Anne Olunca Anlaşılan Şeylere Dair Bir Kitap, Kişisel Gelişim, Tuba YAVUZ

Anne Olunca Anlaşılan Şeylere Dair Bir Kitap yazısını ve Tuba YAVUZ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Anne Olunca Anlaşılan Şeylere Dair Bir Kitap

15.08.2022 09:00 - Tuba YAVUZ
Anne Olunca Anlaşılan Şeylere Dair Bir Kitap

Damdan düşenin halini damdan düşen, hastanın halini hekimin değil çekenin bildiği malum. Bazı hâller yaşanmadan bilinemiyor. Elbette bizim kadim kültürümüz hemhâl olmayı, başkalarının derdiyle dertlenmeyi önemser. Modern toplumların empati diye feryatları da bundandır. Fakat ne kadar anladığımızı, empati kurduğumuzu iddia edersek edelim bir yere kadardır inanın insanı anlaması. Büyüyünce anlarsın, anne olunca anlarsın, evlenince anlarsın, şurada yaşarsan anlarsın, bu işte çalışırsan anlarsın cümlelerindeki koşullar uzayıp giderken bakarız ki anne olmuşuz, baba olmuşuz, büyümüşüz ve daha iyi anlamışız. Yapmam dediklerimizi yaparken bulmuşuz kendimizi, yaparım dediklerimize zaman bulamamışız.

Klinik Psikolog Merve Özen Dursun da anne olup anlayanlardan anneliği. Mesleği gereği insanları dinleyen, pek çok vaka ile karşılaşan yazar elbette anne olmadan evvel de farkındadır anneliğin temel sorunlarının. Fakat yaşayarak hem tecrübelerin getirdiği öğretilerle hem de doğal ortamda gözlemleme avantajını kullanarak bebeklik ve çocukluk döneminde annelerin sıklıkla yaptığı hataları, en çok karşılaştıkları sorunları, bu sorunlar karşısında yapılması gerekenleri anlatmış. Velhasıl Anne Olunca Anladım adlı eserinde anne olunca anlaşılan şeylere dair yazmış Merve Özen Dursun.

Eseri incelemeye geçmeden evvel okuduktan sonra bende hissettirdiklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Bir anne olarak böyle bir kitabı okumak çok kolaydı. Kendime ayna tutmuş gibi hissettim. Her annenin yaşadığı benzer tecrübelere satırlarda rastladıkça ferahladım. Herkesin annelik serüveni ne kadar da benziyor dedim. Fakat bir yandan da şunu düşündüm. Eseri hep anneler ya da anne adayları mı okuyacak acaba? Kitapta evet en çok annelerin yaşadıkları tecrübe ve zorluklara değiniliyor. Fakat daha önemlisi bu süreçte annenin hemen yanındaki babalar, dedeler, amcalar… Yani kadına destek olacak diğer kişiler okumasın mı? Kitapta Merve Özen Dursun sıklıkla onların da bu süreçte neler yapması yahut neler yapmaması gerektiğine yer vermiş. O nedenle hemen yazımın başında belirtme ihtiyacı duyuyorum ki kitabı bence babalar, baba olunca anlayanlar, dedeler, dayılar da okumalı. O nedenle çok çarpıcı olan kitap isminin yanıltıcı olduğunu belirtmekte fayda var.

Kitabın içeriğine geçmeden evvel bir de kapak tasarımından bahsetmek istiyorum. Kapakta beyaz fon üstünde anne ve çocuk var. Anne de çocuk da pembe. Yine kitabın içinde seçilen görsellerde de benzer durumla karşılaşıyoruz. Kız çocuk ve anne fotoğrafları ağırlıkta. Yazarımız bir kız annesi olduğundan belki kendisini ve kızını sembolize etsin diye düşünmüş olabilir. Yine de sadece kız çocuk anneleri için değil erkek çocuk annelerinin de dikkatini çekecek bir renk mi seçilseydi diye düşündüm.

İşin en önemli kısmına yani eserin içeriğine geçelim lafı dolandırmadan. Merve Özen Dursun kitabını üç ana bölüme ayırmış ve onları da kendi içinde kısa kısa sınıflandırmış. Birkaç sayfadan oluşan ve çarpıcı başlıklarıyla dikkat çeken küçük kısımlar hem okurken kolaylık sağlıyor hem de birbiriyle çok bağlantılı olmadığından okura istediği yerden okuma imkânı sunuyor.

Kitabın başından sonuna iki kişiyle birlikte yürüyor okur. Bir anda sıcak, doğal bir anne üslubu, bir yanda da bizi iyi anlayan profesyonel bir psikolog üslubu. Üç bölümün ilkinde hem anne hem psikolog kimliği ile ikincide sadece anne olarak, son bölümde ise sadece psikolog olarak anlatımını oluşturmuş yazarımız.

Birinci Bölüm

Anne Olunca Anladım'ın ilk bölümü Yeterince İyi Bir Anne Olabilmek kısmıyla başlıyor. Yazar kendi annelik yolculuğunu anlatmaya başlamadan evvel bu kısımda genel bir çerçeve çizerek anneliğin güçlüğünden, babalara düşen görevlerden, toplumun çocuğa ve anneye yüklediği sorumluluklardan bahsediyor. Yine bu bölümde sosyal medyanın sahte evlilik, anne ve aile pozlarına yönelik eleştirilerini aktarıyor. Bu durumu ördek sendromuna benzeterek izah etmesi de okuru hemen kitabın başında yazıya çekmeye yetiyor:

"Ördek sendromu suyun üzerinde yüzen ördekler izlenerek ortaya çıkmış bir kavram aslında. Görünürde ördekler suyun üzerinde zahmetsizce yüzüyor gibi görünseler de, suyun altında ördeklerin bacakları hızla çalışmaktadır. Suyun üzerine bakanlar ördeğin sakince yüzdüğünü düşünüyor olsalar da suyun altında çok fazla çaba vardır. Standford Üniversitesi tarafından ortaya atılan bu kavram, zorlu hayatlarını, sorunlarını sosyal medya paylaşımlarıyla gizleyen ve duygularını yalnızca olumlu olarak sosyal medyaya yansıtan kişiler için kullanılıyor."( s.15)

Anne Olunca başlığında topladığı bu ilk bölüm yazarın kızıyla olan anılarını, tecrübelerini, ona dair gözlemlerini içeriyor. Bu gözlemleri aktardıktan sonra da psikolog olarak genel yargılar, zor durumlar karşısında yapılması gerekenleri sırayla izah ediyor. Bu madde madde aktarılan bölümleri sayfalarda daha dikkat çekici olması bakımından çerçeve çizilerek aktarılmış. Kitabı elinize alıp sayfalarını karıştırdığınızda hemen bu çerçeveli maddeler ilgi çekici oluyor. Bence okurun kitaba dair ilk izlenimlerinde bu bölümler etkili olacaktır.

Kendi anne kız ilişkilerini, ailesini aktarırken yazar, zaman zaman öz eleştirilerde bulunuyor. Genellikle anne gözüyle baktığı sorunlara çözüm önerileri getirirken psikolog kimliğini kullanıyor. Bu noktalarda benim dikkatimi çeken yazarın soru cümlelerini durum tespitlerinde ve çoğunlukla çıkarımda bulunmadan evvel sıklıkla kullanması oldu. Mesela; "Siz de kendinizi yorgun ve tükenmiş hissediyorsanız neler yapabilirsiniz?", "Bebeğinizin/çocuğunuzun ağlamalarını duymanın size zor geldiği anlarda ne yapabilirsiniz?", "Kendinize zaman ayırmak için neleri farklı yapabilirsiniz? gibi soruları okura yöneltip önerileri art arda sıralıyor.

İkinci Bölüm

Kızıma Mektuplar başlığıyla yazarın adlandırdığı ikinci bölüm Merve Özen Dursun'un kızına yazdığı altı mektuptan oluşuyor. Bu bölüm oldukça kişisel anlatımlar içeren duygusal bir anne sesiyle yazılmış. Yazar burada psikolog yönüyle değil sadece anne kimliği ile günlük, mektup türünde kızına seslenen yazılar kaleme almış.

İlk bölüm okuru gerek verilen bilgiler bakımından gerek psikolojik manada kendini yalnız hissetmeme durumu açısından oldukça tatmin ediciydi. Bu ilk bölümün ardından yazılan kısa mektuplar okuru boşluğa düşürmüş olabilir. Bu bölüme gerek var mıydı, bilemedim.

Üçüncü Bölüm

Bu kısım Öyle Anneler Tanıdım Ki başlığıyla kitabın son bölümü. Eserde en çok beğendiğim bölüm bu kısım oldu. Hemen bölümün girişi kitabı okuyan tüm annelerin kendini yalnız hissetmemesini sağlıyor. Sıcacık, samimi bir giriş:

"Hayatın seni ne kadar yorduğunu biliyorum ve senin kendini ne kadar tükenmiş hissettiğini… Umudunun tükenmeye başladığını, geriye dönüp bir şeyleri değiştirmek istediğini ama geriye dönemediğin her an, değiştiremediklerine sahip çıkışını anlayabiliyorum.

Yetişmeye çalıştıkların, gördüklerin, duydukların, seni yoranlar, seni soranlar… Hayatın ne kadar kalabalık değil mi? Ve sen bazen kendini ne kadar yalnız hissediyorsun. Özlüyorsun değil mi anlaşılmayı? Sadece ve sadece dinlesin istiyorsun biri." (s.103)

Bu giriş, yazarın hem anne olunca anneleri anlamasından hem de mesleği gereği empati kurma becerisinin sonucu. Oldukça içten ve pek çok okuru içine çeken cümleler.

Bu bölümde kadın hikâyelerini yine bir kadın yazardan dinlemenin verdiği hüzün çöküyor okurun içine. Yazarın çalışma hayatında karşılaştığı kadın danışanların hikâyeleri, gördüğü vakalar, toplumda hepimizin bildiği ama belki fark etmediği pek çok sıkıntıyı okurla paylaşmış Merve Özen Dursun. Bu hikâyeleri anlatırken kendi yorumunu hatta yorumunu demek doğru olmaz kendi hislerini de içtenlikle yazmış. Bu samimi tutum yazarla okur arasındaki mesafeyi kaldırmış.

Merve Özen Dursun'un bu bölümde anlattığı olayları çok detaylandırmaması, kısa birkaç sayfalık hatta bazıları birkaç paragraflık notlar gibi aktarması bir yönüyle iyi bir yönüyle de eleştiriye açık bir durum. Son yıllarda psikolojiye olan ilginin arttığı aşikâr. Popüler kültürle birlikte sıklıkla psikologların anılarını yazmaları hatta senaryolaştırmaları insanların bu tür vakalara ilgisini yöneltiyor. Bu nedenle daha detaylı, uzunca bir anlatım tercih etmemesi bu furyaya dâhil olmaması bakımından bence önemli. Fakat öyle trajik vakaları bir iki paragrafla anlatmak okurun olayları anlamasını da zorlaştırabiliyor. Belki danışan gizliliği gibi başka sebeplerden bu kadar yüzeysel anlatılmıştır bilemiyorum. Daha uzun, daha detaylı anlatılsaydı sadece bu bölümden bir kitap çıkabilirdi diye de içimden geçirmedim değil.

Son Söz

Bölüm bölüm değerlendirmeye çalıştığım Anne Olunca Anladım'a dair genel birkaç tespitle sonlandıracağım yazımı. Esere yazarın ilk kitabı ve mesleğinin edebiyat olmaması bakımından yaklaşınca bazı kusurlar görmezden gelinebilir. Fakat beni rahatsız eden kitapta emojilerin noktalama yerine ara ara kullanılması. Sosyal medyada zaten emoji istilasına uğrarken kitaplarda gülen yüzlere, kalplere rastlamak yerine noktalama işaretlerinin kullanılmasını tercih ederim.

Kitapta ilk bölümün özellikle yeni anne olanlara, henüz yolun başında panikleyenlere, daha çok endişe duyanlara, kendini çaresiz ve yalnız hissedenlere iyi bir kılavuz olduğunu düşünüyorum. Hatta bana kalırsa yazarın kızı büyüyüp okula başladığında ve sonra ergenlik dönemine girdiğinde bu kitabın devamı da olmalı. Ergenlikte ve okul döneminde bir anneyi neler bekler kendi tecrübeleri ve mesleki bilgileriyle aktarması ne güzel olurdu.

Anlatımı temiz, sade, içten Merve Özen Dursun'un. Hatta son bölümde yer yer şiirsel üslubu var yazarın. Kitabın görsellerle desteklenmesi, yazarın annelere önerilerinin çerçevelenerek verilmesi yine okura kolaylık sağlayan olumlu yanlardan. Okurken (belki de bir anne olarak okuduğumdan) evet, öyle oluyor, haklı, tam da böyledir diye sıklıkla geçirdim içimden. Yaşananları gözlemleme yeteneği, annelerin ve genel manada kadınların ağır sorumluluklarını hissetmesi ve bunlara getirdiği sade çözümlerle Merve Özen Dursun bana kendimi iyi hissettirdi. Taze annelerin ya da anne adaylarının okuması da endişelerini hafifletecektir diye düşünüyorum.

Anne Olunca Anladım

Merve Özen Dursun

Apamer Psikoloji Yayınları, İstanbul, 2022

146 Sayfa


Yazar: Tuba YAVUZ - Yayın Tarihi: 15.08.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 15.08.2022 18:10
868
Yorumlar
  • Arzu Ulaşdır 2022.08.16 12:04

    Bir anne olarak kitabı ben de okumak istiyorum. Güzel yazınız için çok teşekkür ediyorum.

Tuba YAVUZ Hakkında

Tuba YAVUZ

1982 yılında Erzincan’da doğdu. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra Ankara’da çeşitli kurumlarda çalıştı. 2008’den bu yana Edirne’de Milli Eğitimde öğretmen olarak görev yapmakta. İki çocuk annesi.

Türk Edebiyatı, Hece Öykü, Ihlamur, Balkan Türküsü, Poyraz gibi çeşitli dergilerde öyküleri yayımlandı.

2014’te “Sitare” öykü kitabı çıktı. (meserret yayınları)

Tuba YAVUZ ismine kayıtlı 47 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 1 kitap bulunmaktadır.

Twitter Instagram