Düşüncenin Algılaması, Düşünce, Yunus ÖZDEMİR

Düşüncenin Algılaması yazısını ve Yunus ÖZDEMİR yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Düşüncenin Algılaması

06.05.2022 09:00 - Yunus ÖZDEMİR
Düşüncenin Algılaması

Hareket ve algılama işlevlerinin temel işlevi olan düşünce, insan varlığına hâs sistematik bir yapıdır. Bu sistematik yapı, düşünce, muhakeme, bilgi, dil, gibi yetenekleri üretmektedir.

Düşüncenin his, sezgi, algılama gibi halleri şekillendirdiği, yönlendirdiği işlevi sayesinde yetenekler ve deneyimler gelişir. Bu sayede bireyin dış çevreye karşı duyarlılığı gelişmekte, bir yetenek sahibi olmaktadır. Düşüncenin deneyim birikimine bakıldığında tarihsel süreç içinde olgular, kavramlar, algılar geliştirmektedir. Düşüncenin tarihsel bir serüveni birey ve toplumları şekillendirmekte, etkilemektedir.

Düşünce tarihi, modern dönem sosyolojisi, medeniyetler arası sosyolojik süreçler gibi konularda araştırma yapan Sosyolog Abdurrahman Arslan, Nehri Geçerken, Zaman Dışı Konuşmalar, Yeni Politik Kültürün Dünyasında, Kıbleyi Kaybettiren Dönüşüm kitapların yazarıdır. "Kalbin Akletmesi" kitabıyla düşünce, İslâm, Tasavvuf, Modern Dönem Tasavvuf, Gazâlî, Mevlâna, İslâm Düşüncesinin Batı Düşüncesine Etkisi, Çağdaş İslâm Düşüncesi ve Fazlur Rahman konularıyla kitap dokuz başlıktan oluşmaktadır.

Bilgiyi idrak edip her türlü işlevsel bir faaliyete getirmek, düşüncenin anlık bir hareketidir. Düşünce işlevinin birçok etkenle ilişkilidir. Kitabın "Düşünceye Dair" ilk başlığında Abdurrahman Arslan, düşüncenin üç tipinden bahseder: Tezekkür, tefekkür ve teamül. Akılın bir faaliyeti olan düşünce, bilgiyi getirmektedir. Düşünce ile bilginin kaynağı saf değildir, tarafsız değildir. Yani kendi doğasında bir tarafa çekilen bir güçle gelişimini devam ettirmektedir.

Algılayış, duyuş, anlayış biçimlerimiz zaman içinde değişimler/dönüşümler göstermektedir. Bir konuda anlam yüklediğiniz kavramlar ile hareket ederiz. Bu kavramlardan bir tanesi "İslâm Düşüncesi" muhtevasıdır. Arslan, Müslüman'ın ilkelerinden, ideallerinden, yönetim ve kabullerinden hareket ederek; varlık dünyasını, eşyayı, insanı, dünyayı, sorunlarını yorumlaması İslâm Düşüncesi'ni ortaya çıkarttı.

Tarihsel kronoloji içinde düşüncenin düzenleme biçimi tezahür ettiği için Arslan, "İslâm Düşüncesi" yerine Müslümanların tefekkürü kavramını kullanılmasını daha uygun gördüğünü belirtir. Tefekkürün amacı hikmeti bulmaktır. Medeniyetlerin tefekkür çabaları hikmet arayışlarıyla bir dinamiklik göstermiştir. Arslan, bu konuda hikmetin medeniyetler arasında ki tarihsel sürecini, farklılıklarını anlatmaktadır. Bununla beraber bir düşünce sistemini de anlatır. Şöyle: Tarihin belli süreçlerinde hikmetin alındığı ana merkeze aynı zamanda da hikmeti deforme ederek bir müdahalede de bulunuyor, olmalarıdır. Ayrıca felsefe hikmeti arayan bir araç iken felsefenin amaç haline gelmesiyle özünü kurutan bir hikmetin elde etmesidir.

İslâm Düşüncesinin hayata yansıyan tasavvur biçimi, duyuş, algılayış, anlayış biçiminin kültürel gündelik yaşantısı olan "Tasavvuf"un kendine hâs dinamikleri var. Kültürel özelliklerinin tüm yapı, farklılıkları barındıran tasavvuf, dış görünüşten ziyade birey ve toplumun psikolojik özelliklerini de ilgilendiren bir yapıya sahiptir. Arslan, kitabının "Tasavvuf" ve "Modern Dönemde Tasavvuf" iki başlığıyla konuya açıklık getirmeye çalışmaktadır. Ahlâkî değişime odaklanması bakımından meseleleri, yöntemleri ve halleri açısından diğer İslâmî disiplinlerinden ayrı olduğunu Arslan, açıklar. Ahlâkî değişim olması için tasavvuf insanın iç dünyası hakkında tahlillerde bulunur, onu analiz eder ve o konuda iç dünyasının nasıl düzeleceği hususunda bilgi sunan bir tecrübedir. Tasavvufun ahlâkî olgunluğu elde etmesinde Kur'an ve sünnet esası yanında geniş bir ufka sahip olması yüzyıllar boyunca varlığını devam ettiren kültürel bir disiplin olarak kendini kanıtlamıştır.

"Gazzâlî Üzerine" başlığıyla Ebu Hamid Muhammed Gazzâlî, döneminin sosyal, siyasi şartların davranışında, düşüncelerinde değişimler yapmıştır. Döneminin ümmet birliğinin kaybetmesi, hilafetin gücü ve otoritesi kaybolması Gazzâlî'nin hayatı üzerinde büyük etkiler bıraktı. Arslan, bu başlığında Gazzâlî'nin İslâm Düşüncesinde ki etkisi, konumu ve anlamı hakkında bilgiler verir.

Felsefî düşünce mirası Kindî'yle başlayıp Fârâbî'yle zirve yapması, İbni Sînâ'yla büyük bir mesafe almasıyla Gazzâlî'ye geldiğinde bunun sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu felsefî düşünce mirasının sadece zihinsel karşılaşması değil, sosyal ve siyasal sonuçları da Gazzâlî dönemini etkilemiştir. Arslan, Gazzâlî'nin İslam düşüncesinin raydan çıkartan unsurlarını teorik temellerini kabul edilemez ve zayıf yönlerini ortaya çıkarttığını söyler. Arslan, bu açıdan Gazzâlî'yi Islâm düşüncesini bu dönemde restore eden birisi olarak düşünmemizin mümkün olduğunu söyler. Konunun diğer başlıklarında Gazzâlî'nin Helenistik akla, Grek düşüncesine karşı olan duruşu ve faaliyetlerini açıklar. Bu kültürel akıl miraslarının İslâm düşüncesine olan bağlantısını Gazzâlî etkisi hakkında bilgiler verilir.

Arslan, "Mevlâna" başlığıyla kadim ve kültürel bir birikimin düşünür ve düşünce sisteminden bahseder. Bu başlıktan sonra gelen "İslâm Düşüncesinin Batı Düşüncesine Etkisi" ile "Çağdaş İslâm Düşüncesi" günümüzün güncel düşünce özelliklerini ele alır. Son başlığında ise yakın tarihte İslâm Düşüncesini derin ve geniş biçimde etkileyen "Fazlur Rahman" hakkında bahsederek kitabını tamamlar.

İslâm'ın modernist yorumunun öncülerinden biri sayılan Fazlur Rahman, entelektüel birikimi ciddi olan bir İslâm düşünürüdür. Fazlur Rahman'ın Kur'an'ı ve sünneti, İslâm'ı algılama ve okuma biçimi hakkında Arslan, Fazlur Rahman'ın çifte hareketlilik diye formüle ettiği esas ile tarihselciliği anlaşılması için bilgiler verir. Tarihselçilik usulünün köken yapısı ve sürecini ele alınarak günümüzün Tarihselçilik görüşleriyle ve Fazlur Rahman'ın fikirleriyle ne derecede bağlantılı olduğunu göstermeye çalışıldı.

Kitabın bu son başlığında Fazlur Rahman'ın okuma biçimini kavramaya ve anlamaya çalışılıyor. Bunun problemlerinin altını çizmeye, doğru ve yanlış yönlerinin tespit etmeye, derinlemesine incelendi.

Asım Öz'ün sorularıyla başlayan, Abdurrahman Arslan'ın düşünce, deneyim ve araştırmalarıyla şekillenen "İslâm Düşüncesinin Evrimi" temalı "Kalbin Akletmesi" kitabı tamamlanır. İslâm Düşüncesinin anlaşılması ve yorumlanmasına dair düşüncenin eylem ve işlevini tüm yönleri açıklanıyor. Bununla beraber İslâm Düşüncesinin yapı taşları olan tasavvuf, kelam konuları yanında Gazzâlî ve Mevlâna gibi önemli simalarda açıklanmaktadır. Günümüzün çağdaş konumu hakkında da İslâm Düşüncesinin konuları ve Fazlur Rahman gibi yorumcularından da bahsedilmektedir.

Abdurrahman Arslan

Kalbin Akletmesi

Beyan Yayınları

2017 İstanbul, 192 sayfa.


Yazar: Yunus ÖZDEMİR - Yayın Tarihi: 06.05.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 29.04.2022 10:48
252

Yunus ÖZDEMİR Hakkında

Yunus ÖZDEMİR

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.

Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Yunus ÖZDEMİR ismine kayıtlı 40 yazı bulunmaktadır.