Bir Melodram: Buğu, Edebiyat, Hayrettin DURMUŞ

Bir Melodram: Buğu yazısını ve Hayrettin DURMUŞ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Bir Melodram: Buğu

20.12.2023 09:00 - Hayrettin DURMUŞ
Bir Melodram: Buğu

Nihan Kaya'nın kitaplarını okuyan ciddi okurların fark edeceği gibi yazar yaşadıklarını yazıyor. Kendinden bahsedermiş gibi göründüğü yerlerde bile insanların ıstıraplarını anlatıyor. Hep bir giz taşıyor romanları. Uyku ile uyanıklık, uyanıklıkla rüya, gerçek ile düş, varla yok, yokla var arasında gidip geliyorsunuz her sayfada.

Buğu romanını okurken gözleriniz buğulanacak. İstanbullu bir Yahudi olan Yasef Abravanel ile Filistinli Nur'un hikâyesi. Bir melodram. Elbette sadece İsrailli bir asker ile Filistinli esir bir kızın ilişkisiyle sınırlı değil. Okura devamlı olarak yeni kapılar, pencereler açan bir kitap. Mükemmel bir anlatım tekniğiyle yazılmış. Kitabı okurken gerçeğin mi roman, romanın mı gerçek olduğunu soruyorsunuz kendinize. Bu roman gerçek olabilir mi? Gerçekler nasıl romana dönüşür?

Kitabın sonunda "Yazarın Notu" açıklamasını okuyunca kitabın gerçeğin ta kendisi olduğunu, Nihan Kaya kadar, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin K4 servisi kadar, Filistin kadar, Kudüs kadar, Yabna kadar gerçek olduğunu anlıyorsunuz.

Bu romanın en önemli özelliklerinden birisi de her ne kadar psikanaliz bir roman gibi görünse de Filistinlilerin yaşadığı acıları anlatan ilk Türkçe roman olması. Elbette konferanslar, mitingler düzenlenmiş, hamasi nutuklar atılmış, şiirler söylenmiştir. Gazeteler, dergiler bu konuya parmak basmıştır. Roger Graudy, Stephane Hessel, Edwars Said gibi düşünürler yazdığı önemli kitaplarla dikkat çekmişlerdir ancak bir edebiyatçı gözüyle kalıcı bir roman bu güne kadar yazılmamıştır. Yazıldıysa da ben bilmiyorum. Bu açıdan da "Buğu" romanı çok kıymetli bir eser.

Kitabın adının nasıl konulduğunu ve konusunu yine kitaptan öğreniyoruz. "Evet 'Buğu'. Altına da şöyle ilave edebiliriz: 'Buğu: Acemi Bir Psikanaliz Öğrencisiyle Deneyimli Bir Akıl Hastasının Yaşadıkları." (Kaya, 2017:116)

Filistinli çocukların yaşadıkları; "Nur İsrail'de yatılı bir lisede okurken sık sık ziyarete giderdim onu. Yatılı bir lise diyorsam, liseden başka her şeye benzeyen hatta okuldan çok, Filistinli kızların kaldığı bir çeşit yetimhaneye benzeyen, eğreti berbat bir yerdi burası." (s.47) açıklamasından anlaşılmıyor mu?

İnsanın gurbette hele sürgündeyken vatanına olan özlemini ne güzel anlatıyor şu cümleler: "Evde Filistin toprağında yetişen çiçeklerin her biri, Filistin'in yağmalanmış köylerinden birinin adını taşıyordu." (s.59)

Sadi, Bostan ve Gülistan'da "Mecnun'la konuşuyorsan Leyla'nın güzelliğinden bahset" der. Nur'un aklı da haklı olarak Filistin'de, kardeşlerindedir. Yasef'le yaptığı bir konuşmada bunu şöyle dile getirir:

"Ben sana Sabra ve Şatilla Katliamı'nda yürütülen nokta vuruşu operasyonlarında henüz üç aylık olan Ziyauddin bebeğin çok yakın mesafeden atılan mermilerle nasıl alnından vurularak öldürüldüğünü anlatırken bana bakıp 'Dudakların incecik' diye cevap verdiğin zamanlardan farkın yok şu anda. İsrail'de hahamlar, siyonist Yahudiler bile senden daha çok ilgileniyorlar bu katliamla; yıldönümlerinde onlar bile gelip anıyorlar ölenleri gözlerinde yaşlarla." (s.91)

Filistinler için bir duvar örmüştür İsrail. Gazze dünyanın açık hapishanesi gibidir. Bu utanç duvarı İsrail tarafından nasıl g/örülüyor derseniz işte cevabı:

"Duvarın İsrail tarafı boydan boya, eğimli tarhlarla kaplıdır. Tarhların üzerinde de çeşit çeşit çiçekler… Rengârenk çiçek bahçeleri duvarı öyle güzel kapatır ki, İsrail tarafından duvardan, betondan bir iz görünmez. Sadece tarhları görürsün. Hâlbuki Filistin tarafında yalnızca, yüksek, beton bir duvar dikilir karşına." (s.108)

Kitabı okuyup bitirince toprak ve suyun iki ayrı madde olmadığını anlıyorsunuz. Tıpkı can ve ten gibi.

KAYA, Nihan. (2017) Buğu, İthaki yy., İstanbul.


Yazar: Hayrettin DURMUŞ - Yayın Tarihi: 20.12.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 14.12.2023 09:24
591

Hayrettin DURMUŞ Hakkında

Hayrettin DURMUŞ

Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesine bağlı Karapınar Kasabasında 1965 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu yerde yaptı. Liseyi yatılı olarak Ankara’da, Meteoroloji Teknik Lisesi’nde okudu. Daha sonra Çukurova Üniversitesi Seracılık ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimini bitirdi.

Şiir ve yazıları; Bayrak, Çınar, Yedi İklim, Yitik Düşler, Hikmet, Lodos, Şardağı, Diyanet, Güneysu, Altınoluk, Yolcu, Yüzakı, Söz Ola, Edep, Yeni Adana, Yaşam Sanat, Yörtürk, Bosna, Kültür Ajanda, Sincan İstasyonu, Gökmavi, Gergef, Ihlamur, Edebiyat Daima, Dil ve Edebiyat, Söğüt, Türk Edebiyatı, Türk Dili, Edebiyat Ortamı ile Hece gibi dergilerde ve internet sitelerinde yayınlandı.  Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir.

Değişik tarihlerde şiir, makale ve deneme dalında aldığı ödüllerin yanı sıra; şiir ve yazıları antolojilerde, Kültür Adamları Ansiklopedisinde ve MEB ders kitaplarında yer aldı. Halen bir kamu kurumunda yönetici olarak çalışmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri

Soylu Sevdalar (Şiir-1996)
Çağır Beni (Şiir-2001)
Kapına Geldim (Şiir-2003)
Araya Dünya Girdi (Deneme- 2006)
Bir Irmaktır Yaşamak (Deneme-2014)
Kitap Yürekli Adamlar (Deneme, Eleştiri-2017)

Hayrettin DURMUŞ ismine kayıtlı 14 yazı bulunmaktadır.