Ajitasyon Eşliğinde Dörde Karşı Bir Oy İle Sırlar Ve , Edebiyat, Misafir Köşesi

Ajitasyon Eşliğinde Dörde Karşı Bir Oy İle Sırlar Ve Suçluluk Duygusu yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr si

Ajitasyon Eşliğinde Dörde Karşı Bir Oy İle Sırlar Ve Suçluluk Duygusu

16.03.2022 09:00 - Misafir Köşesi
Ajitasyon Eşliğinde Dörde Karşı Bir Oy İle Sırlar Ve Suçluluk Duygusu

Fatma GÜVEN yazdı...

Dedektif kelime anlamı olarak suçları soruşturan ve suçluları yakalamakta görevli polislere denir. Romanlarda ise dedektiflerin hiyerarşik düzende özel bir tılsımları vardır. Sanki halktan biri gibi görünürler lakin sağ gösterip sol vuran ajanlardan bir farkı yoktur. Eğer görev başında duygularınıza yenilirseniz işinizi pekte iyi yaptığınız söylenemez. Etten duvarlar, dominant soğuklar, güçlü başkaldırışlar dedektifi iyi tanımlayan birkaç kelimeden yalnızca biridir.

Bir sesin bütün çığlıklarını cümleten aşılayan kalabalıkların arka planında insanların yardıma muhtaç yanlarının hesaplanamaz gerçeğini uykuyla bölen suçluluk duygusu alır. Sanrılar ve tanrılar ikileminde büsbütün kalıtsal deforme uğramış acının peşinde sürüklenen suçluluk duygusunun anlatı ekseni deyim yerinde mutluluk konveksi çizemez. Aslında dedektiflerin de sırları vardır lakin bu sırlar öyle gelişigüzel ateşten suya sıçrayamaz. Çünkü ismiyle müsemmadır tüm gizlilik endişesi platformu.

Fenland polis örgütü, Saltern Bölümü'nden ceza soruşturma bölümünde bir uyuşturucu dedektifi olan Carter Mclean dört arkadaşı ile birlikte bir uçak kazasında hayatta kalma ya da kalmama psikolojisini paylaşır. Ölüm ansızın geldiğinde ve buna ek olarak ölmeyi istemediğinizde eğer hayatta kalırsanız bu size travma olarak geri dönüş yapabilir. Evet, kazada Carter hayatta kalır ama görünürde aklını yitirmiş biri gibi değişik duyguların içerisine girer.

Baş dedektif Rowan Jackman, Dedektif Marie Evans hastanede tedavisi biten Carter'ın işe geri dönmesiyle ilgili aralarında konuşurken Marie tedirgindir. Çünkü uçak kazasında ölenlerden biri olan Tom Holland'ın eşi Suzanne Holland'ın ortadan kaybolması ve buna ek olarak Carter'ın gördüğü kabuslar, yaşadığı uyku düzensizliği, artan anksiyete, panik atak ve klinik depresyon işe geri dönmesi için olumsuzluk ögesidir. Carter yardımı psikoloğu Laura'dan alır.

Ölenlerin arasında Ray Barratt, Jack Corby, Tom Holland, Matt Blake dört kişi vardır. Ama dört kişi içerisinden hepsi ölmesine rağmen ilerleyen zamanlarda Carter için dördüncü arkadaş olarak içlerinden birisi ilginç bir duruma zemin hazırlayacaktır.

Carter arkadaşlarının ölümünden sonra belli yerlerde günün belli saatlerinde dostlarını canlı olarak ama vücutları yanık içinde ve yanık et kokusuyla görüyor, buna anlam veremiyor, aklını mı yitirmişti bilmiyordu. Her seferinde onlarla konuşuyordu ve onlar yarım kalan isteklerinin ne olduğunu Carter'ın kendi adlarına neyi tamamlaması gerektiğini tek tek anlatıyorlardı.

Carter uçak kazasından kendisini sorumlu tuttuğundan ölen arkadaşlarının yarım kalan hikâyelerini tamamlamak için önce Matt'en başladı. Mascmillan fonunu destekleyip doğu kıyısı maratonunda onun adına koştu ve kazandı. Şimdi sıra Ray'deydi. Ray'in birikmiş birikimini bulup ölmeden önce evleneceği kız olan Joanne'ye vermesi gerekiyordu. Sıra Jack'e geldiğinde, Jack arkadaşlarının bilmediği tek çocuğunun olduğunu ve Carter'dan onu bulunduğu müşkül durumdan kurtarmasını istemişti. Tom ise eşi Suzanne ismini telaffuz ediyordu sadece. Yanlız kimin isteğini gerçekleştiriyorsa o arkadaşı artık Carter'ın ziyaretine bir daha gelmiyordu.

"Pilotun uçağı, hedefin yönünü aniden değiştiren güçlü fırtınadan geçirmesi tam olarak onun hatası değildi. Kaza raporunu gördüm. Fırtınanın en kötüsünden kurtulmak için başka bir noktaya yönlendirilmesini istedi ve onun bu sorundan kurtulmak için en iyi kararı aldığına inandılar fakat durumun ciddiyetini yanlış değerlendirdi ve bunu hayatıyla ödedi" /s:21

Kaderi kötüleyen ve kaderin en kötüsü tabiriyle o kaderden kaçmak isteyen insanlar depresif bulgularda yerkürede yaşam mücadelesi verir ama bunu sağduyusuna yakın bir komploya oturtamaz. Kıskıvrak bir sorunun üstesinden gelemeyip can havliyle uykuya dalan köreltilmiş sancılar hiç galeyana gelemeyip acısını ağlatamaz. Bu ve benzeri durumlarda anlamsız takılan kaygılar fırtınanın en kötüsünden kurtulmak şöyle dursun fırtınanın içine hapsolan masallar gibi kuyudaki suyu bir kovayla bile boşaltamaz. Tek bir mantıksız yanlış yapan bunu hayatıyla öder. O halde en iyi kararı aldığına inanmaya başlamadan önce en kötü kararlar ne, tek tek seçip hepsini avucunun içine alıp geri kalanlar arasında iyi bir karar mı diye yorum yapmak en iyisi.

"Marie, sen güçlü bir kadınsın ama bir koltuk değneği olmamalısın! Koltuk değneklerine güvenen insanlar asla kendi ayakları üzerinde düzgün yürümeyi öğrenmezler. Gerektiğinde insanlara yardımcı olmak çok güzel bir şey ancak çalışırken başka bir kişiye tam olarak destek veremezsiniz. Bunu yapabilmek için hem içeride hem de dışarıda insanüstü güce sahip olman gerekir." /s:73

Merhamet damarı kabaran insanların önceliğidir bu. Koltuk değneği olmak. Düşündüğünüzde bir insana yardım etmek en insancıl duygu olarak karşımıza çıkarken bunun tam tersi yardımını esirgemek en bencil duygu olarak karşımıza çıkar. Lakin bu işin bir de püf noktası vardır. Yardım etmek eğer size zarar veriyorsa ve hayatınızı kılıfa sizi de kuklaya çeviriyorsa bu durum bir daha oturup düşünmeniz gereken bir durum halini alır. İnsanüstü güce sahip olamayacağınıza göre bu gibi olayların tek sorumlusu sizi tutan karşınızdaki insanlara karşı vermeniz gereken tavizler sizi yıpratmakla kalmaz psikolojinizi yerinden söküp belli bir zaman sonra akıl sağlığınızı kaybetmenize yol açabilir. Yapmanız gereken şey toplumsal düzene karşı psikolojik düzeninizin ruh tasarısını korumaktır. Bunun da yolu bencil olmadan ilk sıraya kendi kitlesel beyin dönüşümünüzü koymaktır. Dönüşümü koruyarak.

Bu durumlar dışında aynı zamanda müfettişin yeğeni Leah Kingfield'ın saplantılı hayranının kim olduğunu öğrenmek için uğraşıyordu Carter. Bu hayran Danny Hurley'di. Leah'e öylesine aşıktı ki onu kaçırma planları yapıyordu. Bu saplantılı aşk hikâyesi nasıl bitecekti, tamamen Danny'e bağlıydı.

Suzanne'nin kayboluşunda birçok kişi şüpheleri üzerine çekmişti. Üvey erkek kardeşi Ralph Edward Doolan, Scunthorpe hastanesindeydi; madde bağımlığı davranış problemleri gibi durumlardan ötürü. Diğer şüpheliler ise; Alan Pitt adında birinin Suzanne'nin evinin yakınında gördüğü iki erkek. Ve Suzanne'nin eski eşi Harvey Cash.

"Bunu bir düşünün! Öz saygınızı kaybettiğinizde güçsüz ve manipüle edilmiş hissedersiniz. Sürekli hakaret nedeniyle kendiniz hakkında söylenenlerin gerçek olduğuna inanmaya başlarsınız. Onun davranışlarından dolayı travma yaşıyorsunuz, utanıyorsunuz ve onu durduramayacağınız için kendinizden nefret ediyorsunuz." /s:248/

Öz saygı insanın kendisine olan yerçekimsiz inancının bir ürünüdür. Kütlesi vardır ama ağırlığı belirleyecek ona etki eden bir kuvvet yoktur. Desenli kâğıtlardan oluşan kanı bozuk gemilerin suda yüzmesi bir mucize değilken hakaretin de o gemide taşınmaz mal kabul edilmesi gereken bir gerçektir. İnsanların davranışları sizde travma etkisi yaratıyorsa buna sebep olan kişi sizsinizdir. Ve bunun üstesinden gelecek olan kişi yine sizsiniz. Kendinizden nefret etmeniz en son seçenek bile değilken hayatı karşınıza alıp konuşmanız daha sağduyulu yaklaşım olacaktır. Maharetli kuraklık şebekelerinden sızan Güneş ışıltılarını veya acımtırak anılardan damlayan gök kubbeli farkındalığı yutkunabilir. Bunun devamında hazmedemediğiniz yalanların mutlaka bir sonunun geleceğine şeksiz şüphesiz inanarak ruh sayacını sıfırlayabilirsiniz. Ama önemli olan tüm olumsuzluklara karşı güçlü olmak ve gücünüzü zararsız bir kartal gibi uçurabilmektir.

Sonuç Olarak

Eser bölüm bölüm ilerleyip yirmi dokuz bölüm ve bir son sözden oluşuyor. Birkaç bir yerde betimleme mevcut olsa da betimleyici bir anlatıma sahip değil. Romanların sonlarına doğru aklınızdaki soruların cevabını alsanız da bazı yaşanan olayların neden yaşandığına anlam veremiyorsunuz. Yazarın anlatım dili akıcılıktan ziyade di'li geçmiş zamanların içinde sürükleniyor. Karakterler ve mekan kurgusu daha çok başroldeki adamın etrafında dönüyor.

Romanı okurken açıkçası birçok şeyi benden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama tahmin ettim ve tahminimde yanılmadım. Romanda günümüzdeki bazı şeyler anlatıda çaktırmadan reklamı yapılıyor bu pek hoşuma gitmedi. Ufak tefek redaksiyon hataları mevcut. Bunun dışında roman okunası bir polisiye gerilim kitabı, zaman kaybı değil.

Ek olarak açıklamak gerekirse;

Danny Hurley soruşturmasında olayların aslında daha farklı olduğunu öğreniyoruz..Carter'ın neden yanmış et kokusu aldığını üzülerek okuyoruz.. Suzanne'nin nerede nasıl kimler tarafından cinayete kurban gittiğini, cesedinin nerede saklandığını öğrendiğimizde şok oluyoruz.. Carter da arkadaşlarının yanına gidiyor mu, ölüyor mu izliyoruz.. Ve benzeri birçok akla takılan soru cevap buluyor romanın sonunda okuyup cümlelerin sessizliğini dinliyoruz.. Hepsinden önemlisi dördüncü kişi kim?

Dördüncü Arkadaş

Joy Ellis

Parola Yayınları

Şubat 2019

318 s.


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 16.03.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 11.03.2022 12:24
424

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 820 yazı bulunmaktadır.