında Müslümanların yaklaşımını değerlendirerek İslami sorumluluğun nasıl bir tavır alması gerektirdiğini sorguluyor.

Bugünkü sorunların temelinde dünkü laik-ulusçu-batıcı baskı politikaları yatmaktadır. Bugün daha fazla büyüyen sorunları, aynı yöntemlerle çözme denemesi, sorunların daha da hörgüçlenmesine sebep olur. Aslolan daha yenilikçi bir politikadır. Çünkü Türkiye halkının taşıdığı tek ortak değer İslam’dır.

Açılım Politikası denilince nitekim akla ilk gelen politika Kürt Açılımı’dır. Oysaki Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı olduğu için, içinde her türlü ırktan halk bulunmaktadır. Türkiye’de her ne kadar Kürt açılım politikası öne çıksa da Alevi, Roman, Çerkez vb. ırktan milletlerin de var olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Nitekim Kürt Açılımı ile daha çok gündemde olan Açılım Politikaları sürekli gündemden düşmeyen bir konu olarak hala devam etmektedir.

Açılım politikasında Türkiye’de dokunulmaz kabul edilen konulara AKP hükümetinin çalışmalarıyla dokunulmaya başlandı. AKP’nin öncelikli hedefleri arasında olan Açılım politikası 2009 yılından bu yana ülke gündeminden düşmemektedir. Birçok yazar, köşe yazısı, medya vb. kurum ve kuruluşların fikir ve ideolojilerini her ne kadar açıkladıysalar da hala bir çözüme ulaşmış değildir. Ülke içindeki darbeci, cuntacı, yargısız infaz eylemlerinde bulunma, işkenceci subayları teşhis edebilme imkânı oluşturmuştur. Böylece artık daha özgürlükçü bir toplumda kendi fikirlerini açıkça beyan etme hakkı kazanıldı. Bu modern bir devlet için çok önemli bir gelişmedir. Çünkü böylece ülke genelinde artık daha özgürlükçü bir ortamın oluşması ve düşünce serbestliğinin önü açılmış oldu. İçinde yaşadığımız sistemin askeri rejimin hüküm sürdüğünü ve bu engelleri aştıktan sonra açılım politikalarının olumlu olduğunu ifade eder. Açılım konusu birlikte Türkiye tarihinin en önemli gelişmesi olduğuna ve bu sayede Kürt halkına yapılan zulümlerin, Alevilere yapılan katliamların, Romanlara yapılan çirkin benzetmelerin ve dil yasağının gündeme getirildiğini açıklar.

Türkmen, Açılım Politikalarını değerlendiren Müslümanların, içerisinde yaşadıkları toplumla, tarihle, mevcut konumlarıyla ilgili durum tespiti yapmaları gerektiğini ve Müslümanların bu toplumu, bu çürümüş yapıyı vahiyle, fıtratla nasıl buluşturacağı yani ıslahı nasıl yapacakları hususunda bir çaba içerisinde olmaları gerektiğini ifade eder.

Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasıyla yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde, batıcı, laik, ulusalcı projeye yani asimilasyona karşı çıktıkları için Müslümanların öldürüldüklerini belirttir. Türkmen; Kemalist rejim ile birlikte, hukuk alanında İslami tüm değerlerin tasfiye edildiğini, anayasalarının Avrupa anayasalarına benzetildiğini, yazı dilinin yasaklandığını, Hacc ve Kur'an eğitiminin yasaklandığını, Necip Fazıl'ın Büyük Doğu’da yazdığı üzere resmi yazılarda Allah demenin bile yasak edildiğini, ezandaki Allah lafzının yerine Tanrı ifadesinin kullanıldığına değinmektedir.

Türkiye’deki 28 Şubat sürecinde yaşananlara değinen Türkmen, bu süreçte 15 yaşın altındakilerin Kur'an öğrenmelerinin yasaklandığını, 8 yıllık kesintisiz eğitimin yasalaştığını ve yüz bine yakın başörtülü Müslüman kadının üniversitelerden atıldığını ifade eder.

Eserde dikkatimi çeken önemli konulardan birisi de İslami bir ideoloji fikrine sahip olan Necmettin Erbakan’ın Bingöl de yaptığı bir konuşmasıdır. Erbakan;‘‘Siz Kürt çocuklarını her gün ‘Türküm doğruyum’ diye bağırtırsanız, yarın da onlar ‘Kürdüm en doğru benim’ diye haykırır ve ayrışır’’ diyerek açılım politikasının önemine vurgu yapmaktadır.

Aleviler konusuna da değinen Türkmen, Alevilerin sonradan CHP’yi ve Kemalizmi tercih eden tutumlarının ‘‘katiline âşık olma’’ hali diye nitelendirmektedir.

Eserde ele alınan belli başlı konular şöyledir:
Kimliğimiz ve Yaşadığımız Acılar Vesayet Sistemini Tartışmak
İslamlaşmış Türkiye Senaryosu
"Ilımlı İslam" Yerine "Dindar Demokratik Laiklik"
Açılımda İç ve Dış Dinamikler
Kürt Meselesini Çözümde Hangi Kümeden Yanayız!
Alevilik: Değişiyor mu, Kullanılıyor mu, Çözülüyor mu!
Çingene mi Roman mı!.
Kemalizm’in Mahyaları İslam’ın Güneşini Engelleyemez!

Eserin fikir dünyasındaki önemine vurgu yapacak olursak şayet, kanaatimce çok büyük bir öneme sahiptir. Çünkü her şeyin artık hegemonya sayesinde yürütüldüğü bir dünya da böyle bir fikri düşünce tarzı eserlerin Açılım Politikasına destek vermesi Türkiye Cumhuriyeti adına büyük bir edebi eser olarak nitelendirilebilir. Eserin, baskısının kaliteli olması yazım hatalarının önüne geçerek okuyucunun eseri sıkılmadan okumasına olanak sağlamıştır. Böyle eserlerin olması ilerde daha iyi bir Türkiye için gerekli diye düşünmekteyim.

Düşünür ve yazar olan Hamza Türkmen, önce İstanbul Hukuk Fakültesi'nde okudu; fakat 3. sınıftayken hukuk öğrenimini yarıda bırakıp M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni bitirdi. Sağcı, devletçi, millici, Osmanlıca dini duyarlılıktan ayrışarak Kuran merkezli siyasal sorgulamalar gerçekleştirdi. Beraber olduğu Müslümanlar ile birlikte 1990 yılında Dünya ve İslam, 1991 yılında Haksöz dergisini yayınlamaya başladı. Dünya ve İslam'ın sahibi olan Türkmen, Haksöz dergisinin de editörlüğünü yaptı. 1996 yılında yapısal ve düşünsel açıdan daha homojen Müslümanlar ile Ekin Yayınevi'ni kurdu. Halen aynı yayınevinde yayıncılık ve 1991'den bu yana yayınlanan Haksöz Dergisi'nde yazarlık yapıyor.

Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar
Hamza Türkmen
Ekin Yayınları

Ferit Genç - 23.03.2011

,

2607

Ferit Genç Hakkında

Ferit Genç

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin