Denizci Gencin Aşkı, Edebiyat, Misafir Köşesi

Denizci Gencin Aşkı yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Denizci Gencin Aşkı

25.02.2022 09:00 - Misafir Köşesi
Denizci Gencin Aşkı

Cemil Yeraz yazdı...

"Tabii, gerçek aşk pek az rastlanan bir şeydir, aşağı yukarı yüzyılda iki ya da üç kez görülür."

Albert Camus.

"Martin Eden" Jack London'un en önemli eserlerindendir. Kitap, 1905 yılında yayınlanmış, ilk Türkçe'ye çevirisi ise 1963'te Mete Ergin tarafından Varlık Yayınları'nda yapılmıştır.

Martin Eden, işçi sınıfına mensup denizci bir gençtir. Tabii Ruth Morse' ı tanıyana kadar... Ruth'un abisi olan Arthur'un hayatını kurtarmakla, bir anda Morse ailesinin içinde bulur kendini. Arthur, kendisini sokak serserilerinden kurtardığı için, teşekkür etmek niyetiyle bir akşam yemeğine davet etmiştir onu. Martin'in alışık olmadığı bu burjuva ortamında, canı iyice sıkılmaktadır. Bir an önce eve gitmek için planlar kurmaktadır. Ta ki, Ruth ile karşılaşana kadar. Martin, Ruth ile tanıştıktan sonra; bu sıkılma yerini utanca ve heyecana bıraktı. Ruth'un kültürü karşısında kendisinin hiçbir şey bilmeyen biri olduğunu düşünerek utanan Martin, aynı zamanda kızın güzelliği karşısında da heyecanına yenik düşüyordu. Aslında; o an karar vermişti, Martin çok zengin olup böyle evlerde yaşayacağına. Ama bunun henüz farkında değildi kendisi. Arthur'un düzenlediği akşam yemeğinden ayrıldıktan sonra, Martin kendisine bir hedef koydu. Kütüphaneden kitaplar alıp sabahlara kadar okuyacaktı. Kahramanımız şimdi gece gündüz kitap okuyor ve haliyle bu durum Ruth'un da ilgisini çekiyordu. Ara sıra buluşmalar gerçekleştiriyordu bu ikili. Bu buluşmalar sıklaştıkça ikisi daha da yakınlaşmaya başlıyordu. Artık iki sevgili denilebilirdi onlar için. Bu durum Ruth'un Anne ve Babasının ilgisini çekecek ki, Ruth'a Martin ile olan ilişkisini bitirmesi öğüdünü vereceklerdi. Onlara göre Martin ideal bir damat değildi. Çok hoyratça davranışları olduğunu düşünüyorlardı. Martin ise kendini bu çevrelerde gösterdiği sürece; uyum sağlayacağını düşünüyordu. İşler ise Martin'in istediği gibi ilerlemiyordu. Martin bu çevrelere katıldıkça hep hor görülüyor ve dışlanmaya çalışılıyordu. Martin henüz bunların farkına varmamıştı ve o sıralarda yayın evlerine yazdığı yazıları göndermekle meşgul idi. Bu olaylar olurken, Ruth kesin kararını vermişti. Martin ile ayrılacaktı. Bu kararını bildirdiğinde, Martin adeta yıkıldı. Herkese, her şeye göğüs gerebilirdi ama aşık olduğu kişinin onu terk etmesine asla...

Ruth'un Martin'den ayrılmak istemesinin sebebi az çok belliydi. Martin'in işçi sınıfından olması ve Ruth'un istediği hayatı ona yaşatamayacak olması. Ruth ailesinin etkisi altında kalmış olsa bile, sonuç olarak Martin'den ayrılmıştı. Martin'in bu şoku atlatabilmek için; şimdi daha çok yazı yazıyordu. Bu yazıların bir gün yayınlanacağından emindi. Nitekim de öyle oldu. Yazılarından bir tanesinin yayın evinin biri tarafından kabul edilip yayınlanacağı haberi ulaştı. Bu yazısı yayınlandıktan kısa bir süre sonra ise diğer yayınevleri; Martin'in yazılarının hepsini satın alıp yayınlamak istiyordu. Anlayacağınız, Martin artık ünlü bir yazar olmuştu ve oldukça zengin bir yazar. Bu gelişme yüksek sosyetede büyük yankı uyandırdı. Ruth'un ailesi de bu olaylara hâkimdi haliyle. Martin'in bu denli büyük ün'e ulaşması onları hem şaşırmış hem de mutlu etmişti. Çünkü Martin'in kızlarını sevdiğini biliyorlardı. Böyle olunca Ruth'u ikna ederek, Martin ile konuşmaya gönderdiler. Ruth şimdi Martin'i sevdiğini söyleyecekti. Martin ise Ruth'un birdenbire karşısına çıkıp, bunları söylemesine bir anlam veremedi. Eskiden olduğu gibi şimdi de aynı kişi olduğunu, değişen hiçbir şeyin olmadığını söylüyordu Ruth'a. Ruth ise kendisinin bu itirafından sonra Martin'in kollarına atılmasını beklerken bu sözleri duyması zoruna gitmişti. O an artık ikisi de biliyordu ki, bu sevgi bitmişti artık. Martin Ruth'un yanından ayrıldıktan sonra, kendisine gelen yazılarını yayınlama tekliflerini; reddetmekle meşguldü. Düşününce, eskiden gözünde büyüttüğü ve ulaşmak istediği yüksek sosyetenin, artık ilgisini çekmediğini fark etti. Çünkü artık sık sık o çevrelerde oluyor ve canı sıkılıyordu. Martin, artık hayaline ulaşmış biriydi. Şimdi ise ne yapması gerektiğini kestiremiyordu. En son, kendini bildi bileli çalıştığı yere; yani gemi yolculuğuna çıkmaya, karar verdi. Bu sefer işçi bir denizci olarak değil, ünlü bir yazar olarak...

Sonuç: Martin'in Ruth'a olan ilgisiyle kitap okumaya başlaması ve ünlü bir yazar olması büyük bir olaydır. Bir nevi aşkı için hayata meydan okumaktır. Martin ile Ruth'un aşkı romantikler için güzel bir şeydir. Fakat her mantıklı düşünen birisi, sınıf farkının bu kadar yoğun görüldüğü bir yerde; bu aşkın sürmeyeceğini bilir. Romanda olsa bile böyle bir aşkı gerçeklikle bağdaştırdığı için; tebrik etmek gerek Jack London'ı. Kitaptaki diğer önemli bir nokta ise bir insanın kitap okuyarak neler başarabileceğidir. Martin Eden bunun güzel bir örneğidir, bizlere ilham olması açısından; Martin Eden müthiş bir kişiliktir. Diğer yandan Martin'in kendini geliştirdikçe individualizme (bireycilik) doğru kaydığını da görüyoruz. Bunun nedeninin insanlarda görülen ikiyüzlülük ve sahtekârlığa yormamız mümkündür. Martin sıradan bir denizciyken farklı, ünlü bir yazarken farklı davranan kimseler, bunun en net örneğidir.

Martin Eden

Jack London

İş Bankası Kültür Yayınları

2020 İstanbul

517 sayfa


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 25.02.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 17.02.2022 22:12
466

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 820 yazı bulunmaktadır.