Dünya Masalları: Amerikan Masalları, Edebiyat, A. Erkan AKAY

Dünya Masalları: Amerikan Masalları yazısını ve A. Erkan AKAY yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Dünya Masalları: Amerikan Masalları

28.12.2021 09:00 - A. Erkan AKAY
Dünya Masalları: Amerikan Masalları

Amerikan Masalı deyince kiminin aklına bütün dünyayı uyutan bir masallar bütünü, kiminin aklına ise olmayan bir tarihten masal namına ne çıkabileceği sorusu geliyor olsa da ön yargısız incelemeye niyetlendiğim bu kitap henüz ilk hikâyesinde beni cezbetmeyi başardı. Bunu önce "develer tellal iken" diye başlayan dizgeden aşina olduğumuz masalsılığı ilk cümlesinde yakalamasına borçlu: "Bayan McFarcland, Kumar Karşıtı Kadın Locası'nın haftalık konken davetindeymiş."

Eğlenceli bir hikâye olan "Haydutların Sandığı" bu metnin tarihsiz uydurma masallardan ziyade, tıpkı Amerikan tarihi gibi Avrupa'dan köken alan ve mümbit bir sahada kimliğini yenileyen modern masalsı hikâyeler olarak tanımlanabileceğini sezdiriyor. Hikâyenin sonunda da ana fikir bir kısa paragrafla özet ve açık olarak verilmiş; "Bu masal, bizi ilgilendirmeyen şeylere burnumuzu sokmamamız gerektiğini öğretmelidir bize." Bu tür cümlelere ihtiyacımız olduğunu önceki kitaplarda iliklerimize kadar hissetmiştik.

İkinci masal olan "Cam Köpek" kurgu ve dildeki başarısına rağmen mesajının belirsizliği nedeniyle çok iyi masal olmayı kıl payı ıskalıyor. Bu belirsizliği derleyici de fark etmiş ki "buradaki kıssanın hissesini gidip büyücüye sormalıyım" diyor.

"Quok Kraliçesi" masalı çocuğa dikkatsizliğin, sorumsuzluğun sonuçlarını anlatırken, düpedüz bir borç kapanı hikâyesi olmakla para ve faize olumsuz bir bakış içeriyor. Faiz düzeninin ilk vurduğu İngiliz-Amerikan devlet idarelerinin trajedisi borç batağına düşen çocuk kral masalına dönüşmüş gibi. Alacaklının, bu çocuk kralla evlenmek için açık artırmaya giren yaşlı ve çirkin ama aynı zamanda zengin kraliçe adaylarından biri olması manidar. Hoca Nasreddin bu masalı dinlese "Parayı veren kralı öttürüyor" derdi.

"Ayının Efendisi" masalı çocuğun hayal dünyası üzerinden kitapla bağ kuruyor ve kıvrak zekâyı güzelliyor. Bu masalların, merakı koruyacak, sıkmayacak ince ayarlı bir uzunlukta olmaları da yeni okurlar için büyük avantaj.

"Büyülü Daktilolar" masalında bir moda eleştirisiyle karşılaşınca bir yaşıma daha giriyorum. "Moda, demiş siyah bir kuş ciddiyetle, insanların icadı. Kuşların ve knookların arasında, modanın kölesi olmamızı söyleyen hangi yasa var?" Her şeyden çabucak sıkılan insanların sık sık değiştirdiği modayı kuşların lehine değiştirmenin çaresi ise insanların sorgulamadan uyum sağladıkları gazete ve dergilerin ofislerini ziyaret edip daktiloları büyülemekte bulunuyor. Amerikalılar pek bildiğimiz gibi değil de onları da bir büyüleyen mi var acaba?

"Neşeli Su Aygırı" masalı okuruna "hah işte Amerikan masalı" dedirtiyor çünkü ilk kez bu masalda içten içe de olsa yerlilere yergi unsurlarıyla karşılaşıyoruz. Bir su aygırı yavrusu ile yerli kabilesi çocuğunun sözleşmesi üzerinden yerlilerin kökleri ve sözlerine sadakatleri sorgulanıyor. Sözünde durmanın nesilden nesile korunan bir davranış şekli, bir dürtü, bir soyluluk emaresi olmasına vurgu takdir edilebilir ancak iyi bir masalda bugüne yansıyacak bir ötekileştirmeye ihtiyaç duyulmaması gerekirdi.

"Sihirli Bonbonlar" masalı eşyalarımıza sahip çıkma, başkalarının eşyalarına dokunmama ve sebebini anlamadığımız davranışlarından dolayı insanları yargılamama öğütlerini ustalıkla işlemiş ve bu öğütleri yine masalın sonunda berraklaştırarak okurunu rahatlatmış.

Zamanı kemendiyle yakalayan çocuğun masalı, yaptıklarının sebep olacaklarını uzun vadeli düşünme üzerine eğlenceli bir masal. Çocuk muzırlığının zaman tartmazlığına dokunmaya çalışıyor.

Ters düşmüş bir böceği düzelten fakir kadına verilen büyük ikramiye ve bu iyi talihi mütevazılıkla kabul edip kullanmak yerine onu gösteriş için harcamasından sonra fakirliğe geri dönüşünü anlatan "Esrarlı Tulumba" keyifli ve sürükleyici bir ibret masalı. "Sen de senden öncekiler gibi kaybettin altınları. Muhtemelen dünyanın sonu gelene kadar böyle sürüp gidecek." diyen böcek kralın iflah olmaz insanoğluna uyarısı, köyün papazının tasavvuf erbabını aratmayacak incelikteki helâl tartısı, masalın çalışarak yaşamakta karar etmesi masal içerisindeki diğer güzel dersler olarak göze çarpıyor.

Kitabın sonuna yaklaşırken on binde ikilik bir indirimi küçümsemeyle başlayan "Canlanan Manken" masalı vitrinden kaçan ve sadece kendisine bakan kadınlardan bildiği bir dünyada yaşamaya çalışan bir cansız mankenin yaşadıklarını anlatıyor. Bu peri dahli olan insanî hikâye de "Bazen etraflarında onları kendine getirecek birkaç aklı başında adam olmasa, tüm dünya çığırından çıkarmış gibi hissediyorum." cümlesini ironik bir bağlamda kullanarak sonlanıyor. Gerçeğin garipliği, bir kez daha peri müdahalesinin aydınlatıcılığı içerisinde boğuluyor.

"Kutup Ayılarının Kralı" masalı şekilciliği, dış görünüşü önemseyenlerin alacağı yenilgileri haber veren, gerçek saygınlığın içteki cesaret ve bilgelikle kazanıldığını gösteren bir liderlik hikâyesi. Yine açık, berrak, temiz bir dil ve çekici bir anlatım.

Kitabın son masalı olan "Mandarin ve Kelebek" ikinci kez ırkçı bir öteleme içeriyor ve diğer masallara bir gölge daha düşürüyor. Irkçılığı yapanın Çinli, maruz kalanın Amerikalı olduğu ve masalın sonunda hak edenin cezasını bulduğu düşünülürse ırkçılığa karşı bir savunma gibi görünebilir ancak bu yaklaşım da "dinime küfreden müslüman olsa" dedirtmekten öteye gitmeyecektir.

Genel bir değerlendirme yapmak gerekise seriden okuduğum dördüncü kitap olan Amerikan Masalları'nı Kızılderili, Eskimo ve Norveç masallarının önüne geçirip şimdilik bir numaraya yerleştirebilirim. Küçük okurlara uygunluk, sürükleyicilik, meraklandırıcılık, öğüt verebilirlik açılarından başarılı buldum. Redaksiyon hataları devam ediyor, öncekilere göre daha iyi bir çeviri yapıldığı izlenimindeyim. On üzerinden yedi! Bakalım sırada nerenin, kimlerin masalları var.

Amerikan Masalları

Lyman Frank Baum

Salt Okur Yayınevi

Çev. Betül Meryem Cevher

120 Sayfa


Yazar: A. Erkan AKAY - Yayın Tarihi: 28.12.2021 09:00 - Güncelleme Tarihi: 07.12.2021 00:09
215

A. Erkan AKAY Hakkında

A. Erkan AKAY

1981 İstanbul doğumludur. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2008 yılından bu yana Konya'da yaşamaktadır. İki evlat babası, iki evlat amcası, ikisinin de eniştesidir.

Spora, edebiyata ve küçükleri eğlemeye ilgisi çocukluğundan beri devam etmektedir. 2012-2020 yılları arasında Bilgin Atıcılık Spor Kulübü Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, 2015-2020 yılları arasında Türkiye Atıcılık Federasyonu Teknik Kurul Başkanlığı, 2017-2020 yılları arasında Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezleri Atıcılık Komisyonu Üyeliği ve İl Branş Sorumluluğu görevlerini yürüterek ulusal ve uluslararası düzeyde başarıya ulaşmış birçok sporcunun yetişmesine katkıda bulunmuştur. Destek AFAD gönüllüsüdür.

2017 yılında, kardeşinin bir hayali olan “Hayallerin Karın Doyursun” isimli kitaba katkılarından sonra, hep arzuladığı çocuk kitapları yazımının önü açılmıştır. Yayımlanmış sekiz çocuk kitabı bulunmaktadır. “Edebistan”, “Eğitim Her Yerde”, “Dilhane” gibi çeşitli sanal dergilerde deneme, makale ve şiirleri yayımlanmıştır.

Farkındadır ki her yazılan okunmaz ama okunanlar da ancak yazılanlardır. Yaşadıkça anlamını kaybeden sonsuz sözler arasından zarurî olanlara tutunuyor.

Dualarınızı bekler.

A. Erkan AKAY ismine kayıtlı 6 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 5 kitap bulunmaktadır.