Ben Buradan Okuyorum Sen Nereden Okuyorsun, Edebiyat, Ülker GÜNDOĞDU

Ben Buradan Okuyorum Sen Nereden Okuyorsun yazısını ve Ülker GÜNDOĞDU yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Ben Buradan Okuyorum Sen Nereden Okuyorsun

14.02.2022 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU

Kurmacaya ihtiyacımız mı var? Bu soruya Jonathan Franzen'in müthiş cevabı: "Bir yazarın ancak tek başına, yoğunlaşarak, Twitter'ın sağır edici gevezeliğinden uzakta yazabileceği türden uzun, ayrıntılı ve karmaşık öykülere müthiş bir ihtiyaç var." Her kitabı ille de bitirmiyor musunuz yoksa? Bitirmek zorundasınız. Hemen bitirin o yarım bıraktığınız kitabı. Çünkü nasıl yaşayacağımız, nasıl davranacağımız hakkında bize fikir veren karmaşık manevi durumları kitaplar sunar.

Yeni mecralar ve formatlar okuma deneyimimizi nasıl etkiliyor? Kelimeler var olan doğayı anlatır. Kelimeler var olan insanı anlatır. Bazı kelimeler ise bir anlatıyla birlikte var olur, daha doğrusu anlatısız var olamayacaktır. Canavar, karabasan, hayalet gibi kelimeleri ancak öyküler aracılığıyla anlayabiliriz. Çünkü bu varlıklar başka şekilde bilinmeye izin vermezler. Her ciddi okur, kitaba ne kadar zaman ayırması gerektiğini mutlaka bilir. Bu da kitaplardaki kurgu, anlatı ve sunum biçiminin önemini ortaya koymaktadır.

Kitaplar zenginlikler dolu zorlu yollardan çeşitli deneyimler sunar. Onu onaylamak, tasdik etmek için yahut eleştirip reddetmek için okumasını yapmanız gerekir. Okumak da ister kâğıt bir materyalden olsun ister dijital bir yansıtma olsun değerlidir. Kâğıt, kitaba kıyasla, önümüzde belirip arkamızda kaybolan kelimelerle daha ciddi ve doğrudan bir ilişki sunar. Kelimelerin kendilerinden aldığımız zevke yoğunlaşırız. Bu bakımdan kâğıt kitaptan e-kitaba geçiş, yetişkinliğe geçiş gibidir. E-kitap bir mecradır ya da geçici bir heves gibi durmaktadır.

Okumak ve Tekrardan Okumak

Dört bölümü olan eserin birbirini tamamlayan otuz yedi metin ile oluşturan Tim Parks, "uluslararası" romanın ortaya çıkışıyla yerel edebi üslupların nasıl ortadan kaybolduğunu irdelemektedir. Eser; Kitabın Çevresindeki Dünya, Dünyada Kitap, Yazarın Dünyası, Dünyalaraşırı Yazmak başlıklarında, edebiyatın geleceği, edebiyatın durumu ve edebiyatın geçmişi üzerinden bir edebiyat sorgusu yapmaktadır. Eser, her şeyi sil baştan yeniden düşündürecek sorgulara yöneltmektedir. Yazmanın anlamı nedir? Yazmanın anlamını hangi okur kitlesi için yazmakla bulur? Yazmaktan ne bekleriz? Para mı? Kariyer mi? Takdir mi? Toplumda bir yer mi? Yönetimde değişiklik mi? Dünya barışı mı? Yazmak bir hüner mi, terapi mi? Bir kimlik inşa etme, toplumda bir yer inşa etme çabası mı? Yoksa kendini eğlemek, başkalarını eğlendirmek mi? Karşılığında para almasa yazmaya devam eder mi? Sorguları aracılığıyla ortaya konacak eserlerin en mükemmel haline yönelik Parks'ın eleştiriyel yaklaşımıyla edebiyatın geleceğine dair fikirler içermektedir.

Kitabın Çevresindeki Dünya başlığında yazar, anlatı ve özanlatıya vazgeçemeyecek kadar gömülmüş olsa da ilginç ve karmaşık romanlara bayılsa da onlara ihtiyacı olmadığından emin olduğunu söylüyor. Kitapların yarım bırakılmasının doğru olmadığını düşünmektedir. Kendi romanlarının okuru tarafından yarım bırakılmasını da istemiyor. E-Kitap ile kâğıt kitapta okurun kelimelerden aynı zevki alamadığına değinmektedir. Okuma mücadelesinde zarif, seçkin üsluplu, kavramsal inceliğe ve sözdizimsel karmaşıklığı bölümlere ayrılarak ara verme imkânıyla uzun roman ya da anlatısal mimariye sahip tekrarlanan, zorlayıcı, tumturaklı bir retorikle yüklü olacağı, böylece ara verildikten sonra sağlam bir ipin ucunu yakalamanın daha kolay olacağını belirtmektedir. Telif hakkı önemli mi? Belli bir edebi türün bağlılığına dayandığı için önemlidir. Sıkıcı yeni küresel roman, edebi inceliği olmadığından yok olmaya mahkumdur. Yanlış okumak, kitap ve kendimizi iyi anlayamayacağımız anlamına gelir. Bu nedenle çevirinin rolü büyüktür. Yukarı doğru okumak, entellektüeli pastoral bir ilişki içine alan bir eğitim gibi İtalyanların değimiyle ahırdan yıldızlara dikkatli okuma ve eleştirel çözümleme önermektir. Okumak fikirler verir fakat okurlar niye fikir ayrılığına düşer? Kişilerin kaygılarından dolayıdır. Ben buradan okuyorum, fikir hayalden ibaret olduğunu belirtir. Anlatılar bağlamında tarafsızlık, hiçbir yerden bakmamak, hiç kimse olmamak, şaşırtmaya hazır olması eserlerin büyülü yönleriyle okunurdu. Bu bağlamda düşünce ayrılıkları olağandı. Konulara açılan anlamlar okumanın başlangıcı ve sonucuna yönelik unsurları irdelemektedir.

Dünyada Kitap başlığında, konuştuğumuz kitaplar ve konuşmadıklarımız üzerinden romanın toplumsal işlevi nedir? Roman sayesinde geliştirdiğimiz becerinin topluma yararı nedir? Nobel'in kusuru ne? Farklı geleneğin sonsuz çeşitlilikteki eserlerini gerçekten anlayabilecek bir insan topluluğu olabilir mi? Ayrıca bunu yapmalarını neden isteyelim? Kuralsız bir oyun, bazen anlamak değil, biçimlenmekte olan bir toplulukta yer aldığını hissetmek daha önemli. En ayrıcalıklı uluslar edebiyatı belirli bir yönden gelişmeye itebiliyorken diğerinde bambaşka bir yöne itebiliyor. Dünyada başıboş yazmak, her insan içinde insanlık durumunu taşıması için taşır mı gerçekten? Dışarı çıkmayan sanat, edebiyat ideal yönde yoğun okumayla sanatı açığa çıkarmaktadır. Bunun için en önemli unsur şöyle: Üslupsuz yazmak, Proust "Üslup yazarın gerçeğe dayattığı dönüşümdür." der. Üslubu olmayan yazının önem istediği gerçeğine değindiği konu üzerinden bir görüş sunmaktadır. Edebiyat ve bürokrasi, arasında edebiyat tıpkı demokrasi gibi daima göklere çıkarılmalıdır. Benzetmesini yapar. Kloroforma boğulmuş sığınak, kelimelerin asıl anlamı hayattan yana mı? Sorgusundan yola çıkarak: Edebiyatı umursamayacak kadar hayatla meşgul insanlarla dolu olduğuyla yüzleştirir. Kütüphane raflarından başka yerde küf kokusu yok. Yazarları azizlere, yaraşır insani çabanın tezahürü elbette eseridir ve eserinin okunmasıdır. Ne önemli ne önemsiz ayırdımının dışa vurumudur.

Yazarın Dünyası, büyük hayallerine bağlılığı yazarın işi olarak eserinden görülür. Kazanmak için yazmak, yetenekli, çilekeş temel kaygısı bizden daha başarılı olmakmış gibi görünmeyen edebi bir idol okurlara ve okumazlara ideal görünürdü. Belirli türde bir edebiyatın belirli bir okur camiasının desteği olmadan varlığını sürdürebileceği baş döndürücü yörüngeye ulaşmış yüzlerce yazar olacaktır. Korku ve cesaret, romandan hayat olmasını istemektir. Söylemek ve söylememek, sonuçta hatırı sayılır miktarda edebiyat, rahatsız edici bir iletişim sorununun isabetli yan ürünü olarak görülebilir. Bu bağlamda sorulan: Aptalca sorular, "Mesela elli dört yaşımda olduğum halde niye sadece bir roman yazmışım." Tim Parks, Ben Buradan Okuyorum Geveze zihin, yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli kahramanı, olsa olsa geveze zihin olabilir; bu da karar veremeyen zihin, kararsızlık içinde eylemi erteleyen zihin ve şiir anlamına geliyor. Romana kısılmak, benlik ve anlatıya bambaşka bir bakış açısını ifade edebilecek bir yenilik yapabilir mi kelimelerle? Öykülerimizi değiştirmek, anlatı stratejisinde farklı açıdan arzulanan sonuçları almadığını varsaymakta serbestsinizdir. Ölümüne yazmak, bir yazarın yazarlık hayatının yörüngesi ve onu yönlendiren temalar ölümün zaman ve şekliyle ne kadar bağlantılıdır? Benim hayatım, onların arşivi, hayatla iş tıpkı zihinle beden kadar birbirinden ayrılmaz olduğu içindir ki yaratıcı çabanın Twitter'da şimdiden gerçekleştiği aşikârdır. Meselelerine değinerek günümüz gerçekliğinde edebiyatın durumunu aktarmaktadır.

Dünyalaraşırı yazmak, siz aynı Tim Parks'mısınız? Yaptığı iş ait olduğu toplulukla anlam kazanıyordu. Topluluğun dışında özgürlük ve mutlak kimliğin mümkün olduğu doğruydu. Ilginç konu başlığında: Yurtdışında Çirkin Amerikalılar, kurtuluşun bu sahneden çekilmek olduğunu düşünüyordu. İngilizceniz görünüyor, ticaret ve daha çok kişi tarafından anlaşılma arzusuyla Amerikan İngilizcesi dünyayı ele geçirmektedir. Dil polisine övgü, edebiyattan ne beklediğimiz kültürel standart bağlamındaki duruşunun son derece sorumlu hale geldiğini kabullenmek zorunda kalabiliriz. Karanlıkta çevirmek, "dünya edebiyatına inanmak istiyorsak şiir çevirisine inanmak zorundayız" Thomas Tranströmer. Benim romanım, onların kültürü, oldukları dünyanın ve zihinsel manzaranın olağan bir parçasıdır. Edebiyat meselelerine her açıdan değinerek, yazın dünyasının uluslararası arenada gelmiş olduğu durumu gözler önüne sermektedir.

Sonuç olarak eser; ele aldığı edebiyatı okuma ve yazma unsurları üzerinden başlangıcından sonuna oluşturabileceği en iyi duruma nasıl gelebileceğini tespit etmektedir. Bu tespitlerini her aşamasıyla sorgulatarak açtığı tartışmalar üzerinden okura fikirler sunmaktadır. Okur, yazar ve alanın gelişim unsurları bakımından okumanın, yazmanın, edebiyatın ve edebiyat kamusunun küresel ölçekte bir tür değerlendirmesini yapmaktadır. Yazarın ortaya koyduğu bu eser, bir tür edebiyatın ana başlıkta irdelenmesidir. Hem bir eleştiriyi hem de bir değerlendirmeyi içerdiği için alanında önemli bir eser olarak kabul edilmektedir.

Tim Parks

Ben Buradan Okuyorum

Kitapların Değişen Dünyası

Metis Yayınları

216 sayfa

İlk Basım Kasım 2016

img_1605


Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 14.02.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 08.02.2022 23:46
645

Ülker GÜNDOĞDU Hakkında

Ülker GÜNDOĞDU

1977 yılının Ocak ayında Konya Ereğli’de dünyaya geldi.  Ereğli Lisesi’nde eğitimini tamamladıktan sonra iş hayatına; Ankara’da IBM Bilgisayar Satış Temsilcisi olarak atıldı. İstanbul’da kendi şirketlerini kurana dek çeşitli işlerde çalıştı. İstanbul’da yaşamakta. Kütüphanesini oluşturduğu yirmi üzeri alandaki, beş bini aşkın kitabının anlamını, canına okudu. 

Bilgisayar, dil, gitar, estetisyenlik alanlarında eğitimler aldı. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere yirmi şehri, kültürel gezme imkanı buldu. Kitaplara, yazmaya, tablolara, eski ve yeni objelere, tüm renklere ve dört sitil yüzmeye tutkun. “O kadar derinim ki” diyen okyanusu kıskanmakta.

18.08.2020 tarihinde Kitap Haber ailesine katıldı. Kitap Haber Kültür Sanat Editörü olarak biteviye yazmaya devam etmekte. Kitap Haber Dergisi, Yolcu Dergisi, Şehir ve Kültür Dergisi, Teferrüc Dergisi, Aydos Edebiyat Dergisi’nde yazdı ve yazmakta. İlk yazmaya amatör olarak bir roman ile başladı. Şu ana kadar bir roman, bir deneme, bir öykü, bir Kadıköy’ün Semtleri, iki değerlendirme dosyaları; en güzel haliyle gün yüzüne çıkmak için naçizane enikonu hazırlanmakta. 

1998’de evlendi. Bir oğul ve bir kız evladı var. Ailesi ve kitaplarıyla huzurlu bir yaşamın diğerkâm ve müptezel yolcusu. Bibliyomani değil sadece bir kitap daha okuyacak…

Ülker GÜNDOĞDU ismine kayıtlı 106 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Sertap Gür 2022.03.01 16:46

    Okuma ve okuma kültürü üzerine önemli bir kitap. Değerlendirmeniz, kitabın farklı boyutunu ortaya koymş