Duyguların Dili Dosyası: Put Kırıcı Olarak Blake Ve Gü, Düşünce, Misafir Köşesi

Duyguların Dili Dosyası: Put Kırıcı Olarak Blake Ve Günlerin Atası yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemi

Duyguların Dili Dosyası: Put Kırıcı Olarak Blake Ve Günlerin Atası

21.05.2024 09:00 - Misafir Köşesi
Duyguların Dili Dosyası: Put Kırıcı Olarak Blake Ve Günlerin Atası

Tuba Gevrek yazdı...

William Blake için ruhun çığlığı demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama içinde asırlarca süren bir çığlığı barındırdığı söylenebilir. Mistik şair ve ressam Blake'in hem şiirleri hem resimleri içimize tutulan bir ayna mesabesinde. Onun bu çığlığının iç ile dışın çatışkısında yattığı da söylenebilir. İçinde yaratımlar, mitolojiler taşıyan birisinin tarihin us çağı denen aydınlanma çağına denk gelmiş olması da Blake'i Blake yapan unsurların başında gelir. Zaten, çatışmayan bir şey nasıl anlam kazanabilir? Yaşam, çatışkının kendisidir. Nitekim O'nun için de öyle olmuştur.

Blake'in dünyasının içine girebilmeyi eşik bekçilerinin önünden geçmeye benzetirim. Sağımızda ve solumuzda duran karşıtlar çifti önümüzde bir anlam arayışı… Sağ veya solu değil, ikisini de bünyemize almak, onun sanatının yegâne unsuru. Her zor, nasıl ki içinde bir zer(altın) barındırır; onun bu yaratım dünyasının zorluğu da içinde zer taşımasından ileri gelir.

"Tanrının krallığı insanın içindedir." W. Blake

O'nun eserlerinin tek amacı, insanı anlamaktır. Çünkü insan dışında Tanrı fikrinin de anlamı yoktur. O'nda doğa, tanrısal bir yaratıdır ve tanrı ile hayal gücü aslında birdir. Ve insan ne ise sadece onu görür. O'na göre tüm insanlar özgür olarak doğmalarına karşın içinde yaşadıkları dünya ile özgürlüğünü yitirirler. Şüphesiz, özgürlük ise özgür olmayana korkunç gelir. Tıpkı; ölümün korkunç gelmesi gibi… Blake için bunlar, ancak kendini bilmeyen bir ruhun hezeyanlarıdır. Onun sanrıları işte görünenin ardındaki görünmeyen, somut gerçekliğin ardındaki kapıları açar ve insanlara da bunu salık verir; gerçeklik beş duyuda değildir.

Ona göre tek taraflı gerçeklik yoktur. Tanrının eli iki ayrımı da birleştirir. İnsan salt iyi değil, aynı zamanda kötüdür; hem masum hem şüphecidir. Tanrı ise bu iki zıtlığı bir araya getirendir. Onun şiirleri insanın çocukluktan yetişkinliğe değin geçirdiği içsel serüvenleri anlama noktasında önemlidir. O, Masumiyet Şarkıları ile başlayan paklık dönemlerini Tecrübe Şarkıları ile geliştirir ve insanın içindeki iki duyguyu ele verir. Sonrası mı? Sonrası Cennet ve Cehennemin Evliliği; karşıtların birliği. Ve "karşıtlık, gerçek dostluktur."W.B

William Blake, her türlü otoriteye karşı insanın özgürlüğünü savunan biridir. Aydınlanma çağının getirisi olan düşüncelere ilgisi olduğu gibi bunları yekpare savunulması gereken hakikatler olarak da görmez. Dönemin parolası olan "Sapare Aude! Aklını kullanma cesaretini göster!" (Kant), Blake'te 'düş gücünü kullan olarak baş gösterir. Özellikle Newton'un ölümünden otuz yıl sonra dünyaya gelmesi ve yaşadığı dönemde Newton'un etkilerinin bir hayli büyük olması hatta tabiri caizse yaşanılan bir 'Newton peygamberliğine' karşı put kırıcı vazife üstlenerek düş gücünü savunmuştur. Çünkü düş gücü Tanrının bedenidir. Artık, yapması gereken kolları sıvayıp yeni bir evren yaratması olur. Bu evren, Newton'un mekanik evrenine karşı arzu, sevgi ve acının birliğini savunan bir evrendir.

Blake'in bu resminde Newton'u denizin diplerinde elinde pergeli ile görmekteyiz. Kâğıda doğru eğilmiş güçlü bedeni ile pergel bir bütündür sanki. Matematiğin gücüdür bu, fakat içinde bulunduğu okyanustan ya da bilinememezlikten bî-haber güç. Işığın Newton'u, pergeli ve kâğıdı aydınlatması bütünlük hissini uyandırıyor. Hepsi bütündür esasen. Newton, kâğıda kendini resmeder; sadece pergeli ve pergelin matematiksel ölçüleriyle… Işık; ölçüyü, matematiği aydınlatmış olsa da etraftaki belirsizlik dağılmamış sadece boyut değiştirmiştir. İnsanın kaçıncı düşüşüdür bu bilinmez fakat insan, bu resimde iki boyuta hapsolmuştur.

"Bir sistem yaratmalıyım yoksa başka insanınkine köle olurum" W.Blake

Blake'in yarattığı evrende Los, yaratıcı güçtür ve dört Zoas vardır: thermas (beden), Urizen (akıl), Luvah (duygu) ve Urthana (düşgücü). Urizen, sonsuzluğa karşı çıkar, Blake'e göre yaşam bu dört Zoas'ın mücadelesidir. Ne var ki, evrene şuan egemen olan Urizen'dir.

Blake'in Günlerin Atası tablosunda elinde pergeli ile bu kez Newton değil Urizen vardır.

Tabloyu Blake, Avrupa'da Bir Kehanet kitabının ön kapağı için tasarlar. Tevrat'ın anlatımı temel alınarak betimlenen eserde odağımızdaki Tanrı imgesi öne doğru eğilip, elindeki pergel ile resmin alt tarafına yönelmekte. Saç ve sakallarının savrulması rüzgârlı bir ortamda olduğunu düşündürür. Aynı zamanda yaratımına odaklanmakta Newton gibi. Fakat burada pergel, Newton'da değil Tanrı'dadır. Arka plandaki karanlık Los'un çığlığıdır: Urizen'in dünyasına karşı olan çığlığı… Çünkü bu dünyada düş gücü ölmüştür.

Aklın zincirleri içinde,
birbirine büzüşen buz prangaları gibi,
Dağınık, Sonsuzluktan kopmuş.
Los demir prangalarını dövdü – William Blake

Pergel şekil itibari ile bir ayağı sabit diğer ayağı ise sabit olanın etrafında dönmektedir. Sabit olan merkezde olandır, diğer ayak ise etrafında dolaşır; merkezini kaybetmeden. Pergeli bir teşbih olarak kullanmak istesek şüphesiz ki bu manada kullanırız; Mevlana gibi. O'nun pergel metaforunda da pergelin sabit ayağı insanın kişiliği ve manevi değerlerinde sabitken diğer ayağı ile dünyaya açılır. Burada önemli olan nokta merkezin yani sabit ayağın ne üzere olduğudur. Neyi sarsılmaz bir değer olarak alacağız? Gövdemizi ne olarak belirleyeceğiz ki dalları ona bağlansın?

Blake, zıtlıkların birliği ressamı ve şairidir. O, zıtlıkları inkâr etmektense onları birlemeyi salık verir. Gerek resimlerinde gerekse şiirlerinde öne çıkan tema doğa, insan ve Tanrı'nın aslında bir ve aynı olduğudur. Pergelin iki ayağı ruh/akıl, madde/mana olarak aldığımızda sabit olarak kıldığımız ruhumuz ise akıl dünyayı gezsin; manası sabitlikte toplanacaktır. Bu iki ayağı birleyen ise Günlerin Atası olur. Peki ya pergel, Urizen'in elindeyse?


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 21.05.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 15.05.2024 22:12
241

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1044 yazı bulunmaktadır.