Duyguların Dili Dosyası: Duyguyu Örterken Bir Şehirle A�, Kara Tahta, Misafir Köşesi

Duyguların Dili Dosyası: Duyguyu Örterken Bir Şehirle Açığa Çıkmak yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr site

Duyguların Dili Dosyası: Duyguyu Örterken Bir Şehirle Açığa Çıkmak

16.05.2024 09:00 - Misafir Köşesi
Duyguların Dili Dosyası: Duyguyu Örterken Bir Şehirle Açığa Çıkmak

Hülya Varol yazdı...

İsmim hayatta. İki kelimenin arasına nasıl sıkıştım? Şimdi dediklerime inanırlar mı ki? Dilimi örtüyorum, dişlerim örtünün kalkmaması için yardım ediyor. Kimle konuşsam kelimelerim o örtü gibi dümdüz geçiyor karşıya. His yoktu, duygu yoktu. Ama yine de karşı tarafın hoşnutluğunu görüyordum. Kafalarını öne doğru sallamaları bunu gösteriyor. Tamam diyorum tam isabet. Kafamız birbirine değiyor. Her şey istedikleri şekilde ilerliyordu. Burada kalkıp o örtünün kenarlarını öremezdim. Bir çiçek deseni örmek istesem o hoşnutluğu göremeyecektim. Sırf hoşnutluk için mi yapıyordum? Belki de evet. Ama bunun arkasında bir iş vardı. O iş, hangi dişimi kırdığımda ortaya çıkacaktı acaba?

Birazdan gün doğacak. Gece biterken birçok şey de bitiyordu. Artık yıldızın köşesindeki deliklerden geçemeyecektim. Bir oradan bir buradan derken beşi tamamlayınca ayda dinleniyordum. Uykuyu, bir tek kuşlar eve bıraktığında kanatlarında buluyordum. Sanırım böyle hiç göremeyecekti beni güneş. Sabahları çok hızlı zaman geçiyordu. -Bunun gündönümüyle alakalı olduğunu düşünmüyorum- Her şeyin belli bir formülü vardı. Tek tek gerçekleşmesini bekleyen işlerin yanına, artı koymaktan başka ne yapılırdı? İnsanlar da geceden kalma değillerdi. Yüksek yerlerde uyuya kalmak geceye yaklaştırmıyordu. Aksine aşağıdaydı onlar. Ama toprağın rengini bile bilmiyorlardı. Ya da toprak onlara farklı görünüyordu. Doğru, ikincisi daha uygundu. Öyleyse bu insanların bildiği renk neydi? Siyahi ya da beyaz demek galiba yeterliydi. Oysa bazı insanlarda sadece mavi yok maviler vardı. Renklere dahi çokluk ekliyorlar. Aynı şey değil demek, önemliydi. Ve sabahın bittiğini iyi akşamlar deyince anlıyorlardı. Belli akşamlara da bulaşmak istiyorlardı. Ne yazık ki sabahı ağırlayabilecek bir akşamım yoktu benim. Çünkü sabahları, yıldızların beş köşeli olmadığını biliyorum.

O, Bir köşede öylece oturmuş uzaklara bakıyor. Sanki sırtında şehrinin ağırlığı vardı. Diğerleri gibi sırnaşmıyordu. Karşıdan onu izlemek yetmiyordu. Yanına usulca sokuldum. Baktım ki bir mavi gözü ve bir de yeşil gözü vardı. Bir elime mavi gözünü bir elime yeşil gözünü alıyorum. Mavi gözünden ne kadar yaş düşse o kadar yıkanıyor yüzüm. Ve yeşil gözünü elime aldığımda yüzüm filizleniyor. Sonra ona sordum. Geceleri de gözlerin mavi ve yeşil mi? Hayır dedi. Ben onları hep siyah gördüm.

Geceye bir şey bırakmak gerek. Deniz de rengini geceye bırakmıştı. O da gözlerini bıraktı. Peki ya ben geceye neyi bıraktım? Bu soru oldukça kolaydı. Ben gece de gündüzleri bıraktım. Adeta kalbime taşımıştı gözlerini. Mavi gözü bir göldü. Ve yemyeşil gözü de gölün üzerindeki yapraktı. Birbirini tamamlıyordu. Şehrini hatırlatıyordu. Benimse bir gözüm gündüz ve bir gözüm geceydi. Birbirini tamamlamıyordu. Ama şehrimi hatırlatıyordu.

Tekrar bir soru sordum. Niçin şehrinden ayrı kaldın? Biraz sinirlendi ve ayağını geriye doğru çekti. Uzaklar yakınlaşmış olmalıydı. Hiçbir şey söylemeden gidiyordu. Bir ara arkasına dönüp sadece ''miyav'' dedi. Bu ses birden artmaya başladı. Anladım ki İstanbul'dayım. İstanbul…

Herkes sabahında şehrinden ayrı düşerken İstanbul beni fark etti. Ağzımın içindeki örtüyü görüyor. Kendisine benzetiyor. Dümdüz yapıları geliyor aklına. Daralıyor sabahında benim kelimelerim gibi. Çekip alıyor örtüyü oradan. Bu sefer elime, yeşil ve mavi gözleri o bırakıyor. Ağaçları oluyor. Mavileri kirlenmiyor. Benim de ona yazacak sözlerim oluyor. Sabahında ne ben onu tanıyorum ne o beni. İsmimi soruyor. Hayal değildi. O da hayat değildi. Sadece vakit gece olunca yaslanıyordu isimlerimiz birbirine. Sabaha kadar konuşuyorduk.


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 16.05.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 15.05.2024 22:18
192

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1037 yazı bulunmaktadır.