Editörün İşleri Güçleri, Beslenme Kaynakları, Kara Tahta, Serkan PARLAK

Editörün İşleri Güçleri, Beslenme Kaynakları yazısını ve Serkan PARLAK yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Editörün İşleri Güçleri, Beslenme Kaynakları

03.11.2023 09:00 - Serkan PARLAK
Editörün İşleri Güçleri, Beslenme Kaynakları

Editörün beslenme kaynakları nelerdir?

Kitap tanıtım ekleri, her türlü kitap ve dergi, kitapçılar, satış siteleri, sergiler, kataloglar, etkinlikler, dedikodular, internet siteleri, ödüller, podcastler, youtube kanalları... Editörün yararlanabileceği yabancı kaynaklara örnek olarak Brainpickings, Floverwire, Vice, Huffington Post, New Yorker, Guardian Books, New York Times Books, İndependent Books ve Telegraph verilebilir. Hepsi okunmasa da kitap ekleri, dergiler, gazetelerin kültür-sanat sayfaları özellikle yeni çıkan kitaplar hakkında genel bir fikir edinmemizi sağlar. Bakış açısı değiştikçe nitelik yükselir. Peki, bakış açısı nasıl oluşur ve gelişir? İşin içinde olmak, etkinlikleri sürekli takip etmek, dünyadan haberdar olmak önemlidir. Piyasanın popüler dergileri okunmasa da kapakları ve içindekiler bölümü incelenebilir. Yerli ve yabancı yayınevlerinin nitelikli üretimler yapan güncel blogları takip edilebilir. Kitle ve dergiler değişebilir ancak mantık aynıdır. Bakış açısı, disiplinler arasılık ve uzmanlaşma her zaman önemlidir. Oxford Sözlüğü'nün o yıl seçtiği kelime, diziler ve yeri geldiğinde saçma bir aksiyon filmi bile yeri geldiğinde fikir verebilir.

Editörün masasına başlangıçta hemen her konuda kitap gelebilir. Bakış açısı oluşturmak için araştırmalar yapmak gerekir. Yazarın biyografisi, otobiyografisi, eserleri araştırılabilir. Editör neyi değiştirir? Öncelikle duru, yalın, özlü, akıcı ve temiz bir metin hazırlar. Yoğunlaştırma yapar, fazlalıkları ayıklar. Noktalama işaretleri, yazım kuralları ve anlatım bozukluğu gibi problemlerini halleder. İmla için Ömer Asım Aksoy, Nijat Özön ve Necmiye Alpay'ın kitaplarından yararlanılabilinir. Editör, bölümler arası bağlantılar kurarak bütünlük sağlar. Cümleleri elden geçirir.

Hazırlanan metnin yayına gitme tarzı önemlidir, bu aşamada kişisellik kesinlikle olmamalıdır. Özellikle son dönemde modern sanat ve tipografinin de etkisiyle kitaplar değişti, nesneleşti. "Tam Benim Tipim" adlı kitap mutlaka okunmalı, çünkü fontlar önemli. Güncel grafik-tasarım programları öğrenilebilir, yayına hazırlanan kitabın tasarıma da müdahale edilebilir. Döneme uygun yaklaşımlarla doğru içerik ve tasarım üretilebilir. Tasarım konusunda başlangıçta profesyonellerden destek alınabilir, uzun vadede yarar getirir. Editörün belli bir alanda uzmanlaşması gerekir. Belli konuları bilmiyorsa öğrenmek için çaba göstermeli. Yayınevi notasyonu ve düzelti bilgisi şart. Düzelti yapılıp sayfa tasarımcısı işini bitirdikten sonra, son bir kontrol ve okuma daha yapılması gerekir çünkü gözden kaçan şeyler mutlaka olacaktır.

Editör dosyayı okurken ön kapak, bülten, arka kapak ve tanıtım metni için notlar alır, eleştiri-inceleme yazısı yazacakmış gibi çalışır. Metnin dili nasıl, konusu nasıl ele alınmış, okurken ilginç kareler yakalamaya çalışır. Bu arada, sadece arka kapak yazısı yazan uzman editörler olduğunu unutmayalım.

Peki, arka kapak yazıları nasıl olmalı?

Orta yolu tutturularak kitabın içeriği ve biçimi soğukkanlı ve düzgün cümlelerle anlatılmalı, az da olsa süsleme yapılabilir. Bu arada, bestseller kitaplarda arka kapak yazıları süslü olabilir, soğuk cümleler bu tarz kitaplarda iyi durmaz, bu aşamada yayınevinin tavrının önemli olduğunu unutmamak gerek. Yayınevleri; toplumsal fayda, kültür hizmeti veriyor ancak sürdürülebilirlik, şirket ve kurumsallaşma için satış gerek. Beş civarı bestseller olması iyi olur, yayınevinin devam etmesi için para gerekli çünkü. Sürpriz çoksatar kitap bulunabilir ancak yayınevi değerlerinden ve yayın anlayışından sapma olmamalı. Kapaklarda yeni yaklaşım kareli, minimalist, deneysel gibi çok farklı tarzlarda olabilir. Editörün burada kendi açısından düşünmesi gerekir. Yayınevleri bazen puntoyla oynayabilir. Bu durum hoşa gitmeyebilir ancak aslında hata yoktur, editör ve grafikerin bilinçli seçimleri söz konusudur.

Editör yeri geldiğinde bülten de hazırlar.

Basın bültenleri gazete, dergi, internet mecraları ve kitap satış sitelerine yollanır. Bültende teknik bilgiler olur. Ön sayfası tanıtım, arka sayfası kategori ve sayfa sayısı gibi teknik bilgilerden oluşur. Bülten hazırlanırken spot kullanılabilir. Olan biten kısa, özlü ve yalın biçimde yazılır. Bültende süsleme amaçlı bilgiler yer almamalı, sayfada boşluk olmamalıdır. Burada amaç bültenin gönderildiği kişilere yayınevi, kitap-yazar ismi, kitabın kategorisi ve yalın bir özet üzerinden yol göstermek olarak düşünülebilir.

Yayınevlerinin sosyal medya sayfalarını iyileştirmek için de editörlük yapılabilir. Hesapları iyileştirme, içerik oluşturma önemli ve gereklidir. Yayınevinin sayfası yoksa mutlaka açılmalıdır. Butik yayınevleri ilan vermiyor olabilir ancak güçlü ağları var. Sosyal medyada amaç bu zaten, oluşturduğun tarz doğrultusunda yayınevini takip eden çekirdek bir çevre oluşturmak. Dil, görseller, yaratıcı fikirler ve tartışmalarla etkili olmak bu dönemde çok revaçta. Kitaplara slogan bulmak, animasyon ve video yapmak yayınevinin devamlılığı için gerekli, bu tarz yeni gelişmelere olumsuz yaklaşmak yanlış olur, denemek gerek.

Editörün ekipteki öteki çalışanlarla ilişkisi nasıl olmalı?

Düzeltmenin işinin kolaylaştırılması, tanıtım tarzı işlerinin ilgili kişiyle düzenlenmesi, çevirmen haklarının korunması her daim dikkat edilmesi gereken hususlardır. Yayın olmadı diyelim, kitap boşta kaldı, bu durumdaki kitaplara yayınevi bulunması gerekir. Çevirilerde kitap adına genellikle çevirmenin karar verdiğini de unutmamak gerek. Çeviride dili uyarlama önemli, yeri geldiğinde döneme ve tarza uygun sözcükler kullanılabilir.

Editör olarak kendini sürekli geliştirerek olup bitenden haberdar olmak iyidir. Uygun zaman ve fırsat bulunduğunda eser danışmanlığı, yazarlara geliştirici editörlük, kitap yayıncılığı, yayınevlerine proje bazlı işler, hayalet yazarlık, yazar-yayın-metin danışmanlığı, son okuma yapılabilir ve değerlendirme raporu hazırlanabilir. Birikimlerin getirdiği esneklikle yeniliklere uyum sağlamak ve becerileri yeni mecralarda kullanmak gerekir. Türkçeye çevrilemeyen kelimeler üzerinden geçmişte kalmış bir kitabın yeni basımına yeni editörün notunu eklemek şık olur. Teliften çıkan kitapları yeni bir buluşla, farklılık yaratarak uygun fiyatlarla okura ulaştırmak iyi bir yaklaşımdır. Eleştirel bir bakış, gerekirse itiraz, dosyayı kitap olarak sunarken farklı neler yapabiliriz sorusu üzerine ekip olarak düşünmek, sanatın öteki kollarıyla disiplinler arası ilişkiler kurmak gerekir. Editör, kitabı yayına hazırlarken nasıl ilgi çekebileceğini araştırmalı, onu heyecanlandıran dosyayı nasıl daha iyi yapabilirim meselesi üzerine düşünmeli, işin ticari yönüne yapılan vurguyu asla hafife almamalı. Kitabı çok sayıda okurla buluşturmak en temel hedeflerinden biri olmalı. Bazı genel yayın yönetmenleri aşırı kontrollüyken, bazıları editöre inisiyatif verir. Editör yazar-okur-kitap-piyasa arasında bir köprüdür ve sektörle ilgili hemen her şeyi bilmesi gerekir.

Editör olarak yayınevinin çalışma tarzını öğrenmek iyi bir yöntemdir. Aynı kategoride kitap yayınlayan iki yayınevinin prosedürleri farklı olabilir. Başlangıçta en iyi yöntem nitelikli bir editör yardımcısı olmayı hedeflemek ve çalışmaktır. Bir yerden başlamak en doğrusudur aslında. Yeni çıkanları, çok satanları, dergileri, kitap eklerini ve yurtdışı kaynakları düzenli olarak taramak gerekir. İyi bir editör olmak için ön hazırlık, metin geliştirme, grafik-tasarım, tanıtım, bülten hazırlama ve derleme çalışılıyorsa yazıları sıralama gibi birçok şeye hâkim olmak için çalışmalı. Acele etmeye gerek yok, hızlıca yükselme kaygısı olmamalı, iki ay stajyerlikle büyük işler yapılamaz. Gerektiğinde kitap taşınır, fotokopi çekilir. Şöyle ki, bir kitap çıkınca her yazara on kitap yollanır, bu çalışmaların bazı getirileri olur. Yazara kitap gönderdiğinde, bilgi verdiğinde, aranızda yavaş yavaş iletişim başlar, zamanla arkadaşlık, dostluk kurulur. Yeni başlayan bir yazar için ünlü bir yazardan arka kapak yazısı istemek, okurun dikkatini çekmek için kullanılan etkili bir yöntemdir. Arka kapak yazısını kimin, nasıl yazacağını bulmak da editörün işidir. Tanınmış yazarı arka kapak yazısı için ikna etmek gerekebilir. Yayınevine proje geliştirirken dışarıdan alanında uzman, bağımsız yazarlarla da çalışılabilir. Birçok yayıneviyle bağımsız olarak çalışan editörler var. Yayınevi yetiştiremediği işleri, dışarıdan çalışan editörlere verir. Buna karşılık dışarıdan yapılan düzeltmenlik yayınevinde çalışmaya göre daha zordur çünkü verilen işle çok uğraşmak gerekir.

Genel eğilime her ne kadar ters olsa da bir alanda mutlaka uzmanlaşmak gerektiği unutulmamalı. Editörlükte uzmanlaşma ve proje geliştirme çok önemlidir. Belli bir alanda kendini iyi yetiştirip, o doğrultuda çalıştığında önüne yeni kapılar açılabilir. Dışarıdan çalışılabilir, deneyim önemli. Sevdiğimiz ya da boşluk olduğunu gördüğümüz bir alana -antropoloji, beslenme, uzay çalışmaları, siyasi polisiye romanlar gibi- ya da okumalarımızdan hareketle dolaylı olarak da olsa girdiğimiz bir alanda -otobiyografi, biyografi, anılar- devam etmek ve o alana yoğunlaşmak en doğrusudur. Bu alanlarda akla ilk gelen beş kişiden biri olmayı hedefleyebilirsin. Gerçekten boşluk varsa ilgi görürsün, avantajın olur. Büyük yayınevlerinde editör olmak için İngilizce, Fransızca, Almanca ve farklı diller bilmek gerekir. Astronomi, kişisel gelişim, popüler tarih gibi çeşitli kurgu dışı alanlara yoğunlaşılabilir. Kendini disipline ederek bir süre sonra farklı bir alana geçiş de yapılabilir. Her yayınevinin atmosferi, tarzı farklıdır, genel çerçeveden hareketle kendi yolunu çizmeye çalışabilirsin. Genel yayın yönetmeni, yayın koordinatörü, editör, redaktör, grafiker olmak gibi. Başlangıçta alt yapını kurabilir, ardından kendi yoluna devam edebilirsin. Usta çırak ilişkisi en iyisidir. Zamanı geldiğinde kendi yolunu çizersin. Kendine örnek alabileceğin iyi editörler olsun: Tuncay Birkan, Yankı Enki, Tanıl Bora gibi.

Bir editörün bir kitap nasıl seçilir, telifi nasıl alınır, yazarla nasıl çalışılır, taslak dosya kitaba nasıl dönüştürülür gibi konulara hâkim olması gerekir. Teknik işler de önemli: yoğunluk, fiil kipleri, yazım ve anlatım sorunları, kurgu nasıl başlamalı, nasıl gelişmeli, nasıl bitmeli gibi. Fantastik, bilimkurgu ya da manga gibi tür editörleri okurlarla yakın ve sıcak ilişki kurar. Bu arada ajanslardan iş alınabilir, akademisyenlerin çalışmaları yayına hazırlanabilir. Yüksek lisans ya da doktora dosyaları güncellenir, ortalama okur için okunabilir hale getirilir ve yayına gider. Bazı kitapların mimari, akademik tarzlarda ikinci bir editörü daha olur. Bu uzman editör ilgili alandan olur ve teknik bilgilerin nasıl çevrildiğini kontrol eder. Bazı önemli kitapların yayını sonrası editörden tanıtım yazısı istenebilir.

Günümüz editörlüğü hakkında "Çeviri, editörlük, düzelti… İçerikle ilgili standartlar belirlendikten sonra sürecin yürümesi için disiplin şart. Bunun için herkesin belli bir saatte belli bir yerde olması gerekmiyor, ama işlerin net tanımlanması, takvimlerin oluşturulması ve sıkı takibi temel koşul. Bu da yeni iş bölümleri, yeni görevler, iş birlikleri ve çalışanlar anlamına geliyor," diyor Everest Yayınları genel yayın yönetmeni Saadet Özen.

Bazı kitapları uygun zaman diliminde basılması çok önemli, Da Vinci Şifresi, Ejderha Dövmeli Kız örnek olabilir mesela. Kitap fuarları, uluslar arası, ulusal ve yerel ödüller takip edilmeli, Booker ödülü çok önemli. Kazanan belirlenmeden önceki on kitaplık liste önemli, altı ay boyunca bu on kitap konuşuluyor. Ulusal Booker İngilizce yazılmış, Uluslararası Booker ise İngilizceye çevrilmiş kitapları seçer, listeye giren on kitaba yayınevleri hemen talip olur. Sen editör olsan bu on kitaptan hangisinin yayın haklarını alırdın, seçimin önemli. Faik, Haldun Taner, Vedat Türkali ödüllerinde de artık liste açıklanıyor. Türkiye'de ödüller önemsiz, yurt dışında çok önemli. Ödül alındığında yayın kolaylaşıyor özellikle.

Editörlükte örnek alabileceğin bazı kitaplar olmalı. Örneğin J. Campbell'ın, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu. Doğu ve Batı'da yolculuklar farklıdır. Batı'da yolculuğa çıkaran bilge bir kişi var, doğuda ise kişi kendisi karar veriyor. Yolculuk sonunda dönüşüm oluyor. Benzerlik ve farklılıkları çok iyi veren bir kitap olduğu gibi kalıpları da kavrıyoruz. Enis Batur'un Modernizmin Serüveni. Temel metin seçkisi, resim-mimari-edebiyat gibi türler iç içe geçmiş, harmanlama yapılmış. Bakış açısı önemli, disiplinler arasılık var.

Sonuç olarak editörlük sahada öğrenilir. Hatalar olabilir ancak pratik yaparak kendini geliştirmek önemlidir. Editör olarak yazardan ve yazdığı kitaptan daha iyi olman gerek. Yazar, Türkiye'yi biliyorsa sen Dünya'yı bil. Fark yarat.

*Yazı, Ceyhan Usanmaz'ın editörlük derslerinden yararlanılarak geliştirilmiştir.


Yazar: Serkan PARLAK - Yayın Tarihi: 03.11.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 30.10.2023 09:44
561

Serkan PARLAK Hakkında

Serkan PARLAK

1975 yılında Bilecik'te doğdu. Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. MEB'de öğretmen olarak çalışıyor. İstanbul'da yaşıyor.

Çeşitli türde yazıları Notos Öykü, Radikal Kitap, Futbol Extra, Edebiyat Otağı ve Kırmızı-Beyaz-Siyah'ta (Samsunspor Kitabı, İletişim Yayınları) yayınlandı.

Derlediği "Başka Semtin Öyküleri" adlı öykü kitabı Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından, ilk romanı "Ormanın Kıyısı" ise Roza Yayınları tarafından yayınlandı.

Serkan PARLAK ismine kayıtlı 103 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 3 kitap bulunmaktadır.

Twitter Kitap Satış Sitesi Kitapyurdu.com