Doğu’nun Limanları Bir İnsanın Trajik Öyküsü, Edebiyat, Ülker GÜNDOĞDU

Doğu’nun Limanları Bir İnsanın Trajik Öyküsü yazısını ve Ülker GÜNDOĞDU yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsini

Doğu’nun Limanları Bir İnsanın Trajik Öyküsü

13.12.2021 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU
Doğu’nun Limanları Bir İnsanın Trajik Öyküsü

Kitabın Ana Anlatımı

Savaş öncesi tıp öğrencisiyken, savaş sonrası devam etmemişti. Babası büyük bir devrimci önder olmasını istemişti. Tabi normal ailelerde tersi bir durum söz konusudur. Babalar oğullarının doktor olması için çabalar, devrimci olmasını istemezler. Babası asi ruhlu, hırçınlığı olmayan hatta keyfine düşkün şen bir insanmış. Ama derin bir isyan duyarmış. Kanunlara, dine, geleneklere, paraya, politikaya, okula... Değişen ve değişmeyen her şeye karşı. "Aptallığa, zevksizliğe, örümcek kafalara karşı." dermiş. Nice zaman Doğu'ya hükmetmiş bir aileden geliyordu. Babası sultanlığı elden bırakmıyordu. Babasının büyükbabası soylu bir Hakandı. Devrik hükümdarın hiçbir zaman ortaya çıkmamış intihar mı, cinayet mi ölümünü gören kızı İffet, kızlarının incisi, üzerine titrenen o şen, süslü çocuk aklını kaybetmişti. Hekim nikâhına alır. Tedavi edeceğini iyileştireceğini umar. Bu çiftin çocuğu Kitabdar'ın babasıdır. Babaannesinin, ne halde olduğunu anlayacak kadar aklı yerine gelmedi hiç.

Fotoğraf kulübünün pek çok üyesi içinde en yeteneklisi Ermeni bir fen öğretmeniydi. Öğrencisi ile aralarında sağlam bir dostluk vardı. Bir Türk ile bir Ermeni'nin arasında gerçek bir dostluk, kardeşlik ender görülür olduğundan dostluklar ve ortak tutkuları fotoğraftan onları hiçbir şeyin koparamayacağına yemin ediyorlardı. Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacak olayların habercisi. Ama bu kadarı bile korkunçtu. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Nubar'ınki de dahil, sayısız ev yıkılmıştı. Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte Lübnan Dağı'na sığınmayı başarmıştı. Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğu'nun Limanları bu yüzyılın başını, Kitabdar'ın trajik öyküsünün içinden anlatıyor. Nubar'ın kızı Sessi beş yıl sonra 1914'de babasının arkadaşıyla evlendi. Türklerle Ermeniler kol kola eğlendiler. Lübnan Dağı valisi Ohannes Paşa da düğündeydi. Türkü, Ermenisi, Arabı, Rumu, Yahudisi hepsi Sultan'ın yüce elinin bir parmağı. O yaz savaş başlar. Ne siper ne can kaybı ne de iperit gazı belirler. Çatışmadan çok kıtlıktan ve salgın hastalıklardan çekmişler. Bir de göçten. Lübnan Dağı'nın her karış toprağında, bacası tütmeyen sayısız ev olacaktı. Olmuş. Anadolu ve Adana'da kıyımlar yaşanmış Doğu Akdeniz alçakça günlerin ardından imparatorluk can çekişiyordu.

Annesi erkek kardeşini dünyaya getirirken ölmüş. O dört yaşında yokmuş, babası şehzadeydi. Lübnan Dağı valisi azledildi. Lübnan Dağı'nın özerkliği de kaldırıldı. Osmanlı idaresinden kaçmak için buraya sığınan Ermeniler, bir anda kendilerini kapana kısmış hissetiler. Her milletten insanın Doğu'nun limanlarında yan yana yaşadığı, dillerin birbirine karıştığı o çağ eski zamanların bir anısı, geleceğin bir belirtisidir. Babası bir türk ve Ermeni'nin gene kardeş olacağı, sepya rengi bir dünya olacağına inanıyordu. Babası aydındı ve despottu. Annesi ölünce yedi yaşında ablası babasının üzerinde bir nüfuza sahip olmuştu. Erkek kardeşi de ablası gibi babasının boyunduruğundan sıyrılmasını bilir. Annelerinin ölümüne sebep olduğu için babasının dünyaya geldiği anda kendisini düşman bellediğine emindi. Kardeşinin adı Salim. Kendini Kitabdar olarak tanıtır. Çünkü adı İsyan'dı. Salim kaçakçılık suçu işler. Büyük bir devrimci olacaksın dünyanın çehresini değiştireceksin. Der. Babası ve Nuba'ı dinlemedi. Beyrut'tan Marsilya'ya tıp okumaya gider. Müttefiklerin desteğiyle, hiçbir uzlaşmaya ödün vermeye razı olmaksızın rövanş almaya hazırlanmalıydılar.

Paris'te tıp okumaya gider. Kendini İkinci Dünya Savaşında bulur. Çok başarılıdır. İsyan kod adı Bertrand olan direnişci bir örgütün yöneticisiyle tanışır. Örgütte herkesin bir kod adı ve görevi vardı. Kendi gazeteleri olacaktı adı özgürlük. Teşkilatın adı da buydu. Kovalanırken hayatının kadını olacak Clara ile tanışırlar ve evlenirler. Clara hamileyken babasının hastalığı nedeniyle karısını Hayfa'da bırakan Kitabdar Beyrut'a dönüşü sırasında Arap ve Yahudiler arasındaki savaş yüzünden ayrı kalırlar. Bu savaş Kitabdar'ın hayatını değiştirir. Karısı ve doğacak çocuğunu göremediği için psikolojik sıkıntılar çeker. Bunu kullanan kardeşi salim onu zengin hastaların bulunduğu bir tımarhaneye kapattırır. İsyan, her gün onu yatıştıracak deli olmasa bile onu deli gibi gösterecek sakinleştirici bir uyuşturucu ilaç almak zorunda bırakılır. Yaklaşık yirmi yıl tımarhaneye kapatılan İsyan artık kurtuluşu olmadığını düşünürken kızı Nadya onun izini bulur ve ziyaretine gelir. Kızından yaşama gücü alan Kitabdar. Hergün kahve içine konulan uyuşturucuyu daha az içerek kendine gelir. 1976'da Lübnan'da çıkan çatışmalar sırasında bir yolunu bularak kaçmayı başaran Kitabdar Paris'e gider ve orada Bertrand'ı bulur. Clara'ya tüm yaşadıklarını anlatan bir mektup yazar. Ondan bir cevap beklemiyordu. Yıllar önce buluştukları bir limanda buluşmak ister...

Verilmek İstenen Ana Fikir

İnsanların, milliyetlerinden çok insanlığın ve kardeşçe yaşamanın huzur verdiği düşüncesini vermektedir. Özgürlük için mücadele verilmesi düşüncesi kardeşlik bağını arttırmaktadır. Eserde aktarılan olayların hayatın gerçek kesitleri olması ve Amin Maalouf, tarafından ustalıkla yoğrulması eseri Doğu'nun Limanları'nın sarsıcı etkisini okura kalıcı olarak bırakmıştır. Asya ve Akdeniz kültürüne çok iyi hâkim olması okuduğum diğer eserlerinde olduğu gibi Doğu'nun Limanların'da okura yaşatırcasına aktarmaktadır. Amin Maalouf ve diğer eserlerini her okurun mutlaka okuması için önerebilirim.

Amin Maalouf

Doğu'nun Limanları

Yapı Kredi Yayınları

İstanbul

183 Sayfa


Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 13.12.2021 09:00 - Güncelleme Tarihi: 07.12.2021 14:09
449

Ülker GÜNDOĞDU Hakkında

Ülker GÜNDOĞDU

Okumaya başladığımdan bu güne bulabildiğim her tür kitabı okumaktan duyduğum zevk daha fazla okumaya teşvik etti. Bir çok alanda okuma gayreti ile beni seçen kitapları okuyorum. Bilgi birikimimi paylaşma isteği ile uygun platformlarda okur yazar olarak okuma sevgisine farkındalık oluşturmak için kitaplara verdiğim anlamı aktarıyorum. Bibliyomani değilim sadece bir kitap daha okuyacağım…

Ülker GÜNDOĞDU ismine kayıtlı 76 yazı bulunmaktadır.