Dünya Masalları: Çin Masalları II, Çocuk, A. Erkan AKAY

Dünya Masalları: Çin Masalları II yazısını ve A. Erkan AKAY yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Dünya Masalları: Çin Masalları II

15.02.2022 09:00 - A. Erkan AKAY
Dünya Masalları: Çin Masalları II

Çin masallarının ikinci kitabı hayalet hikâyeleriyle ve henüz ilk sayfalarda redaksiyon hatalarıyla başlıyor. Kitabın künyesine göz atınca redaksiyon ve son okumanın ilk kitaptakilerden farklı kişilerce yapılmış olduğunu görüyorum ve neyse ki bu hatalar devam edip dikkat dağıtıcı bir hâle gelmiyor.

Bir tapınağın arkasındaki mağarada yaşadığı söylenen ve insanlara musallat olan konuşan tilkileri anlatan ilk masaldan sonra "Polis Memuru" isimli garip bir yargılama hikâyesi geliyor. Bir arkadaşının görevi suistimal ederek haksız kazanç sağladığını öğrenince içindeki sıkıntıyla baş edemeyen ve bu durumu ihbar eden bir memur bu dünyada terfi alıp ödüllendirilirken ölüler diyarında ihanet suçundan cezalandırılıyor. "Bütün günahlar arasında bundan büyüğü yoktur." cümlesiyle arkadaşa ihanetin devlete ve dolayısıyla topluma ihanetten büyük bir kusur olduğunu pekiştiren bu fikir sakat görünüyor. "Tehlikeli Ödül" masalı insanların dileklerinin kendileri için hayırlı olup olmayacağını bilemeyeceklerine dair bir anlatı fakat bu hikâyenin izlediği yol ve vardığı sonuç da kafa karıştırıcı. "İntikam" masalında bir cinayet ve maktulün tekrar dünyaya gelip yıllar sonra intikamını alması, bunlara şahit olup susmayı tercih eden bir çocuk üzerinden anlatılıyor. Gizli tanığın suskunluğu nedeniyle ilk cinayet açıklığa kavuşamayınca ölenin ruhu katilden aynı şekilde öcünü alıyor. "Bozguna Uğrayan Hayalet" ise insanları intihara teşvik eden ama bir askerin müdahalesiyle bu görevi sekteye uğrayan bir hayaleti anlatıyor. Hayalet masallarıyla açgözlülükten, askerlerin ölümsüzlüğünden dem vurmaya çalışmak ne kadar çalışır sorusu anlatıcıların zihninde de belirmiş olmalı ki takip eden masallar bu amacı bir kenara bırakıyor, fantastik maceralardan birer sahne vererek dinleyiciyi oyalamakla yetiniyor. Sebep-sonuç bağı da olmayan bu bölüm Çin masallarının en zayıf halkası.

'Tarihî Efsaneler' bölümündeki "Üç Şeytan" masalı genel akışın aksine sade, düz ve olumlu bir anlatıma geçmiş. Elindeki gücü zorbalıktan yana kullanan genç bir adam ahalinin kendisinden şikâyeti üzerine bir anda tavır değiştirip huzur için canı pahasına savaşan bir fedaiye dönüşüyor. "Üç Kahramanın Sonunu Getiren İki Şeftali" masalından kitabın kapağına alınan çarpıcı cümle "Cesur bir kahraman onuruna hayatından daha fazla kıymet verir." cümlesi, fakat bu cesur kahramanların küstahlığından ve saygısızlığından öylesine bezilmiş ki, prens onlardan kurtulmak için onurlarına dokunarak onları intihara sürükleyecek bir plan yapıyor. Bu da masal dünyasının çelişki tanımaz sınırsızlığı olsa gerek; berbat ama cesur savaşçılar! "Nehir Tanrısının Düğünü Nasıl Mahvoldu?" masalında Si-Men adlı kahraman, büyücülerin dayattığı ama halkı da canından bezdiren bir geleneği kıvrak zekâsıyla büyücülerin aleyhine çeviriyor ve halkı bundan kurtarıyor. İnsanları birbirine yük olmaktan kurtaran bu hareket tarzı masalda bir kahramanlık olarak yer alsa da günlük hayatta sadece biraz özgüven ve cesaretle edinilmesi gereken bir tavır. Bu bölümdeki diğer masallarda çokça gereksiz zaman kipi değişimi, kurguda atlamalar, konudan kopmalar olduğu için odaklanmada zorluk yaşıyor, tarihî bilgiler verdiğini, kişileri tanıttığını sandığım hikâyelerde hafızamda yer tutmaya değer bir anlam bulamıyorum.

Edebî Masallar bölümü, "Vefasız Koca" isimli mutedil bir masalla başlıyor. Fakirlikten kırıldığı dönemde dilenci kızıyla evlenmeyi kabul eden ama sonra refaha kavuşunca onu öldürüp kurtulmak isteyen bilge genç, karısıyla bir kez daha ama bu defa soylu bir zenginin kızı olarak karşılaşıyor. Soy ve dış görünüşe itibar etmenin ihanetle özdeşleştirildiği bu masalda Hindistan masallarında da gördüğümüz dilenci sınıfını daha derinlemesine tanıma imkânı buluyoruz. İtibarsız da olsa bir meslek olarak kabul edilen, insanı zenginliğe taşıyabilen, ülke genelinde loncası bile olan dilencilik hakkında fikrimiz oluyor. Makbul bir dinî mezhep sayıldığı yerler ve dönemler dahi olmuş. İnsanların dilencilere yaklaşımı Hindistan'daki kadar olumlu değil ve fakat yadsınmayan bir konumdaki geniş bir kitle olarak yaşamlarını sürdürüyorlar.

"Güzel Giauna" masalındaki hızlı geçişlerin metnin orijinalinde şiirsel bir dile tekabül ettiğini sanıyorum ancak bu durum çeviride aynı etkiyi yapmadığı gibi bir kopma, üstünkörü geçiş hissi veriyor. Metnin akış yönü hızla ve defalarca değişiyor, kısa hikâyecikler birbirine ekleniyor. Nihayetinde kahramanımızın farklı bir boyuttan görünen bir mürşid ile dostluk ilişkisi anlatılıyor ancak tatmin edici bir sonuca da varmıyor. Tilki-insanların soyunun ortaya çıkışını anlatan, dil cambazlığı yapan bir söylence olması muhtemel. Hemen akabindeki masal da kurbağa-insanların soyunun nasıl doğduğunu aynı tarzda anlatıyor; defalarca küsüp barışan bir çiftin gelgitli hikâyesi. Bunun da çevirisi keyif vermiyor ama yine orijinal metinde şiirsel efsanevî bir anlatı yattığı izlenimi veriyor. "Akşam Gülü" ise bir insan-ruh evliliğini anlatıyor ki burada da aynı tarzda kurgulanmış bir eserde ölümsüz bir aşkı okuyoruz.

"Maymun Sun Wu Kung" bu bölümün değinmeye değer bir masalı. Ölümün farkına varıp dünyanın anlamsızlığını anlayan maymunlar kralını anlatıyor. Ölümsüzlüğe ulaşmak istiyor, buna ancak insanların, azizlerin ve Budaların gücünün yeteceğini öğrenince insanların peşine düşüp hikmeti arıyor. Kendisine bu ilmi öğretebilecek bir efendi bulup onun diğer müritleri arasından sıyrılmayı başarıyor ve sırra erişiyor. Fakat ulaştığı bu mertebe, o noktadan sonra gücünü dizginleyemediği için ruhanî âlemin baş belâsı olmaktan başka bir işe yaramıyor. Göklerin Efendisi'ne bile kafa tutuyor. Önceki masallarda tanıdığımız Notscha, Li Dsing, Yang Oerlang, Lao Tzu gibi kahramanların tamamı onu zapt etmek için masala dâhil oluyor. Sonunda bu işi Buda başarıyor. Çin masallarının fantastik dünyasının sınırsızlığı bu masalda tekrar hayal dünyamızı zorluyor. Biraz tutarlılık gözetse ve makul bir çerçeve içinde kalabilse tatmin edici bir fantastik film olarak karşımıza çıkması beklenebilir. Mürşidin, yükseldiği her mertebede maymun krala içinde taşıdığı hayvanî tarafı hatırlatması ve onu ne kadar yükselirse yükselsin hiçbir zaman yakasını bırakmayacak büyük tehlikelere karşı uyarması tasavvuf dünyamızın incelikleriyle örtüşüyor. Oldum sanma yanılgısının ruhta sebep olacağı tahribatı işleyen bir masal.

Böylece Çin masallarını da tamamladık. İkinci kitabın on üzerinden beşle ikinci kitabı yakalayamadığını, Çin masallarının ortalamasını düşürdüğünü söylemeliyim. Okurun odaklanamamasına sebep olan metinlerin dinleyici üzerindeki etkisinin çok daha düşük olacağı düşünülürse bu metinlerin çoğunun anlatı olarak yaşamadığını, ancak kutsal kitaplarla nesilden nesile aktarıldığını kestirmek zor olmayacaktır. Yolun çoğu gitti azı kaldı ama umuyoruz ki anlamın azını tattık, çoğu duruyor. İran masalları üzerinden güneye, insanlığın ilk ayak bastığı topraklara inip İbrani masallarına uğrayacak, oradan da son durağımız olan Afrika masallarına doğru seyahatimize devam edeceğiz.

ÇİN MASALLARI – II

Richard Wilhelm

Çev. Ferda Kütükçüoğlu

Salt Okur Yayınevi


Yazar: A. Erkan AKAY - Yayın Tarihi: 15.02.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 23.12.2021 22:48
689

A. Erkan AKAY Hakkında

A. Erkan AKAY

1981 İstanbul doğumludur. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2008 yılından bu yana Konya'da yaşamaktadır. İki evlat babası, iki evlat amcası, ikisinin de eniştesidir.

Spora, edebiyata ve küçükleri eğlemeye ilgisi çocukluğundan beri devam etmektedir. 2012-2020 yılları arasında Bilgin Atıcılık Spor Kulübü Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, 2015-2020 yılları arasında Türkiye Atıcılık Federasyonu Teknik Kurul Başkanlığı, 2017-2020 yılları arasında Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezleri Atıcılık Komisyonu Üyeliği ve İl Branş Sorumluluğu görevlerini yürüterek ulusal ve uluslararası düzeyde başarıya ulaşmış birçok sporcunun yetişmesine katkıda bulunmuştur. Destek AFAD gönüllüsüdür.

2017 yılında, kardeşinin bir hayali olan “Hayallerin Karın Doyursun” isimli kitaba katkılarından sonra, hep arzuladığı çocuk kitapları yazımının önü açılmıştır. Yayımlanmış 14 kitabı bulunmaktadır. Edebistan, Eğitim Her Yerde, Dilhane, Masal Dergisi gibi çeşitli sanal dergilerde, Hece ve MEB Özel Eğitim Çocuk Dergisi gibi matbu dergilerde deneme, makale ve şiirleri yayımlanmıştır.

Farkındadır ki her yazılan okunmaz ama okunanlar da ancak yazılanlardır. Yaşadıkça anlamını kaybeden sonsuz sözler arasından zarurî olanlara tutunuyor.

Dualarınızı bekler.

A. Erkan AKAY ismine kayıtlı 148 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 10 kitap bulunmaktadır.

Twitter Facebook Instagram mastodon/Threads LinkedIn YouTube Kişisel Kitap Satış Sitesi Kitapyurdu.com