Donuk Hologram, Edebiyat, Ülker GÜNDOĞDU

Donuk Hologram yazısını ve Ülker GÜNDOĞDU yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Donuk Hologram

10.05.2021 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU
Donuk Hologram

Hayatımızın birçok yönünü kapsayan teknoloji geliştikçe biz de gelişiyor muyuz? Yoksa teknoloji; çağımızın belki de her yaş grubundan en azından bir yönüyle, yakalamayı başarmış belki de en gerileten kavramdır. Öyle ki artık neredeyse onsuz daha önce nasıl yaşayabildiğimizi dahi hatırlamakta zorlandığımız bir zamanda yaşıyoruz. Günümüz dünyasında; bilginin geniş kitlelere yayılmasında son derece ilerleme sağlandığı, her geçen gün yeni buluşların yapıldığı, uzaydan sağlığa, iletişim araçlarının gelişmesinden, ulaşımda yaşanan ilerlemelere kadar hayatın hemen hemen her safhasında yer aldığı oldukça hızlı değişimlerden teknolojik gelişimlerle dijital hayata geçiyoruz. Bu geçişin bir noktasına açılan tünelden, dijital dünyanın içine gireceğiniz bir hologram kurgulanmıştır. Donuk bir şekilde. Mete Okyay’ın, ilk basımı 2021 olan eseri Donuk ile okurunu, sanal gerçekliğin içine çektikten sonra; düştüğü labirentte çıkışı bulana dek soluk soluğa bıraktığı eseriyle okurun karşısına çıkmıştır.

Teknolojik gelişmeler son yıllarda o kadar hayatımızın içerisinde yer alır oldu ki; eskiden sadece sanayi, sağlık gibi belirli düzeyde ve çerçevede yer aldığı algısı bulunurken artık en basit olarak yaptığımız rutin işlerde dahi kullanılan çoğunlukla da "vazgeçilemez" bir öge durumuna gelen yapay zekâ ile kuşatıldık… Şöyle bir düşünürsek; evimizde her gün kullandığımız hayatımızı oldukça kolaylaştıran her an elimizin altında olmasına alıştığımız elektrikli ev aletleri, bilgisayarlar, yazıcı ve tarayıcılar, cep telefonları, ulaşım araçları teknolojik ilerlemenin yaşandığı ve günden güne de bu konuda oldukça hızlı ilerlemektedir. Herkes hayatını kolaylaştırmak ve konfor sağlamak amaçlı teknolojik aletlerden ve sunulan imkânlardan faydalanmaktadır. Teknoloji eğlence amacıyla kullanılmasıyla hayattan koparan seviyede olduğuna Donuk ile dikkat çeken Mete Okyay, dijital yaşamın insanı sinsice donuklaştırdığına eseri aracılığıyla okurda farkındalık uyandırmaktadır.

Gerçek yaşamda güvenli bölge kalmayınca “varlık yöneticileri” yeryüzünden ayrılan; kitabın karakterleri izolasyon merkezi projesinin en yüksek teknoloji içine dahil edilmişlerdi. Dünyada hızla yayılan kaosun kontrolden çıkacağını ve kontrolü bir daha asla ele geçiremeyeceklerini düşünerek, başlattıkları uzak hedef projesi hayata geçer, uzaya kaçış projesi başarısız olmuştur. Kendilerini tümüyle sanal gerçekliğin içindeki büyük senaryoda bulacaklardı. Okur bu senaryoyu adeta içine girdiği hologramın bir cisimden gelen dalgaya ait toplam bilgiyi kaydedildiği gibi kaydetmektedir. İstendiğinde bu kayıt ortamında yeniden kullanılmaktadır. Hologram kullanım alanları üç boyutlu görüntülerin etkileyici güzelliğinin çok ötesine ulaştırmaktadır. Holografi ile oldukça kapsamlı bilgi depolama sistemleri oluşturma olanağı bulunmaktadır. Bir sanat müzesindeki bütün tablolar bu şekilde sırayla ve gerçekten çok küçük bir alan içine yüksek bir doğrulukla kaydedile bilmektedir. Uzayda bir cismin varlığına ait bilgi bize genellikle ses veya ışık dalgaları halinde ulaşır. Holografi, cisimlerden gelen dalgalardaki bilgileri belirli bir şekilde depo edip, bu bilgide hiçbir kayıp olmadan tekrar ortaya çıkartmayı sağlayan bir tekniğe okuru da dâhil eder.

Sanal gerçeklik kelimesini duyunca aklınıza ilk gelen şey ne? Kafanıza geçirilmiş beyin okuma cihazı mı? 3 Boyutlu Gözlükler mi? Bu çağrışımları bir çerçeve olarak hayal edersek, bu çerçevenin içindeki resim sizsiniz. Kitabın karakterlerinde olduğu gibi mutlak karanlığın sırrına girme isteğine yenilenlerin kaçınılmaz sonu bu donuk sanal gerçekliğinden çıkılabilir miydi? Gelişen teknolojiler sayesinde, artık sanal ortamları gerçeklik hissiyatıyla deneyimlemeye başladık. Sanal gerçeklik konseptinin hayata geçmesini sağlayan en önemli faktör; bireyin yaşadığı dünyanın sınırlamalarından kurtulup, yeni ve farklı bir evreni tecrübe etme arzusudur. Bu arzu teknolojinin evrimleşmesine ve cihazların geliştirilmesine ışık tutmuştur. Sanal gerçekliğin hayal âlemi, gerçek hayata sızmasıyla git gide sanal hayatı popülerleştirmektedir. Donuk adlı eser, bu boyuta düşürdüğü okuruna sanal gerçekliği enine boyuna sorgulatmaktadır.

Yapay zekânın hegemonyası sanal gerçeklik ile orda olma hissini yaşatır. Karakterler, sanal zamana mı aitlerdi yoksa labirentten çıkmaya çalışırken umut saatleri duranlar mıydı? Durmuş sanal zamana nasıl geçtiklerini öğrenmeye okuru da dâhil etmektedir. Dünyadaki kaos bitene dek sanal ortamlara dahil olup uyutulacaklardı. O ortama girdiği andan itibaren kullanıcının gerçeklik ile bağlantısı kopuyor ve tamamen sanal gerçekliğin yaratıldığı ortamda olma hissini yaşatmaktadır. Virüse bağışıklığı olmayan tüm varlıklı azınlık yok olmaktadır. Hiçliğin esaretinde kalmak istemeyenler salyangozu çıkmaya koyuldular. Okur, bu deneyimi yaşayabilmesi için, sanal gerçeklik tasarımlarını kusursuzluğuna şaşırdığımız sanal dünyanın günlük hayatlarımızı elimizden almasına tanıklık ettirmektedir.

Sanal gerçeklik ortamlarının üzerimizde yarattığı gerçeklik hissiyatının yoğunluğunu, sıradan bir gün ile başlayıp sıra dışı bir akışa çevirip yola çıkararak kurguya dâhil eder. Gezginin donmuş sanal gerçeklikte kayıpsız arayışlarına kapılan okur senaryo dışı dünyaları öğrenmeye can atar. Karşılaştığı diğer zamansızlarla birlikte geçişin peşine düşmek. Varlıklı azınlık için yer altında inşa edilmiş olan izolasyon merkezinin kurucusu Bay Arvin. Gerçek yaşamın hemen kıyısındaki sanal dünyanın kimliksizleri. Bir gezgin için dönebilmenin ne önemi olabilir ki? Gidebilmek. Hep gidebilmek varken. Durmuş sanal gerçeklik öncesi, bir araya getiren şey düşlerinde karşılaştıkları hayali gezegendi. Atom çekirdeklerinin birleşmesi neticesi ortaya çıkan bir çekirdek enerjisinin peşinde dönen dünya, geleceği için enerji savaşlarına girecek mi? Yoksa dev holograma baktıklarında yaklaşmakta oldukları gezegenin artık hiç canlı barındırmayan, uzak hedef projesini başlattıkları mavi yuvarlak olduğunu görecekler mi?.

Donuk

Mete Okyay

İkinci Adam Yayınları

Sayfa 80


Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 10.05.2021 09:00 - Güncelleme Tarihi: 13.04.2021 14:42
3257

Ülker GÜNDOĞDU Hakkında

Ülker GÜNDOĞDU

1977 yılının Ocak ayında Konya Ereğli’de dünyaya geldi.  Ereğli Lisesi’nde eğitimini tamamladıktan sonra iş hayatına; Ankara’da IBM Bilgisayar Satış Temsilcisi olarak atıldı. İstanbul’da kendi şirketlerini kurana dek çeşitli işlerde çalıştı. İstanbul’da yaşamakta. Kütüphanesini oluşturduğu yirmi üzeri alandaki, beş bini aşkın kitabının anlamını, canına okudu. 

Bilgisayar, dil, gitar, estetisyenlik alanlarında eğitimler aldı. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere yirmi şehri, kültürel gezme imkanı buldu. Kitaplara, yazmaya, tablolara, eski ve yeni objelere, tüm renklere ve dört sitil yüzmeye tutkun. “O kadar derinim ki” diyen okyanusu kıskanmakta.

18.08.2020 tarihinde Kitap Haber ailesine katıldı. Kitap Haber Kültür Sanat Editörü olarak biteviye yazmaya devam etmekte. Kitap Haber Dergisi, Yolcu Dergisi, Şehir ve Kültür Dergisi, Teferrüc Dergisi, Aydos Edebiyat Dergisi’nde yazdı ve yazmakta. İlk yazmaya amatör olarak bir roman ile başladı. Şu ana kadar bir roman, bir deneme, bir öykü, bir Kadıköy’ün Semtleri, iki değerlendirme dosyaları; en güzel haliyle gün yüzüne çıkmak için naçizane enikonu hazırlanmakta. 

1998’de evlendi. Bir oğul ve bir kız evladı var. Ailesi ve kitaplarıyla huzurlu bir yaşamın diğerkâm ve müptezel yolcusu. Bibliyomani değil sadece bir kitap daha okuyacak…

Ülker GÜNDOĞDU ismine kayıtlı 105 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Mete Okyay 2021.05.10 21:27

    Merhaba Ülker hanım.

    İncelemeniz için teşekkür ederim.
    Bağımsız incelemeler yol gösterici ve yararlı oluyor.